Ziyaretçlerim

30 Ekim 2008 Perşembe

Oğlu Bilmiyor Babası Hiç Bilmiyor:))))

Emin'in okulunda fotoğraf çekimi yapıldı.
Emin anlatıyor:
Anne fotoğraf çeken abi saçımı taradı OJE(JÖLE) sürdü.
Baba :Oğlum ojeyi kadınlar DUDAKLARINA [:)] sürer.
E be kocacım hadi oğlun bilmiyor küçük diyoruz teselli buluyoruz.Sen koca adamsın nerden teselli bulcaz bılmem.Kullanmıyoruz diye bilmemeniz mi lazım.Neyse bol bol güldük sayenizde:)Canlarım benim.Biraz çalştırmak lazım sizi

29 Ekim 2008 Çarşamba

Herkes Öpse Bile Geçmez:)

Emin'in okulu için tahliller yaptırmamız gerekiyordu.İdrar,boğaz kültürü,parazit, havuz için hepatit A ve hepatit B.Neyse ancak dün hakkından gelebildik tüm bu tahlillerin.Kan aldırmakta zorluk çıkaran Emin'in kanını ancak 3 kişinin tutmasından ve 2 hemşire değişiminden sonra alabildiler.Kan işini hallettik.Sıra geldi idrara.Elimize tutuşturulan kırmızı kapaklı bir kutuya Emin'in idrarını almamızı istediler.Hadi bakalım dedim koyuldum işe.Bu işide üst baş çiş olmadan pis hastane wcsinde hallettikten sonra sırada parazit için k.. sını almak vardı. Emin Bey o kadar kolay pes eder mi hiç? Ehh eve gidelim evde yapsın ondan sonra tabakhaneye yetiştiririm son gaz dedim.Bekle Allah bekle bir kıymete bindirdi sormayın.Yap oğlum yapmaz.Hadi oğlum bak Aştüllere götürcem yap yine yapmaz.Nihayetinde kırmızı kapaklı başka bir kaba biraz numune alabildim.Sonunda hastanenin kapanmasına 1 saat kala bastık gaza gittik hastaneye.

Hastane çıkışı pratik zekalı Biricik Oğlumla aramızda geçen bir komedi daha:
Emin :Ağlayarak anne çok acıyor kolum.
Ben :Gel öpeyim de geçsin annecim.
Emin: Ama anne doktor bana dediki herkes öpse bile geçmez.

Bu çocuk anında nasıl laf üretebiliyor hala anlamış değilim.Lütfen sizlerde çocuklarınızın bir yeri acıdığında öpmeyin çünkü Herkes Öpse Bile Geçmez.40 yıllık doktordan daha mı iyi bilicez ama dimi:)))))))))))))

27 Ekim 2008 Pazartesi

Amaninnnnn Neler Olmuş Ben Yokkennn?

Eşimden duymuştum bloggerların kapatıldığınıda yok daha neeler demiştim.Amaninn birde baktım gerçekmiş.Haberlerde de duyunca kesinleşti.Neden böyle birşey yapıldığını merak etmiştim sonunda onuda öğrendim.Gerçekte neler olduğunu bilmiyorum ama bildiğim tek şey BLOGUMU GERİ İSTİYORUMMMMM.Yetti gari verin blog dünyamızı geriiiii.......

20 Ekim 2008 Pazartesi

Bir Hafta Özlemle Beklenen Pazarın Hazin Sonu:(

Bir hafta iple çekilen ama sonunda boş boş geçirilen,planlananların hiç biri yapılamayan,ziyan edilmiş bir pazar günü geçirdim.Eşim yurtdışından sabah gelirim dedi ama gelişi 12 yi buldu.Kahvaltının ardından Emin Paşaya gelen motoru denemeye Sular Vadisine gidildi.Emin Paşa önde gaza bastıkça arkasından koşan iki saf insan olmaktan kaçamadık.Baba yoldan geldiği için eve gelindi.Ve saçma bir uykuya yatıldı.Onlar yatınca bende uyudum.Ben neden uyudum keşke uyumasaydım diye söyleniyorum kendi kendime hala.Offfff ne evdeki işler tam bitti, nede gitmek istediğim yerlere gidebildim.Yine pazartesi geldi.Neyse planlar ve hevesler bidaha ki Pazara inşallah.Herkese iyi haftalar.Bol kazançlar.

