Ziyaretçlerim

31 Aralık 2009 Perşembe

Bu Şarkı Herkese Gelsin:))

Neden Fotoğraf Yüklemiyorum Ben Artık?

Bayadır ne fotoğraf çekiyorum nede bloğa çektiklerimi ekliyorum.Neden biliyor musunuz?Pc de hem vista hem windows var.Vistadan bağlantılar kalitesiz oluyor windowsta da resim yükleyemiyorum.Resim eklemek için vistayı,bağlantlar için windowsu açmak ve değiştirmek zor geliyorda ondan:)Pcnin bakılması gerekiyor sanırm:))Burdan Hüs'e duyurulur:)))İşyerine Pcler için biri geliyordu onun çağrılması gerek:))
Bu arada ben ne farkettim biliyor musunuz?Ben dini bayramlarda,milli bayramlarda,yılbaşında,kandillerde hiç post yazmyorum.Nedenide sanrm babamın vefatından sonra bayram felan yaşamak istemeyişim :(
Burdan herkese hayırlı,barış içinde,sağlıklı,milletçe omuz omuza bir yıl diliyorum.

30 Aralık 2009 Çarşamba

İçimden Geldi Ekledim:)))



Emin'in bebekliği:))Sanırım bebek özledim:)))Bebekkende Kara Kuzuymuş:)))

29 Aralık 2009 Salı

Yeter Lan Karı:))))

Bu aralar İpekyolda indirim var.Bir önceki hafta gittiğimde bir ceket istemiştim.Geldiğini haber verince cumartesi günü Historia İpekolda aldık soluğu.Emin arabasında uyuyor.Ben deli gibi kabine gir dene çık yapıyorum.Hüs yanımda durmadan ona soruyorum bu nasl bu nasıl diye:))Adamın kafa dönmüş he o güzel he bu güzel diyip duruyor garibim.Allah'tan alışverişte hiç sesi çıkmaz kocamın.En kalabalık mango kuyruklarında bile gıkı çıkmadan beklemişliği vardır:))Bir yandan da Emin'i uynadırsın diye 'EMİN KALK ANNEN PARALARMZI BİTİRİYOR'diye oyun yapyor.Neyse Emin uyandı.Aralarındaki diyalog:)))
Hüs: Emin annen sen uyurken tüm paraları bitirdi.Senin hanımın paraları bitirse ne yaparsın?
Eminden gelen müthiş cevap:)))
Emin:YETER LAN KARI TÜM PARAYI BİTİRDİN.ÇOCUĞUMUZA OYUNCAK ALACAK PARAMIZ KALMADI':)))))))))) dermiş beyfendi.Bak sen kaba çocuğa.Hanımına böyle demez inş.:))))

NOT: İpekyolda (sadece historia ipekyolda) çok güzel etekler var. İhtiyacı olanların bakmasını tavsiye ederim.

28 Aralık 2009 Pazartesi

Hepsini Kullandım Anne:)))

Emin bezi bırakırken çok şükür beni hiç üzmedi.Hatta gece-gündüz aynı anda bezi çıkardık.Bu esnada 2-3 kerenin dışında kaçırma işlemi hiç olmamıştı.Cuma akşamı bir arkadaşıma kapıdan uğrayıp birşey bırakacaktım.Emin'i okuldan alıp gittik.İlla kahve içmeye gir diyince kabul ettik ve çok oturmamak üzere girdik.İçtik kahvelerimizi bir güzel.Akşamada başka arkadaşlar geliceklermiş.Çiğ köfte yapıcaz Hüs abide gelsin illa sizde kalın diyince yok felan desemde eşini arayıp hüs'ü çağırtmş.Sizde kalıyorsunuz diyince kaldık.Evin ilkokula giden oğluyla Emin bir güzel oynuyorlar.Bir ara Emin antrede durmuş anneeeeeeeee diye bana sesleniyor.Efendim diye yanına gidince negöreyim? Kadının halısına işe:(Ay nasıl mahçup oldum bilemezsiniz.Aklıma hiç gelmedi böyle birşey olacağı.Yanımızda kıyafette yok tabi kapıdan uğrucaz diye.Ay yerin dibine giricem:(Neden oldu Emin diyincede çok güldüm tutarım zannettim ama tutamadım demez mi.
Soktuk banyoya yıkadık.Evin oğlunun kıyafetlerinden aldık giydik.Halıyı sildi kadıncağız.
Asıl bundan sonrası milleti komaya soktu.
Ben:Emin daha çişin varsa gidelim.
Emin: YOK ANNE HEPSİNİ KULLANDIM:))))
Allah'ım güler misin ağlar mısın?Kadıncağız gece boyunca anlattı anlattı güldü.

23 Aralık 2009 Çarşamba

Malkara

2 Gündür Malkara'dayım.Annem Kayseri'de.Ben,Hüs ve ayrılmaz parçamız Kara Kuzumuz Malkara'ya teyze ve dayının yanına geldik.Yarın sabah döncez kısmetse.Bu akşam Meşhur satır et yemeye gittik.Keşan da Çamlıbel satır ete gittik.Gene olarak güzeldi.Tek beğenmediğim tarafı içkili bir yer olması.Ama yemek olarak güzeldi.Çocuklarla bir arada olmuş olduk.Keşan'ı dolaştık biraz.Döndük geldik eve.Çocuklar okula gittiler biz tüm gün evdeydik.İlk defa kocamın ağzından yoruldum lafını duydum.Çünkü 4-5 günlük yoldan bile gelse hiç yoruldum demez.Galiba evde oturmak onu yordu.Akşam çıkınca kendine geldi biraz.Emin uyudu yemek boyunca.Eve gelincede sunulan tüm alternatif yemekleri kabul etmeyince Fellah Köfte yapayım mı diyince evet cevabını aldım.Sıvadım kolları fellah yaptım oğluşuma.Onunda karnı doyunca içim rahat etti.Kısmetse sabah yola çıkıcaz.Emin okula biz işe gidicez.Başka bir postta görüşmek dileği ile.

21 Aralık 2009 Pazartesi

Berbat Pazar Ve Ertesi...

