Sabah güne erken başlamanın vediği şaşkınlık ve heyecanla evden ancak 9(yeni saatle 8 de) çıktık.
İlk önce Kız Kulesi'ne gittik.Fazla trafiğe kalmayalım diye kahvaltıyı sonraya bıraktık.Ben açlıktan bayılacak duruma gelsem de kahvaltıyı gezi sonrası yaptık.Hüs kız kulesinde yapalım diye tutturduysa da ben orda yemek istemedim.Zaten yemek isteseydim bile yer yoktu:)))Rezervasyon gerekiyormuş daha önceden.Neyse aç karnına biz birer türk kahvesi,Emin de sıcak çikolata içti:))Bana dokundu ama idare ettik. Kabataştan geçtik Kız kulesine.Salacaktan da geçilebiliyor.
Sonra çıkışta acıkan ailemizin karnını doyurmak için Mado'da kahvaltımızı yaptık. Ordan Forum İstanbul'a geçip Emin efendinin istediği snema ve buz müzesi işlerini hallettik.Sinema Sammy'nin Maceraları:))Bu arada Forum'da biz avanak avnk gezerken Aştüllerle karşılaştık. Aliş'esende bizle gel diye yalvardıysakta Aliş anne ve babasından ayrılmadı.Ayrılınca biz buz müzesine girdik.Aliş'de sinemaya girmeye karar verince sinemada buluştuk. Alaska Frigomuzu yedik.Mısırımızı ve 5 tl'ye satılan içeceklerimizi içtik Hüs'ün 5 tl'ye söylenişleri eşliğinde:))) Evet haklı benimde o 5 tl içime oturdu ama napalım:)))
Buz Müzesi yada Kız Kulesi hatırası boğaz ağrım ve ses kısıklığım var:))).Çok şükür Emin'de birşey yok belirti olarak.
6:30 civarı dönüş yoluna geçtik.Aklımıza orman adamı gibi dolanan Emin ve Hüs'ün saç kestirmeleri geldi:)))Berberimiz sağolsun bir yerde tarak tutturamayan biri olunca kâh Floryada,kâh bahçeşehirde yer açıyor.En son telinede ulaşamamıştık.Dedik Bahçeşehir'e gidelim bakalım bulamazsakda orda kestiririz:))))Şansa yaniii:)))Neyse gittik bu sefer Yeşilköy'de bir dükkan açmış:)))Hadi dedik Yeşilköye gidelim:))))Ver elini Yeşilköy:)))Bu arada Emin arabada uydu.Yeşilköye gitmeden Vakko'nun mağazasına uğradık.Yorgunluktan geberdiğim için bir şeyde alasım gelmedi:))Bu iş Hüs'ün işine yaradı sanırım.Kocamın hakkını yemeyeyim canım O da sever alışverişi:)))
Yeşilköy'de traşlar olundu ve acıkıldı tekrar.Aslında ben ve Hüs acıkmamıştık ama Emin acıktığını söyleyince Yeşilköy'deki Dürümcü Baba'ya gittik. Tok olmamıza rağmn birer dürüm yedik:))Güya toktuk.Emin'de ilk defa bir koca dürümü mideye indirdi:))
Kız Kulesine giderken Emin:)))
Kız Kulesi'nin önünde Emin
Kız Kulesi'nin merdivenlerinde Emin:))
Kule'nin içinde satılan Osmanlı Macunundan alırken Emin:))Sadece çilekli yermiş:)))
Prenses ile beraber Macun yiyen Emin:)))(arkadaki taşta dikkatli bakarsanız prensesin yüzü var)
Kız Kulesi'nden Galata Kulesi...
Sıcak Çikolatasını bekleyen Emin:))
Şımarık Emin:)))
Uzakları izlemeye çalışan Emin:)))Ama bozuktu izleyemedik.Paramızı geri iade ettiler.
Karabatak görmüş denizde ördek sanarak ciyakladı Emin Paşa:))
Önce kaptanlığa özendi:))
Sonra Korsanlığa:)))
Daha sonrada annesinin gözlüğü ile şirinlik yapmaya....
Buz Müzesi girişinde Emin...
Not:Günün sonunda ben pili bitmiş şekilde evin yolunu gözledim durdum.Eve geldiğimde ağrılardan geberiyordum adeta.Hatta bir ara karnımın altına giren sancı ile doğum başladı zannettim:)))Bugün ise hep evdeydim dinlenme amaçlı.Boğaz ağrısı ve ses kısıklığı Pazar'ın hatırası olarak yapıştı bana.Herkese iyi haftalar...