19 Ekim 2008 Pazar

Hırsızlara ve Düşmanlara Özel Mikroplar:)))

Pazar sabahı yine Emincikle beraberiz.Babamız geliyor inşallah 1 saate kadar. Babamızın Emine sürprizi var. Aklü bir motor almış. Heyecanla bekliyoruz babamızı.Tabi Eminin haberi yok motordan.Eğer haberi olsa tutturur hadi göster diye. Sürpriz den anlamaz ki sabırsız böcek:)

Pazarınızı neşelendirecek komik bir diyalog ;

Emin hapşırdı ardından da

Emin: Anne ben sana mikroplarımı hiç yollamam.
Ben: Anlamadım oğlum ne mikropları.
Emin: Anne hiç kimseye yollamam arkadaşlarımada.
Ben :EEEE ne yapıyorsun yollamamak için peki?
Emin: Ağzımı kapatıyorum anne. Mikropları sadece HIRSIZLARA ve DÜŞMANLARA yollarım ben.:))))))

Lütfen vatanı korumak için herkes mikroplarını saklasın:)Ne gerek var ki öyle silaha felan.

Hazır olun hırsızlar vede düşmanlar Emin'in mikropları geliyorrrrrrrrrrr........

17 Ekim 2008 Cuma

ANTİRGOT:)

A-til-la:)))))

Emin'le okul çıkışı markete uğradık.Ben peynir almaya çalışırken Emin beni çekeliyor.

Emin:Anne bana bundan alır mısın?
Ben:Ne oğlum o?
Emin: ATİLLA.
Ben: Ne oğlum sölesene.
Emin:ATİLLA anne.

Sonunda istediği reyona ulaşınca sevgili ATİLLA ile tanışmış oldum.

Emin :Anne ATİLLA bu işte
Birde bakarım ki bizim kırk yıllık ALPELLA PUDİNG olmuş ATİLLA :)))
Birde bana ıspatlama çabasıyla heceleyerek vurgulaya vurgulaya söylüyor :
A-TİL-LA anneeeeee.....

Sen insanı çatlatırsın gülmekten be oğlumm :))))

KIZ REYHAN SEN ADAMI DELİRTİRSİN!!!!

Dün evde temizlik vardı. Bizim Reyhan abla sabahtan geldi. Reyhan ablanın evi değiştirme, ortalıktakileri oraya buraya sokuşturma huyu olduğunu bildiğim için ütüleri ve bayramdan kalan valizleri yatağımın üzerine topladım , Emin'in eşyalarınıda onun yatağına topaldım. Niyetim yavaş yavaş yazlıkları kaldırmak dolapları yerleştirmek,bir yandanda ütüleri bitirmek. Birde tembih ettim Reyhan abla sakın ütülere ve ortalıktakilere elleme, camları sil, evi süpür sil, tozları al,oturma odasının halısını sil sana zahmet dedim ve iş yerine geldim. Tembih ettim ya içim rahat. Ama birde eve giderim ki daha kapıda başladı Reyhan kıkır kıkır gülmeye Aygül bak bakalım beğencen mi evi? Benim sigortalar attı evi görünce.Salonda berjerlerle koltuğun yerini,zigonla yan sehpanın yerini, sehpalardaki ıvır zıvırı, yatak odasında ki tuvalet aynası ile komodinlerin yerini değiş, yatağın üzerindekiler oturma odasına taşı, Emin'in dolabının üzerinde duran valizleri yatak odasının dolabının üzerine taşı. En vahimi ve beni delirten kısmı ise Emin'in odası. Sen Emin kolay alsın diye şifonyerinin çekmecelerine yerleştirdiğim oyuncak, kitap , puzzel, ırtı pırtı hepsini gardolabına TIK. Şifonyere yatağındaki yazlık kışlık tüm kıyafetleri TIK. Birde bana demesin mi 'Aygül sen buraya koysana kıyafetlerini bak ne güzel oldu'. Yuhhhh sana be Reyhan abla,sanane be Reyhan abla. Neyse Reyhan değişti mobilyaların yerini. Bende Emin'in odasını döktüm yere ayırdım hepsini düzenledim. Be kadın madem çok vaktin var yapsana bana ordan 2 tane ütü.