Bu pazar berbat bir gündü.Daha doğrusu haftasonu öyleydi.Cumartesi günümüz vardı.Hüs yurtdışından cuma gece geldi.Haftasonuna yapmak istediğim işler cumartesi gün olduğu için kaldı.Pazarda geceden erken kalkalım uyarılarına rağmen 10da kalkıldı ailecek.Kahvaltı bilmem ne derken zaman geçti.Bir alışveriş merkezinden aldığım lanet olası çorabı değişmek için lanet olası alışveriş merkezine uzun araba kuyruğundan sonra girebildik.Hüs çok dolaşacaksak arabayı yıkamaya verelim dedi ama niyetim hemen girip çıkmak olduğu için verdirmedim.Bebek arabamız bagajda olmasına rağmen hemen çıkıcaz diye almadık.Daha mağazaya ulaşamadan Emin bağırınmaya başladı 'Benim uykum geldiiiiiiiiiiiiiiii ben uyucammmmmmmmmmmmmmmmmmmm'
İkna etmeye çalışsakta olmadı.Kucağıma aldım oğlum uyu arabaya hemen gidicez.Yok efendim benim kucağım rahat değilmiş,yok efendim böyle uyuyamazmış.E in o zaman inmez.Ayağımda bilmem kaç punto botlarla Emin kucağımda zıkkımın dibindeki çorapçıya gitmeye çalşıyoruz.Babasına gitmezmiş efendim.Alışveriş merkezine girerkende waffle istemişti.Bende Mado varsa alalım demiştim.Yok efendim makinesini alalımmış da evde yapalımmış:))))Ayyy çıldırcam.Bende tamam bakarız demiştim.Ama mağazada çok ağlayınca waffle makinesi bakmadan çıkmaya niyetliyim.Neyse güç bela Emin'in zırlamaları eşliğinde değişimi alelacele halledip çıkma yolundayız.Emin bu sefer gitmeyelim waffle makinesi alalım diye zırlama devam etti:))Bende sinirli sinirli hızla çıkmaya niyet etmişim ki görmeyin.Bir yandan söyleniyorum.Senin neyine topuklu ayakkabı diye.Hüsde yazık dönmüş bana bakıyor:))Kadın çıldırdı herhalde diye:)))
Otoparka inen merdivenler basamaksız yürüyen merdiven.Emin ağlarken salak adamın teki ŞİŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞT SUS BAKIYM İĞNE VURDURCAM HEEEEEEEEEEE demez mi.Ben önce bir ters ters baktım bir yandanda söyleniyorum ama adam duymadı.Neyse ben yürüyorum önden önden.Hüs ve Emin bir üst merdivenden geliyorlar ben aradayım.O salak adam bir alt kata inmekte.Herkes bir birini net bir şekilde görebiliyor.Adam yine ŞİŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞTTTTTTTTTTTTTTTTTTTTTTT DİYE UZUNNNNNNNNNNNN bir uyarı yolladı.Ben hemen devreye girdim tabi geri kalır mıyım.
BEN: Pardon beyfendi sizin benim çocuğuma kızma yetkiniz var mı?
ADAM: yok da şey ehe kem küm.
BEN: LÜTFEN O ZAMAN BENİM ÇOCUĞUMA KARIŞMAYIN RİCAAAAAAAAAA EDERİMMMMMMMMMMM:))
ADAM: Tamam pardon hanımefendi.
Bu arada hüs anca yetişti bana sus pus demeye başladı.Neyseki söyleyeceğimi söyleyebilmiştim çoktannnnnnnnnnn.
Adam demiştir BU KADIN MANYAK HERHALDE:)))ÇATMAMYAYIM.
Dışarda kımse kimsenin çocuğuna kızmasın lütfen.Ben nasıl başkasının çocuğuna karışmıyorsam kimsede benim çocuğuma karışmasın.
Eve döndük geldik.Sinir bozukluğuyla biten bir pazar ve bitmemiş işler.Pazartesi iş günü geride ise dağınık bir ev.Bu akşam ha gayret toparlama yapmam gerek.Ütülerimin çoğunu bitirmiş olmam tek tesellim:)))Bir yandan kuruyan çamaşırları saymazsak tabiiiiiiiiiiiiiiii:))

17 Aralık 2009 Perşembe

Büyükler Neden Emekler:)))))


Hadi bilin bakalım bu sorunun cevabını:)))Bu soru Emin tarafından sorulmuş bir soru.Hala gülüyorum.
Emin: Anne büyükler neden emeklerler?
Ben:Oğlum büyükler emeklemez.İnsanlar bebekken emekler.Sonrada yürürler.
Emin:Anne ya öyle değil büyükler nasıl emekliyorlar?
Ben :Oğlum emeklemezler büyükler.
Emin: Anne hani anneannemin komşusu var ya(mediş) onun kocası emeklemiyor mu?
Ben:Benim jeton düştü:)))EMEKLİ demek istiyor bizim akıllı:)
Tabi hemen gerekli açıklamalar yapıldı:))Ve bol bolda gülündü:))))

Not:resim internetten alıntıdır.

14 Aralık 2009 Pazartesi

Barbaros Apt. No:18 D:15:))))

Akşam işten geldim yorgun argın yemek telaşındayken aklıma çocukluğumun geçtiği apartmanımız geldi ve bu kadar yorgunluğa rağmen yüzümde koskocaman bir gülümseme belirdi:))))))Çok enteresan, çok renkli, bir o kadarda komedi bir apartmanımız vardı.Nerden başlasam bilmiyorum. Apartman ilk başlarda çok uyumsuzdu. Biz taşındıktan sonra Rahmetli babam apartman yöneticisi oldu ve adeta apartman adam oldu ve insanlar arasında ki inatlaşmalar kalktı. 5 katlı ve 2 bloktan oluşan apartmanımızın en renkli simalarından ilki apartman görevlimiz Hasan nam-ı değer Topal Hasan. Adamda ne tip ne para vardı ama metresi vardı:))). Ondan sonra görevli olarak kimler geldi kimler geçti. Aklımda en çok yer eden Ayhan:))Ayhan bizim bir tanıdığımız vesilesi ile bizim apartmana işe alınmıştı.Adam eski hırsızlardanmış. Sokaklarda yaşamış.Ama Tövbe etmiş.Hatta Ayhan evlere temizliğe giderdi.Apartmanın erkekleride hiç bişi demezdi:))Babamda dahil:))Elin adamı evde halı siliyor,cam siliyor:))Ama Ayhan bizden di canım birşey olmazdı:))Ne genişmiş be apartmanımızın adamları:))Ayhan servise çıktığında apartmanda şarkılar söyleyerek dolaşırdı:)))Ramazanda'HOŞGELDİN RAMAZAN HOŞGELDİN RAMAZAN' diye diye apartmanı şenlendirirdi.Bir karısı vardı akıllara ziyan. Görmeniz lazım:))Kadında sokaklarda büyümüş.Babasıyla film setlerinde büyümüş. Kendini Artizzzzz sanırdı:))Bir gün annem ve Nejla abla para verip ablamıda yanına katıp kuaföre gönderdiler. Kadın artizzz ya saçı başı yerinde olmalı:))Aman ne rezillik kuaförde. Saç taranmamaktan açılmamış kesmek zorunda kalmışlar:))) Bir çocukları vardı Samet konuşamıyordu çocukcağız.Sonra bir kızları oldu bizim apartmandayken.Herkes birşeyler toparladı bebeğe.Kılık kıyafet,mama felan.Kızın adı İpek kondu.Bizim artizzzzzzzz bebeğin altını değişmediği için kakası poposuna yapışmış adeta.Zeytin yağ sürerek anca yumuşatıp değişmişti ablamlar altını.Sürekli yukarı alıp bebeği yıkayıp paklıyorlardı bizimkiler.Bir gün Ayhan karısıyla kavga etmiş o zaman kaloriferler kömürlü sen tut bebeği kundağı ile kazana atıcam ben bunu diye.Nejla ablalar zor kurtarmıştı elinden bebeği.
Başka kahramanlara geçmek istiyorum.Nejla ablalar taşınmadan önce onların yerinde 5 çocuklu bir aile oturuyordu.Adam'ın Edirnede g. evi varmış.Kadın başörtülü felan bir kadındı.Hatta adam köyden bir sürü akrabalarından getirirdi iş vermek için:))Manyak bu insanlar.Kendi baldızı da orda çalışıyordu.Birde işe almak için getirdiği kadınları önce ailesinin yanına getirirdi sonra Edirne'ye götürürdü:))Kadın da manyak:))Aklımda kalan tek çocuğu İSA.İsa her gün mütemadiyen bizim kapının kenarına işer ve giderdi:)))O zaman çok küçüklerdi.Apartmanın kadınlarıda Hüsniye ile görüşürdü.Apartmanın adamları gerçekten pek bi safmış :))))Kocası g. ev işletiyo kadın bizimkilere gelip gidiyor:)))Neyse çok sürmedi sattılar evi Nejla ablalara.Nejla abla gelin geldi bizim apartmana.Eşi Cengüz bey pek sinirli vede havalı.Siyah palto,siyah takımelbise ve kırmızı atkısıyla mafya babası edasıyla gerip çıkardı apartmana:))Çok severim Nejla ablaları.Hala görüşüyoruz.11 sene çocukları olmadı.Şimdi 3 tane boy boy çocukları var.Hamile olduğunu duyunca tüm apartman ağlamıştı sevinçten.Cengüz bey geç gelince biz Nejla ablaya çıkardık ablamla.Ve apartmandaki Nafiyeleri,ablamın arkadaşlarını işletirdik telefonda.Ay işerdik resmen gülmekten.Biz çocuktuk ama Nejla abla bizden çocukmuş:))))))Hepsinden helallik almak lazım:)))
Diğer bir renkli kişilik ise Nafiye.Kısaca Nafiyede hırsız çıktı.Nerdeyse tüm apartmandakilerden para çalmış.Hatta bizden aldığını getirdi:)))Annemde zaten gitmiş olan parayı bana vermişti.Kendime Levi's kot almıştım:))))Kızı vardı Menekşe.Hep bağırırdı 'Menekşeeeeeeeeee Allah belanı versin' diye:))Ablamla hala espiridir aramızda Menekşeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee:)))))
Bodrum katta Nükhet ve Fakirler otururdu.Fakirler denirdi o aileye.Ama kimsede olmayan kocaman bir renkli tvleri vardı:)))Nasıl fakirlerse:))Birde evlerini su basmıştı Cengiz abi yöneticiydi.Tabi şikayet mercii de Cengiz abi:))Şikayet aynen şöyle:'Cengüz Bey Sular Geli Geli Veriyaaaaaaaa'
Nükhetse çok güzel bir kadındı.Kocası ise kara bişi.En son Nükhet kocasını ve bir çocuğunu bırakıp sevgilisiyle kaçmıştı.
Giriş kattaki daireyi ise bir ara örgüt tutmuş.Sonra Makbuş geldi.Makbuş 70li yaşlarda ama tam bir kokona:))Uzun kırmızı ojeli tırnaklar,sapsarı saçlar,giyim kuşam ayrı enteresan.Tam bir eski İstanbul hanımefendisi.Kendi aramızda adı KOCA KARI TEYZE:)))))Bir gün bize oturmaya geldi Makbuş(MAKBULE).Amcamın oğlu geldi dışarıdan.'HOŞGELDİN KOCA KARI TEYZE'.Makbuş 'AAAAAAAA MEHMET TEESSÜF EDERİM':)))))))))))))biz yerlere yapışmamak için zor tutuyoruz kendimizi:))))Kadıncağız rahmetli oldu.(Allah rahmet etsin.)
En üst katta Nejla ablanın çaprazında Nafiyenin karşısına Ayten taşındı.Ayten de yeni evli.Aman bir aşk bir aşk sormayın.Kocası her akşam ama her akşam abartmıyorum sırık kadar kırmızı bir gül alıp gelirdi akşam eve:)))))
Bizim karşımıza Nihal taşındı.Nihalin kalın kalın bacakları vardı.Ama kocası bacaklarına vurulup evlenmiş:)))Bunada senelerce şaştık kaldık:)))
Bir yaz geberene kadar karpuz yemiştik.Apartmanın çaprazında Karpuzcu Mustafa. Seslenir babam balkondan Mustafaaaaa yolla ordan 4-5 karmuz:)))Apartmanada ısmarlar bu arada:))))Sonra Mustafa köşeyi döndü arabadan dükkana geçti:))Adam manav oldu sayemizde:))))))) Hatta Ömer Faruk'un resmi vardır Mustafa'nın Karpuzcu Kamyonunda :))))))
Çok özledim o güzel günleri ya:))))

11 Aralık 2009 Cuma

Elmanın E si Bebeğin Be si:))))


Ailecek mutluyuz ve ağlamak istiyorum.Hem mutluluk hemde ağlamak ne demek diyeceksiniz.İnsan evladının başarısı karşısında mutlulukla beraber hemde ağlamak istiyor.Emin'e Kur'an öğretmeye çalışıyorduk ve çok şükür bu hafta (08.12.2009) salı günü Kur'an'a geçmiş bulunuyor.Okul yaşı gelene kadar Kur'an öğrenme işini halletmek istiyorduk.Evet daha çok başındayız ama inş birde hatim yazısını yazmak nasipolur en kısa zamanda.Bu arada sadece Kur'an değil surelerden de öğrettiklerimiz oldu.İhlas,Kevser,Nas,Subhaneke,Fil surelerini tamamen öğrendi Allah'ın izniyle.Fatiha ve Ettahiyatü de biraz daha çalışmamız gerekli. İnşallah en güzel şekilde bunları ve daha başka sureleride öğreneceğini umuyoruz.Babası ve ben sürekli çalıştırıyoruz.Ve kendiside çok hevesli çalışmaya. Aslında geçen sene başladık ama çok istemiyordu dalga geçiyordu çalışırken.Bizde hiç üstelemeden tamam diyip kaldırırdık ortadan.İyiki de böyle davranmışız ki bu sene kendi hadi çalışalım diye bizi sürüklüyor çoğu zaman.İnşallah her döneminde sorumluluklarını bilen bir evlat olur.Kur'an'a geçişini aile arasında kutlamak istiyoruz.Yılbaşı tatili için anneannesi,dayısı,çıtır teyzesi gelince küçük bir kutlama yapıp hediyeler alıcaz.İlk hediyesi cüzler halinde olan bir Kur'an-ı Kerim oldu doğal olarak:)))
CANIM OĞLUM RABBİM AKLINI HEP HAYIR ŞEYLERDE KULLANMANI NASİBETSİN İNŞ. VATANA, MİLLETE,AİLENE,ÇEVRENE HAYIRLI BİR İNSAN OLMANI ÇOK İSTİYORUZ VE HEP DUA EDİYORUZ.İNŞALLAH OKUMAYI-YAZMAYI ÖĞRENDİĞİNDE DE BÖYLE KUTLAMA YAPARIZ.SENİ ÇOK SEVİYORUZ.
Dün akşam bana soruyor 'anne sen beni seviyor musun?'Bende şöyle bir açıklama yaptım.'SEN BENİM CANIMSIN,KANIMSIN,HERŞEYİMSİN.HER NE OLURSA OLSUN,SEN BAZEN HATA YAPSAN BİLE,BAZEN BENİ ÜZSEN BİLE ASLA AMA ASLA SENİ SEVMEKTEN VAZGEÇMEM.HİÇBİR ANNE VE BABA EVLADINI SEVMEKTEN VAZGEÇMEZ.' Umarım bu cevap tatmin etmiştir.Aslında onu sevdiğimi çok sık söylerim.Yapışır yapışır öperim.

CANIMIN İÇİ SENİ SEVMEKTEN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİM:))))

9 Aralık 2009 Çarşamba

Yoğunluk ve Alışma Süreci

Ailecek sıyırmış durumdayız bu aralar:)))Eeee ben işe başladım ya evde stresli günler başladı:)))Oysaki Hüs demişti.'Bak Aygül evdeki neşen kaybolacaksa işe başlama' diye.Bende yok bişi olmaz demiştim ama bu hafta ilk haftam olması sebebiyle sanırım düzen kurma telaşı içindeyim.İşe giderken ev derli toplu tutulacak,eeee yemeklerde hazır olmalı,banyo da derli toplu olmalı,çamaşırlar ve ütülerde halledilmiş olmalı derken evde bir terör havası var.Cırlayan ben 'Emin odanı derli toplu tut,banyoda ellerini yıkadıkta sonra tabureni yerine koy,banyodaki paspasları bozmayınnnnnnnnnn,etrafı dağıtmayınnnnnnnnnnnnnn,hadi yemek başınaaaaaaaaaaaa, offfffffffff evde ne ayran nede yoğurt varrrrrrrrr,Hüs neden gelirken aramıyorsun yaaaaaaa.Hüs'canım hkavgaya davetiye çıkarma lütfen' :))) Ben kendime geli az sakinleşiyorum:)))Sonra yine stresss başlıyor.Eminnnnnnnn uyku vaktine az kaldıııı,Emin toparlan hadiiiiiiiiiii,Eminnnnnnnnn delirtme beniiiiiiii v.s......
Neyse alışıcam inş.Bir düzen kurunca herşey tıkırında gidecek sanırım:))Bir ümit var yine :))))Çocukda ne yapsın akşama kadar okulda birde ben böyle davranınca şaşırdı:))Yok canım o kadara da kötü değilim:))Mesela o kadar işin arasında Emin'le tüm sınıfa elma şekeri yaptık:))

Eminden seçmeler:
Akşam babası yemekten sonra dışarı çıktı.Emin başladı ağlamaya.Babam geç mi gelecek,ben o gelmeden uyumam,felan da filan....
Bende 'Emin yeter artık ağlayıp durma.Herşeye ağlıyorsun yok uyumam,yok yemem,yok bilmem ne' diye kızınca
Emin' annecim peki bişi dicem ODAMDA GİDİP AĞLAYA BİLİR MİYİM peki?
Gülmemek için zor tututum kendimi.Tamam git odanda ağla dedim.Odaya gidincede unuttu ağlamayı daldı oyun oynamaya:))))Canım ya bayılıyorum ben oğluşuma.