SONUÇ:Silinmemiş ve üzerinde çikolata ve çikolatalı süt lekeleri olan krem rengi bir halı,silinmemiş oda kapıları, saat 20:30 da evine giden ÇATLAK REYHAN ablamız.Tamam bende fazla dağınıktım ama böylede yapılmaz ki ama....HADİ ÖPTÜM BEN SENİ(Reyhanın meşhur lafı)

16 Ekim 2008 Perşembe

Padişah'ın Oğluna 40 Gün 40 Gece Doğum Günü :))))))))))



Bu hafta Emin Paşa'ya okulda doğum günü yaptık.Telaşlı bir hazırlık faslından sonra nihai sona erdik ve Emin Paşa'nın gözlerinde mutluluk ışığını gördük.Ve bizde çok mutlu olduk.Pastanın nasıl olacağına bir türlü karar veremedik.Uçan balon sürprizi yapmak isterken bizim uçan baloncunun Helyum tüpünün bittiği öğrenildi.Ve kısa bir panik halleri yaşandı.Neyse sonra akla tahtakaledeki dükkanda uçan balon yapıldığı geldi ve hemen süsler alınmak üzere tahtakaleye gidildi.Tahtakaledeki dükkanla konuşuldu ve ertesi güne sözleşildi.Benim işim olduğu için şirketin elemanı işinden alıkoyuldu ve tahtakaleye balonlar alınmya gönderildi:)Aştül ablamızda sevgili Işıl Sözer'le buluşup pastayı teslim alıp doğru Başakşehir yoluna koyuldu.Baba sabah yurtdışına uğurlanmıştı.Bende işyerinden eve gelip ikramları hazırlamaya başladım ki Aştül abla imdadıma yetişti.Lolipop börek,cam kurabiye ve mayalı poğaça yaptık.Giyindik süslendik gittik yuvamıza.Sınıfı sevgili Şerife öğretmenimiz ve Esra öğretmenimiz çok gzel hazırlamışlardı.Sınıfa girerken ağlamamak için kendimi zor tuttum.Benim miniğim kocaman adam olmuştu. Sınıfta çok eğlendik. Çocuklar mükemmel.Yine bir kaç resimle paylaşmak istiyorum.Diğer çocukların olduğu resimleri yayınlamayacağım.





Mutluluktan ağzı kulaklarına varan Emin



İkramlara bayılmış Emin:)



Uçan balonlara Aştül ve ben daha çok bayıldık :)





Hediyelerini alınca çok sevindi oğluşum.



Hediyeyi alıp kaçmaya çalışan ALİŞŞŞŞŞ.Alişşşşş durrrrr Emin geliyorrrrrrr...



Çılgın Aliş:) Aliş bir cozuttu anlatamam size.Meydanı bulduya sınıfın altını üstüne getirdi.Bu resimde kendini yerlere attığının resmidir:))))



Lolipop böreklerimiz



Cam kurabiyelerimiz (ortaları küçük cam şekerlerden)




Okulun çıkış saatinde çocuklar koridorda dolaplarının önünde eşyalarını topluyorlar.Alişte yere koydukları eşyaları karıştırma peşinde düşünüyor nasıl alsamda kaçsam diye :)Hiç polemiğe girmez sessizce alırrrrr kaçarrr...Yer teyzesi O'nu