Neyse Emin 21:15 de yatırıldı.Hüs geç geldi.Tv izliyorum yayılmışım.Reklamlar başladı.Toyota'nın araba koltuğunda uyuyan çocukları gösteren reklamı çıktı.
Hüs'den gelen yorum:)))
'Eeeee benimde toyotam var ama benim oğlan hiç huzurla uyumadı şu arabada:)))Hatta araba koltuğunu hiçççççççççç kullanmadı:))))Demek keremet Toyota'da değilmiş:))))

Şimdilik bu kadar pek fırsat bulamıyorum blog güncellemeye.Ama her fırsatta eklemelerimi yapacağım.Kalın salıcakla.Bana da dua edin lütfeynnnnnnnn

3 Aralık 2009 Perşembe

Bu Bayramda Geçti Gitti......

Bu bayram eşim Yemen'e gitme kararı alınca ben havalara uçtum.Tabii git canımm diyerek destekledim.Başka zaman gitmelerine burun kıvıran Aygül bu sefer nedense pek bir destekçi oldu:)))Sebebi ise ailemle bayram yapacak olmamdı:)))Her bayram eşimin ailesinin yanına gideriz bayramlarda.Bu bayram pek bir mutluydum açıkcası.Arefe günü eşim gidince bende topladım pılımı pırtımı ablamlara geçtim.Annemler şehir dışına taşındıkları için büyük evi ablamın evi oldu.Süslü Sena'nın kuaföre gidip manikür ve saç yaptırması icab edince kırmızı alarm verilerek gece 23:00 gibi sevgili kuaförümüz Gökşen'e gittik.Gece eve döndüğümüzde saat 00:30 du:))Kokoş Sena süslendi ve bayrama hazırdı:)))Neyse mutlu mesut uyuduk.Sabah annemin 'hadi kalkın erkekler camiden geliyorrrrrrrrrrrrrrr' alarmından sonra bir koşturmaca başladı.Bende sabah sabah avazım çıktığı kadar 'bugün bayram erken kalkın çocuklar' diye böğürünce kalkmaması gereken Aliş ve Emin de kalkmış bulundu:)))) Bu sayede evdekilerden bol bol hayır duası topladım :)))Neyse bizde bayram sabahları mantı yenir.Annem mantıyı yapmış geitirmişti.Eniştemler amcamın torununuda tutup getirince kalabalık ailemiz +1kişiyle bayram sabahına güzel bir kahvaltıyla başladı.Kahvaltımızı edince Canım Babamızı ziyarete gittik.Boşluğu hiç bir zaman dolduralamayacak canım babamızla geçen bayramlara özlem bir kere daha içimizi acıttı:((
Bayrama eş dost ziyaretlerizle devam ettik.Bayramın 3. günü eşim geldi Yemen'den.Eşimi sabah 7:30 gibi havaalanından alır almaz düştük Denizli yollarına.Tüm yol boyu uyudum:))Kahvaltı edelim ısralarına bile aldırmadan yola uyuyarak devam ettim:))))Tam Denizli'ye girdik Emin kusmaya başladı.Neyse beni fazlaca korkuttuktan sonra doktorumuzla telefonlaşarak kusma durdu ve korktuğumuz ishal ve ateş gibi belirtiler gelmeden geçti gitti.Sanırım yol tuttu.Ve dün gece de evimize sağ sağlim kavuşmuş bulunuyoruz.Biraz yorgunum.Bayramdan geriye kalan ve canımı sıkan tek şey sağlıklı beslenme programıma uyamamış olmam:(( Bolca çamaşırla bayram tatilimizi bitirmiş bulunuyoruz.Şimdi beni bekleyen valizler,çamaşırlar var:))İnşallah yarın halledicem:))

Bu arada sanırım pazartesi itibariyle iş başı yapıcam kısmetse:)))Nerede mi?Tabi ki Hüs'ün yanında.Yoğun ısrarlara dayanamayıp iş teklifini kabul ettim.Bakalım hayrolsun:))))

21 Kasım 2009 Cumartesi

Sonunda :))))

Emin'in doğum günü fotoğraflarını ve pastasını anca paylaşabildiğim için kusura bakmayın sevgili arkidişler.Yoğun bir kaç gün geçirdim.Neyseki bu akşam feraha erdim:)))Anneannem cuma,annem ise bugün gitti.
Doğumgünü çocuğu sınıfta baş köşeye oturmuştu ben gittiğimde.Duygulandım,gözlerim doldu.Daha dün gibi doğumu.Ve göz açıp kapayıncaya kadar kocaman oldu benim Kara Kuzum:)))O'nu gerçekten çok seviyorum ve Rabbim iyiki vermiş diyorum.Allah'ım kimseye evlat acısı yaşatmasın.Amin

Doğum günümüz çok güzel geçti.Çocuklar pastaya delirdi.Emin gerçekten çok mutlu oldu.Pastamızı kale şeklinde ve üzerinde askerli istedik.Sevgili Şeker Pasta Banu da güzel bir çalışmayla Emin'in hayallerinin karşılığını bulmaya çalıştı.Ellerine sağlık Banucum.Emin ilk baş pasta konusunda beni ve Banu'yu korkutsada çok şükür memnun oldu KARA KUZUM:)))Önemli olan Kara Kuzum'un memnuniyetiydi ve bütün herkes onun için uğraştı.Babamız hem maddi hem manevi,teyzemiz yola çıkacak olmasına rağmen erteleyerk katılımı ve hediyesiyle,eeee bende ikramlarımla ve organizasyonla Emin'i mutlu etmeye çalıştık.Çok istediği Color Shifter'ı aldık hediye olarak..Aslında sürekli hediye alınıyor ama beyfendi sınıftada bizden hediye isyetince tekrar sıvadık kolları.Arkadaşlarıda bir sürü hediye getirmişler sağolsunlar.Bizde onlara hediye olarak top aldık.Hepsi çok sevindiler.
Teyzemizde çok güzel bir oyun almış sağolsun.

Buda babasıyla benim hediyem.Hediyeyi gidip yalvar yakar toptancıdan alan benim hediyeyi veren Hüs var bir adaletsizlik ama hadi hayırlısı:)

Çocuklar çok sabırsız olduğu için pastanın fotoğrafını yakalayabildiğim kadar çekebildim:)))Ve biri baksa diğeri bakmadığı için resimleri idare edin artık:)))Alişde gelir gelmez doğumgünü çocuğunun yanında yerini aldı:)))



Pasta yiyen Emin:))


Pasta yiyen Aliş mi desem pastanın yediği Aliş mi desem karar veremedim:)))


Pastanın yazılarını sökerek yağmalayan Aliş ve Emin:)))





KARA KUZUM gülen yüzün hiç solmasın,Rabbim bizi hiç ayırmasın,Rabbim o güzel aklını en hayırlı şekilde hayırlı yolda kullanmanı nasibetsin inş.Büyüyorsun buna engel alamayız ama kalbin hep bir çocuk gibi saf ve temiz kalsın inş.Hiç kötülük olmasın o minik kalbinde.SENİ ÇOK AMA ÇOK SEVİYORUZ:))))))

19 Kasım 2009 Perşembe

Az Biraz Beklerseniz Baaaaayannnnnlarrrrrrr.......

Kızlar annem,anneannem ve kuzenim bende o yüzden meşgulüm.Bende sabırsızlanıyorum anlatmak ve resim yayınlamak için.Bu arada içinizde bana dualar edenler var ayağını denk alsın küften:)))Örneğin HAVVANUR:))))Tamam sabırsızlanmayın lüftennnnnnnnnn:))))(ay sanki sadece kızlar ziyaret ediyormuş zannettiğim için böyle dedim kusura bakmayın baylar)

18 Kasım 2009 Çarşamba

Gecikmiş 4 Yaş Doğumgünümüz


Aslında 22 Eylül doğumlu Emin.Ama hem ramazana geldiği için hemde bazı aksaklıklardan dolayı doğumgünü yapmayacaktık.Minik KARA KUZU'muzun ısrarları üzerine dayanamadık ve okulda bir doğumgünü partisi yapmaya karar verdik.Pastamızı sevgili Şeker Banu hazırladı (http://pastayapiyorum.blogspot.com/ ).Daha bende görmedim ama güzel olduğuna eminim.Şimdi babamız alıp getirecek pastamızı.HediyeleR,ikramlar hazırlandı.Birde sınıf arkadaşlarına ufak birer hediye alındı.Kara Kuzumuz çok sabırsız.Erkenden söylemememe rağmen 2 gündür gece ve günleri sayıyoruz.Tüm ayrıntılar kısmetse akşam yayında olur.Sevgiler.

16 Kasım 2009 Pazartesi

Kışlık Odunlarıda Topladık Çok Şükür


Pazar günü Aştül'lerle Atatürk Arboretumu'na gittik.Ben yıllar önce üniversitede vegetasyon dersi için gitmiştim.Bu aralar Aştül'ler oranın tiryakisi olmuş durumdalar.Neyse takıldık peşlerine gittik bizde ailecek.Kahvaltıyıda dışarda edelim teklifine ailecek karşı çıktık.Çünkü bu ara yediğimiz bir dilim kepek ekmeği,5 zeytin,kibrit kutusu ölçüleriyle peynir:))Boşuna gidip iştah kabartmayalım dedik.Sabah evde kahvaltı faslı,güzellik faslı derken herkes hazırlandı fırladı sokağa.Deposite'ye uğranıp Hüs'e bir bot,Emin'e de silikon bone temin edildikten sonra
Sabah evden çıkmadan traş olan babasıyla traş olmaya heveslenen Emin.Yanlız bu işe öyle sardı ki akşam eve geldik.Dinlendik tekrar markete gidelim diyince Emin hemen durun ben bir traş olayım diye banyoya koşuyor.Fazla kaptırdı kendini sanırım:)))

Araştırmacı Emin.Sanki okumayı biliyor:)))

Kuru yaprakların arasında rengi hiç bozulmamış bir yaprak.Bu resim hayat dersi olabilir diye düşündüm.Her zaman görebileceğimiz bir güzellik mutlaka var:)))

Güzel bir manzara:))

Kuş yuvasıyla poz veren Emin:))

Hüs'ün bana aşkını öğrenmek için bir yol bulduk.Allah cezanı vermesin Hüs.Bunu bana nasıl yaptın heeee?Seviyor sevmiyor yaptım ve sona kalan sevmiyor oldu:(((( ühühühühühhühü.İnsan sevmez mi biricik karısını heeeeeeeeeee?

Çocukları çalıştırmaya SONNNNNNNNNNNNN:))))Bizim hamallar kışlık odunları topladılar.Çok şükür kışı sıcacık geçireceğiz.Eeeee bunlardan bir kaç tane daha doğurmak lazım:))))Şaka bir yana gayretlerini görmeniz lazımdı.Bacaksızlar:)))Aliş'in taşımasına dikkat lütfen:)))Beyfendi yata yata taşıyor.


Alıp başını gitmiş Aliş:))))

Bu karede de her türlü uyarılara karşı sınır ve engel tanımayan baba-oğul.Burada olduğu gibi nerede aykırılık orada bizim ikili Emin ve Hüs:)))Tabi ben her zaman bu kıvamda olmadığım için çoğunluk çıldırmış Aygül oluyorum:)))

Ördeklere götürdüğümüz ekmek kıymete bindi.Sanki kıtlıktan çıkmış evladım:))Bunun suçlusu benim tabiki biz uzun zamandır eve ekmek almıyormuşuz:)))Diyette olduğumuz için sürekli tam buğday alınıyor.Geçen gün bizim burda markette saldır sen ekmeğe.Anne ben bunu çok severim diye:))))Almıyoruz ki çocuk yesin :))))
Aliş'e dikkat!!!!!Bir yandan kocayemiş koparmaya çalışıyor.


Not:Yukarıda resmini yayınladığım kocayemişle ilgili bir link ekliyorum.Bizimkilerde çatlayana kadar yediler belkide sarhoş oldular:)))
http://bahcevan.com/fazla-yeme-sarhos-olursun-kocayemis-milliyet-vitrin

12 Kasım 2009 Perşembe

Başlıksız:((


Bu aralar canımı sıkan haberler duyuyorum sevdiklerimle ilgili.Acayip derecede ağlayasım var.Hemde böğüre böğüre:((((Dayanma gücüm mü zayıfladı bilmiyorum.Yoksa sabrım mı zayıfladı musibetler karşısında.En ufak bir şey gözlerimin boncuk boncuk dolmasına sebeb olabilir.Bu bir sahabe hayatıda olabilir,tv de izlediğim bir haber de :(((Eskiden olduğu gibi başım sıkıştığında BABAMA koşmak istiyorum.
Babamı özledim :(((Bir dedemin sokaklarda 'Seyyar berber geldiiiiiii' diye bağırmasını,diğer dedemin bizi bayılana kadar gıdıklamasını,babannemin sarılıp şapur şupur öpmesini, bayram sabahları babannemlerin evindeki bayram telaşını,annemler istediğimi yapmadığında Mehmet amcama koşup istediğimi yaptırmayı,anneannemin bize annemden gizli yumurta pişirmesini ve ekmeğe süzme yoğurt sürüp şeker serpmesini,Kayseri'deyken evin önünden geçen kavun-karpuzcudan batmanla alınan kavun-karpuzu taşımayı,su yokken 5. kata su taşımayı,babamın bana getirdiği fındıklı çikolataları,üniversitedeyken bir markette ayağıma palet takıp markette çılgınlık yapmayı ÖZLEDİM:((((Kısacası ben eski günleri ÖZLEDİM:(((
Allah'ım sen yardım et!!!!!!