Canımın içi, biriciğim,minik tavşanım,pembiş burunlum nice hayırlı,sağlıklı yıllara.Hayırlı evlat olmanı dilerim.Yüzündeki gülücük hiç eksilmesin.O günün en güzel sözünü oğluşum yastığa başımızı koyduğumuzda söyledi 'anne doğumgünüm çok güzeldi teşekkür ederim.Yine yapalım' Bundan güzel bir söz olamazdı sanırım.Seni seviyorum pembiş burunlum.Babamızda olsaydı çok güzel olurdu :(

Malkara Dönüş Maceraları



Malkara dönüşümüzde gidişimiz gibi eğlenceli oldu.Benzin almak için Tekirdağ-İstanbul dönüş yolu üzerindeki Akçakaya PO tesislerine uğradık. Çok güzel deniz manzaralı çay bahçesinde birer kahve içelim derken hayvanat bahçesi olduğunu gördük. Eeee dururmuyuz hiç? Kahve bahane hayvanat bahçesi şahane dedik ve unuttuk kahveleri daldık hayvanları seyre. Çocuklar deli oldu, biz divane:) Resimlerle tam ifade edilmez o mutluluk ama denemekte fayda var:)

Uğur böceklerine bayıldım ve beni çocukluğuma götürdü.'Uç uç böceğim annem babam sana terlik pabuç alacak' :)



Uğur böceği bizim UĞUR BÖCEKLERİNİN üzerinde.








İki kafadar maymunlara muz veriyor:)



Bizim maymuncuk da bir yandan kendini besliyor:)


Aliş neden manalı manalı bakıyor sanıyorsunuz? Maymunlara verilen Aliş'in muzuydu :)



Malkara maceralarımız şimdilik bu kadar olsada anneanne Malkara'da olduğu sürece devamı gelecektir :)



14 Ekim 2008 Salı

Malkara Maceraları Devamı...

Malkara'dan döndük evdeki pc de sorun olduğu için resimleri ve yazıları yükleyemedim.Ama resimsiz ve komik anlarımızdan bir tanesini yazmadan geçemeyeceğim.Dönüş yolunun yarısında direksiyona ben geçince Emin ve Aliş'le ilgilenmek Aştül ablaya kaldı.Emin ve Aştül abla konuşuyorlar Emin her lafa rahmetli Aziz dedesini de eklemekten vazgeçmeyince Aştül ablayla aralarında dede muhabbetleri başladı.Ve en sonunda ki diyalogları şöyleydi:

Aştül abla:Emin herkesin 2 dedesi olur.
Emin :Hayır benim Çok dedem var.
Aştül abla: Emincim herkesin 2 dedesi olur.
Emin : Hayır benim 4 dedem var.
Aştül abla: Eeeee say o zaman isimlerini.
Emin'in bizi kırıp geçiren cevabı ise 'CEDDİN DEDEMLER' :)))

11 Ekim 2008 Cumartesi

Malkara Yolcusu Kalmasın:)

Bugün annemlerin yanına Malkara'ya geldik.Emin'i okuldan erken aldım uyku saatini yolda geçirsin bizde sülalecek rahat yolculuk edelim diye.Çünkü bizim Emin araba koltuğuna değil muavin koltuğuna oturmayı tercih eder.Eeee şöför ben ve Aştül abla olunca Aliş ve Emin'le nasıl başa çıkacağımızı bilemiyoruz.Nede olsa uzun yol sayılır.Neyse aldık nevalelerimizi çıktık yola.Yanımıza aldıklarımız kesmedi daha yola çıkar çıkmaz acıktık diye söylenmeye başladık Aştül abla ve ben.Neyse önce Avcılar Güllüoğlundan ekler ve tartolet aldık ,sonra Silivri Ayso'ya uğradık (tadilat nedeniyle marta kadar kaplıymış:)).Ama nafile karnımız acıktı diye diye vardık Malkara'ya.Heee bu arada ben Aştül ablanın başının etini yedim bitirdim Bim'e yeni ürünler gelcekti hadi yolda görünce uğrayalım diye.Aştül abla kıvrak hareketler yapamadığı için son anda görünce yol boyu Bimleri uğramadan beni getirdi Malkara'ya.Neyse anneciğim benim Bim kıvranmalarımı duymuş olacak ki tam Malkara girişinde bize Bimden yoğurt siparişi verdi :).O kadar kıvranmaya ve vıdı vıdıya bişi almadım.Ama içimde kalmadı hiç değilse.Anneciğim bize Kayseri mantısı,biber dolması ve köfte hazırlamış.Elleri dert görmesin hepsi çok güzeldi.Damatlarının kulakları çınlasın.Üzülmesinler onlarada yapar:).Malkara maceralarımızın devamı ilerki günlerde inşallah.Bu arada Tarhanacı Mihriban'ı aradaım yarın gidip bolca kış için tarhanalarımı alıcam kısmetse.Malkara'ya 5-6 km uzaklıkta bir köydeymiş.Sevgili Arkadaşım Hansa'yı da unutmayacağım tabii.