10 Kasım 2009 Salı

Bakış Açısı:)))



Geçen gün bir arkadaşımla eşlerimizin bize yapmasını istediğimiz şeylerden konuşurken laf hediye konusuna geldi.İkimizde şu fikirdeyiz erkek uyanık olmalı ve eşinin gezerken tozarken beğendiği şeyleri bir tarafına not edip sonra sürpriz yapmalı:))Öyle abuk sabuk,lise aşkı gibi ıvır zıvır hediyeler almamalı:))))Ne çok şey mi istedik dimi şimdi?Yok aslında bence çok değil.Ama en azından ihtiyacımız olan şey alınmış olur.Zaten o ihtiyacımız olan şeyi alıcaz kafamıza taktıysak:))).Bari sürpriz olsun da sevinelim dimi:)))Neyse gelelim asıl anlatmak istediğime:)
Dün gece Hüs'e sordum,
Hüs sen bana ne alsan ben mutlu olurum?
İlginç olan cevap:) '5 taş pırlanta yüzük'
Ay ben bozuldum tabi ben öyle pahalı kadın mıyım yani:)))Yok canım ne alakası var.Beğendiğim bir ayakkabıyı,bir eşarbı,bir çantayı alsan ben yine mutlu olurum diyince.Eeee zaten sen her istediğini alıyorsun ki.Ben sana karışmıyorum ki:)))Canımın içi ben karışıyorsun,istediğimi alamıyorum demedim ki:))Sürpriz dedim canım benim:)))Bakalım günler ne göstericek:)))




Bu bota çokkkk ama çokkkk mutlu alabilecekken ne gerek var hayatım pahalı hediyelere?

3 Kasım 2009 Salı

Geçmişin Özeti....

Burda da babasının askerlik anılarını dikkatli dikkatli dinliyor.Tabi Hüs'de biraz hikaye yazıyor O'nun dikkatini çekiyor diye:)))))

Kıyıköy'den bir kare;
Bu resmi Emin çekti.Bizimde resimlerimizi çekti.Çok güzel resim çekiyor benim oğlum.Çok değişik fikirleride oluyor resim çekerken.Mesela bir gün benden bardak istiyor.Ama cam olacak.bardağın içinden etrafı çekmeye çalışıyor:)))Çocuk sanatçımı olacak ne:)))


Eline almış bir sopa otlarla savaşıyor sanki;


Kıyıköy'den bir kare daha;


Tutkum Motel ve Emin:)))


Kıyıköy'den 3.kare:))


Manastırın önünde Emin:)))

Yazacak ve yüklenecek çok resim var ama tembellik mi,vakitsilik mi karar veremedim:)2 hafta evvel Kıyı Köy'e gittik 2 günlüğüne.
Kıyıköy "Trakya'nın Karadeniz kıyıla-rında bir şirin köy !" Kıyıköy Kırklareli'ne bağlı küçük bir köy. Doğal bir limana sahip kıyıları balıkçılar için iyi bir sığınak... Köy Karadeniz'e bakan yüksek tepeler üzerine kurulmuş. En önemli geçim kaynağı balıkçılık ve ormancılık. Köy'e Bizans döneminden kalma bir şehir kapısından giriliyor ve bölgede sur kalıntılarına rastlamak mümkün. Balıkçılıkla uğraşan Rumların yerleştiği bu bölgeye önceleri "Midye" adı verilmiş. Günümüzde Kıyıköy adıyla anılıyor ve bölgede Selanikli Türkler yaşamakta. Çevre ilçe ve köyler ise; Saray, Bahçeköy, Güngörmez, Aksicim, Kömürköy, Sergen (kışlacık), Vize'dir.(http://www.kiyikoy.org/'dan alıntıdır).

Eşimin geçen seferki Balkanlar turuna vizemizin bitmesi sebebiyle katılamamıştık.Bizde bu aralar fazla ayrı kalacağımız için ailecek bir yerlere gidelim dedik.Ben Safranboluyu istesemde cuma günü eşimin işini ayarlayamamasından dolayı yakın bir yer tercih ettik.Daha önce http://www.portakalagaci.com/ 'da da görmüş olduğum ve eşimin arkadaşlarının da tavsiye etmesi üzerine Kıyıköy'ü tercih ettik.Önce Kırklareli'ye uğradık bir iş için.Ordan bir akıllı bize İğneada'yıda mutlaka görün dedi.İğneada'da 5 yıldızlı bir otel yapıldığını öğrenince hadi gidelim sabah ordan Kıyıköye geçeriz diye düşündük.Tabi biz İğneada'ya gidene kadar akşam oldu.Maalesef dedikleri otel daha bitmemiş.Kaldık mı ortada.Zaten bir kaç tane motel tarzı yerler var hem temiz gelmedi hemde çok soğuktu gece Emin'i hasta etme olasılığına karşı İğneadada kalmamaya karar verip düştük yollara.Kıyıköye geldiğimizde ise otel arayışımız devam etti .Bir kaç motel ,hotel söylediler baktık.Endorfina Hotel en elle tutulur olanıydı ama maalesef doluymuş.Neyse biraz eli yüzü düzgün bir hotel bulduk Tutkum Motel.Ehhh idare eder cinstendi.Eskiden heryere nevresimimi havlumu götüren ben son bir senedir üşengeçlikten ve çok eşyamızın olmasından dolayı götürmediğim için bu sefer pişman oldum.En sinir olduğum şey yatağa küçük gelen çarşaf.O çarşaf toplandıkça ben uyanıp onu düzelttim.Ve yer yadırgamayan ben yerimi yadırgadım.Emin'e de yer yatağı serdiler resmem.
Gelelim güzelliklerine çok ahlanıp vahlandım sanırım:))Gerçekten doğall güzelliklerine diyecek yok.Mükemmel bir sahil.Bu kadar güzelliğin yanında çok gelişmemiş yerler olduğunu farketmemek mümkün değil.Biraz daha bakımlı ve düzgün tesisler kurula bilir.Madem ki kışın bile tıklım tıklım o zaman daha güzelleştirilmeli bence.

Kıyıköy'den de Malkara'ya annemlere geçtik.Anneciğimin hazırladığı güzel yemeklerden yiyip tekrar akşam İstanbul'a döndük.O hafta perşembe annemin İstanbul'dan arkadaşları annemi ziyarete gidiyorlardı bizde Aştül'le takıldık peşlerine:)Emin'i 1 günlüğüne babasına teslim ettim.Okula babası yolladı,okuldan babası aldı.Akşam hepberaber döndük.Annemlerde 29 Ekim tatilini fırsat bilip bizimle döndüler.
Bu pazarda Hüs Hindistan'a gitti.Bu hafta babasızız anlayacağınız.Pazar sabah gelicek kısmetse.

Hüsle başlamış olduğumuz sağlıklı beslenme programımızın 15 günlük kısmı benim için sinir bozucu bitti:(Ben 300 gr,Hüs 3000 gr vermiş:).Bu ne şimdi ya kıskandım valla Hüs'ü.Ben sanırım biraz kaçırmışım:))))Neyseki bu hafta hırs yaptım şimdilik iyi gidiyor.haftaya kontrolümüz var yine bakalım ne çıkacak:))Civciv mi kuş mu?Ama şimdi Hüs Hindistan'da yemek yiyemediği için daha mı çok vermiş olur ?Offffffff bak şimdi yine moralim bozuldu.Benim daha çok vermem lazım :)))))Neyse canım şaka bir yana sağlıklı vermek önemli olanı 300 -500 vercez artık:))15 senede veririm artık fazla kilolarımı:)))))))))))O zamanda yaşlanmış olurum hehehe:)))
NOT:
BİR SORUNUM VAR RESİMLERİN VE YAZILARIN YERİNİ DEĞİŞTİREMİYORUM. SEBEBİNİ BİLEN VARSA LÜTFEN YARDIMCI OLUN:))))

31 Ekim 2009 Cumartesi

Emin'den Seçmeler :)))

Az önce Apmet mutfakta soda şişesi kırdı ayağına cam batmış.Aştül söyleniyor ayağına terlik giy diye 50 kere söyledim diye.
Emin: Birde terlik giymezsen DOMUZ GRİBİ OLURSUN :)))) Gündemle pek alakadar bizim bilmiş:))))

Dün Emin'i uyuturken konuşuyoruz .
Emin'e sordum;
Emin ANNE ne demektir?
Emin: Bakan,besleyen,giydiren,oyuncak alan,kıyafet alan ve birde ZORLA SEVMEDİĞİ YEMEKLERİ YEDİRİP ÇİKOLATA VERMEYEN:))))))))sanırım tam beni anlattı.Emin'in gözündeki beni öğrenmiş oldum:)))Emin'i yemek konusunda sanırım çok zorluyormuşum ki böyle bir cevap geldi:)))))

21 Ekim 2009 Çarşamba

Dönüş....