6 Ekim 2008 Pazartesi

Okula Gitmemek İçin Süper Bahaneler:)

Emin: Anne ben okula gidemicem yarın.
Ben: Neden oğlum?
Emin: Çünkü kafama poşet çarptı.(çarpanda market poşeti)
Ben: Hıı!!!!!

Allah'ım Allah'ım ben bu küçük adamla nasıl başa çıkacağım?

4 Ekim 2008 Cumartesi

Utanma Şekerim Yaz İçinden Gelen Yorumlarını :))))

yazısız:)

Bayram Bitti Eve Dönüş Varrrrrrrr!!!

Bayram tatilimiz hızla geldi geçti.Yarın sabah kısmetse yola çıkacağız.Tekrar hızlı bir tempo bizi bekliyor.Emin'in okulu,benim işe başlayışım,ev derleme toplama derken kendimizi yoğun bir hayatın içinde bulacağız.Bayram biraz durgun geçti.Perşembe günü köyden eşimin Denizli'deki akrabalarını ziyarete gittik.Halalarını,amcasını,liseden arkadaşlarını dolaştık.Akşam mangal keyfi için Yusuf amcasındaydık.Kalabalık bir sofra ve Süpperr bir akşam yemeği. Ertesi sabah amcasının kızı Meral'e kahvaltıya gittik. Eeeee sonrada ver elini Denizli çarşıları. Eşler çocuklara baktı bizse ayaklarımıza karasular inene kadar dolandık. Görümcem, kızı, Meral, Meral'in tatlı kızı Dilruba güzel bir gün geçirdik.Akşam tekrar köye döndük.Yarınsa İstanbul'a dönüyoruz inşallah.Emin dönmeyi hiç istemiyor çünkü okulun açılmasını istemiyor.Aslında okulda gününü çok sorunsuz geçiriyor.Beni özlüyor tabii bende onu çok özlüyorum.Bizi misafir eden herkese burdan teşekkürler.

1 Ekim 2008 Çarşamba

Kara Böcekten Sarı Çiçeğe Dönüş!


Bu yazımda biricik yiğenim Ali Esad'tan bahsetmek istiyorum.Yazının başlığı ilk etapta itici gelebilir.Belki annesi Aştül abla bana kızacak benim oğlum Kara böcekmiydi diye ama hayatımda gördüğüm en güzel ve ilk öpüp kokladığım Tek Kara Böcek.O benim canım ve bana 'TEYZE' sıfatını kazandıran TEK yiğenim. Bu yazı da nerden çıktı derseniz açıklamasını yapmak istiyorum. Alişimin resimlerine bakarken ilk doğduğu günlerden bu güne ne kadar değiştiğini farkettim. Alişin doğduğu zaman oğlum Emin'in ilk doğduğu zamandan daha güzel olduğunu savunuyordum. Ki öyleydi gerçekten. Ama birde baktım ki Alişim büyüdükçe daha da güzelleşmiş.Gerçi her zaman bana Güzel ve Tek geliyor.Resimlere bakarsanız sanırım ne demek istediğimi anlayacaksınız.Seni Çok Seviyorum Biricik yiğenim .Ömrün uzun,hayırlı,bereketli,annen ve babanla birlikte geçsin.Hayırlı evlat ol inşallah.