Uzun zamandır yazmadığım için sevgili gün arkadaşlarımdan uyarı almış bulunuyorum. Cumartesi günümüzün 2.turuna başlamış bulunuyoruz.Kızları çok özlemişim.Onlarda özlemiş bizi ama nedense herkeste bir sakinlik söz konusuydu.Neyse bu meseleyi hallettik gözüyle bakıyorum bir daha ki güne herkes performansını toplayıp gelecek inş.
Bu hafta tekrar sağlıklı beslenmeye başladım:))Hatta Hüsle beraber başladık:)))Birde spora yazıldım.Durun bakalım ne değişecek :))))Normal kilolara ulaşmak için çaba içindeyiz:))))Fotoğrafçılık kursuna yazılmıştım ama saatlerinde sanırım sorun olduğu için iptal olacak gibi görünüyor:(Buna üzüldüm gerçekten.Oysaki gündeki kızları tehdit ediyordum ne güzel:))))Şaka be kızlar yapar mıyım hiç size böyle kelek?Belkide yaparım heee?
Ayrıca anlatmak istediğim ve beni gerçekten çok etkileyen bir olayı anlatmak istiyorum.Pazar günü kocişle bazı eksikleri halletmek için Cevahir alışveriş merkezine gittik.O günde Hüs yeni aldığı HTC telefonunun özellikleriyle ilgili espiriler yapıp duruyordu.'Bak hayatım şimdi fotoğraf çekip anında facebook'a yada istediğin heryere resmi ekleyebiliyorsun.Mesela birini sevgilisiyle gördün hemen çek facebook'a yolla' diye dalga geçip duruyordu.Cevahirde dolaşırken Hüs'ün bir arkadaşıyla karşılaştık.Daha doğrusu ben önden önden gidiyordum Hüs ve Emin arkadan çekişe çekişe geliyorlardı arkamı döndüm biriyle konuşuyor.Birine benzettim ama benzettiğim kişinin yanında olması gereken bayan yanında olan bayan değil:(Dedim galiba kardeşi ve eşi.Çünkü kardeşinin eşini tanımıyorum.O zannettim.Hüs yanıma bir geldi soruyor bana'tanıdın mı?'dedim herhalde ....?Hayır o değil abisi .... demez mi.şoka girdim.Adam evli bildiğimiz 2 çocuğu var.Ve adam başka biriyle alışveriş merkezinde caka satıyor.Kız Türk değil anladığımız kadarıyla.Eşimi görünce çok bozulmuş.Hadi yengeyi bekletme gibi konuşup başından yollamış.Arkasından baka kaldık.Tabi hemen vınladılar.Hüs'e söylenip durdum keşke yanınıza gelseydim de bir güzel ağzıma geleni söyleseydim.Kızın yannda eşini çocuklarını sorsaydım diye vıdırdanıp durdum.Çok etkilendim gerçekten.Be dangalak al çoluğunu çocuğunu karını onları yemeğe götür o ne olduğu belli olmayan kadınla dolaşacağına.Karısına gelince para yok der Allah bilir. Adamın yaptığına değilde en çok evde o 2 çocukla oturup o dangalak adamı bekleyen kadını düşündüm.Bir insan artık sevmeye bilir ama bence edebiyle ayrılabilmeli.Ne o kadını zor dudumda bırakmalı nede kendi böyle aşşağılık duruma düşmeli.Be adam o evdeki kadın senin 2 evladının annesi.Hiç mi güzel gününüz geçmedi de böyle aldatarak en başta evlatlarına saygısızlık yapıyorsun?Gerçekten çok sinirliyim.Adamı elime verseler parçalarım.Bu konu konuşulsa uzar giderde burda kısa kesicem.Lütfen kimse kimseyi aldatmasın.Daha doğrusu kimse kendi kendini aldatmasın:(((Tabi bu arada Hüs eline geçen fırsatı değerlendiremedi.Şoka girdi ve resim çekemedi anlayacağınız.

28 Eylül 2009 Pazartesi

Asker Botlarıyla İlk Gün:))

Emin'in bugünkü halini görünce kendi çocukluğum geldi aklıma.Yeni bir şey alınıca nasılda sevinir hemen giyinmek isterdim:))Babacığım bizi Tophane'ye 501 almaya götürürdü.O zaman birde Sebago modası vardı.Eskiden de alıcaklarım hiç bitmezdi:))Hep bir eksiğim vardır.Şimdide öyleyim çanta alsam ayakkabı eksiğim olur,etek alsam bluz,ceket,eşarp eksiğim olur:)))Ama ne yapayım hep aynı renk yada model giyilse hiç eksiği olmaz insanın.Bol eteklere uzun ceket olmuyor,pantolonla kısa ceket olmuyor.Başörtü zaten sorun:))Renk renk desen desen olsa yine yetmez.Allah'tan Eminönün'de ve Fatih'te keşfettiğim eşarpçılar Vakkoda satıyor.Özellikle Fatih'deki sezon da da az biraz indirim yapıyor:)))Fena dadanmış durumdayım:))))Gizli gizli
eşarp alıyorum:))))Neyse laf nerden nereye geldi:))))
Konumuza dönüyorum....
Emin'in bugünkü mutluluğunu görmenizi isterdim.Hava biraz serindi ama güneş vardı.Ona rağmen Emin okula giderken asker desenli yağmur botlarını giymek istedi.Bende izin verdim hevesini alsın diye:))))Okula girerken öğretmenlerine göstere göstere girdik:))'ÖĞRETMENİM BAKIN BENİM BOTLARIMA' Herkes onu şımartmak için ayyyyy çokkk güzel felan diyince bizim ki hepten havaya girdi.Öğlen bahçeye çıkmışlar.Arkadaşlarıda beğenmiş botlarını:)))
Akşam almaya gittiğimde dün söz verdiğim üzere okulun parkında ve hayvanların yanında vakit geçirmek üzere arka bahçeye gittik.Okulda 2 tane atımız var bu sene.Onlara yer yapıldı.Atların kumla kaplı gezinme alanlarında Emin botlarıyla cirit attı resmen.'ANNE BAK BOTLARIM VAR YA AYAĞIMA KUM GİRMİYOR.BİLİYORUM SEN BANA BOTUM VAR DİYE İZİN VERDİN.YOKSA AYAĞIMA KUM GİRERDİ DİMİ ANNE?'Daha neler neler.sevgi kelebeği gibi dolandı bahçede.Bende oturdum O'nu izledim.:))))
Canım oğlum Rabbim yüsündeki mutluluğu hiç eksik etmesin:))))Seni çok seviyorum.....

27 Eylül 2009 Pazar

Bu Pazar ve Bu Hafta:))))


Bu pazar annemleri yolcu edeceğimiz için kendimize göre erken,anneme göre geç kalktık sayılır:))))Eşyaları Aştülde olduğu için kahvaltıdan sonra Aştüllere bıraktık.Senoş ve annem Malkara'ya döndüler.ÖFK ise kursu bitince gidecek kısmetse.Bizim ÖFK grafikerlik kursuna yazılmıştı artık ailemizin bir grafikeri var:PPP.Yani grafikerlik işleri itina ile yapılır:))))

Annemleri bırakınca bizde attık kendimizi sokaklara.Değişecek ve hatalı olan bir kaç ürünümüzü toparlayıp gittik alışverişmerkezlerine.Kaç tane alışveriş merkezi dolandırdım Hüs'e bilmem:)))Neyseki çok vıdı vıdı yapmaz Hüs.Acıkınca Bahçelievler'de ki SUMAK mantı evinde mantımızı, sarmamızı ve hurma tatlımızı hüplettik.Ordan Hülya'larla buluştuk Florya'da.Flyinn'in de altını üstüne getirdik.Emin için ihtiyaçlarımız vardı onları hallettik.Atlet eksiğimiz vardı mothercare'den atletlerini ve çok istediği yağmur botunu(tabiki asker botunu aldıkkk) alıp evin yolunu bulduk sonunda:))Rahmetli babam olsa 'İT AYAĞI YEMİŞ GİBİ GEZİYORSUNUZ 'demişti bile:)))Gerçekten İtin ayağını yemek ne kelime daha ötesini yaptık :))))
Hülya 9 kg tarhana getirdi bana Yalova'dan annesi yolluyor.Birde Tarhanacı Mihriban vardı hatırlarsanız 5 kg da ondan alıcam:)))Ne tarhana sever aileyiz ama dimi:)))
Yarın beni delirten Reyhan bana gelicek:))))Neyse son sefer pek delirtmedi.Aslında artık Reyhan'ı almıyordum ama beni yine o paklar dedim:))))Yani yarın paklanma gün.Salı ise Emin'in okul arkadaşlarının anneleriyle (3 kişi olucaz) çocukları okula bırakır bırakmaz vınnnnn kahvaltıya gidicez:)))Ne kadar kötüyüz dimi ama:)))Neyse canım çocuklarlada beraberken bir araya geliyoruz.Sonra Merve'ye kahveye gidicez:)Çarşamba günü ise Yeşilköy pazarına gitme planım var:))Ayyy perşembede şu 11 ekimde kuzenimin düğünü için hazırlıklara başlıyım bari.Planım aldığım kıyafete uygun bir başörtü ve takı bulmak.Bu işide Ayşegül'le halletmeyi düşünüyorum.Bakalım daha Ayşegül'ün haberi yok bu plandan ama:))))Offf Cumaya ne yapsam acaba? Durun bakalım Allah kerim.Ay şimdiden yoruldum.Bu arada bu kadar gezmeye akşamdan yemekleri hazırlamam gerek sanırım:)))

25 Eylül 2009 Cuma

Tühhhhh Sizin Kalıbınıza.....!!!!

Bu günlerde Münevver cinayetinin katil zanlısı yakalnınca daha neler çıkacağını izliyoruz merakla ve korkuyla:(Bu nasıl bir vicdan insan donup kalıyor resmen.O insanı saklamaya yardım edenler şimdi bir bir dökülüyor. C.G bulunana kadar herkes Türk Polisinin üzerine çok gitti ama görüyoruz ki emniyetin eli armut toplamamış. Saklanmasına yardım edenler nasıl insanlar ya :((Ömürleri boyunca yiyecekleri üç lokma rızıklarının derdinden bildiklerini saklamışlar.İşten atılırız,patron dedi bizde yaptık diyorlar.Tüh sizin adamlığınıza,insanlığınıza....!! Ama kaç gün sakladılar?Kaç gün gizlendiler?O ana babanın feryadı ,duaları karşılıksız mı kalacaktı?Münevver geri gelmiyecek ama bir nebze adalet yerini bulacak inş.Bundan sonra böyle işlere kalkışacaklara ibret olsun da kendilerine gelsinler.Şu üç günlük dünyada paylaşılamayan ne?
Birde 5 gündür kayıp 3 çocuk meselesi var.Bunda da bir püsürük çıkacak diye bekliyorum açıkcası.Hayırla o 3 evlat sağ sağlim bulunur inşallah.
İnanın korkar oldum bu dünyada yaşamaktan:(

24 Eylül 2009 Perşembe

Bayram Kedisi Ve Sokak Çocuğu:))











Bayramda eşimin memleketi Denizli'deydik.En çok bu işe Emin sevindi.Tüm günlerini iki tane minik kedinin peşinde dolanmakla geçirdi.Kedili köyün kavalcısı oldu resmen.Benim gibi kedilerden köpeklerden korkan bir annenin evladı olarak üstün performansından dolayı oğlumu kutluyorum. Ben sadece uzaktan severim hayvanları, merhamet eder süt felan veririm aç gördüklerime ama sadece bu kadar. Elleyemem, yaklaşamam. Benim Kara Kuzum bayağı bir haşırneşir oldu kedilerle. Ben pipirik oğlum elleme,oğlum tırmalar,oğlum gözü akıyor mikrop kapıcaksın desemde Emin beni hiç takmadı tabiki :))))Aşağıya süt, ekmek ve su indirdik.Yuva yaptılar kedilere.Babannesini kafalamış ben uyurken almış kedinin birini eve:)))Bir güzel ekmek parçalamış bir tasın içine aradaki odaya koymuş.Kediyide mutfağa koymuş . kapıyı kapatıp babannesiyle bayram gezmesine gitmişler.Ben bir uyandım mutfağa gidiyorum ışıkları hyaka yaka.Mutfağın kapısını bir açtım minik kedi mutfakta kırıtıyor.Ben çığlık çığlığa tabi.Eşim ve babası aşağıda hesapları toparlıyorlardı.Eşimi çağırdım al şu kediyi dışarı diye o bile elleyemiyor doğru düzgün.Neyse kedi dışarı yollandı:))))Emin geldi kedim de kedim:)))Neyse ikna edildi.Sabah gözünün çapağı ile yine kedilerin yanına:)))Birde İstanbula dönerken illa eve götürelim diye tutturması cabası tabii:)))Şimdi bir kaç kedili ve köydeki arkadaşlarıyla fotoğraflarını ekliyorum:))))(resimler nedense aşağıya ,yazıda yukarı taşınmıyor)

23 Eylül 2009 Çarşamba

Kara Kuzum'un 4. Doğum Günü:)))

Dün Kara Kuzumun 4. yaşgünüydü.Doğduğu günü hatırlıyorum da kara kuru birşeydi:))Şimdide pek kilolu sayılmaz ama neyse artık idare edicez:))Ne günler atlattık Kara Kuzumla beraber.14 günlükken hastaneye yatışı orada yaşadıklarımız hatırlamak bile istemiyorum açıkcası.Rabbim bu günleri gösterdiya bizlere çok şükür.Dün diyorum Emin sen bugün doğdun. Emin 'gerçekten mi anne şimdi mi doğdum ben yani ':)))).Babasıyla beraber 'İYİKİ DOĞDUN EMİN' diye uyandırdık.Pek bir mutlu oldu Kara Kuzum.Ne yazacağımı bilemiyorum aslında.Duygularım fazlasıyla kabarık ama ifadede zorlanıyorum.
Canım oğlum seni çok seviyoruz.Sen bizim için çok ama çokkkkk kıymetlisin.Sana KARA KUZUM diyince çok hoşuna gidiyor.Hemen gülüyorsun.Sen artık kocaman bir adam oldun.Rabbim inşallah daha da güzel günler göstersin.Devlete, millete hayırlı bir evlat ol inşallah.
Şimdi eşimin memleketindeyiz kısmetse birazdan yola çıkıcaz.Cuma akşamı aile arasında bir doğum günü kutlaması yapacağız kısmetse.Ayrıca haftaya da okulda yapıcaz inş.Emin'in kırk gün kırk gece doğum günü kutlanır nerdeyse:)))))

8 Eylül 2009 Salı

Karar Verilmiştir:)))))

Karar verilmiştir sevgili arkadaşlar.Fotoğrafçılık kursuna gidicem kısmetse.Kayıt yaptırdım.Güzel fotolarla görüşürüz inşallah.Bu fotoda Kuzuluk'tan hatıra.Aştül'ün yorumuyla 'İKİ DOBİLİK' :))))Emin pekte dobilik sayılmaz ama:)))

4 Eylül 2009 Cuma

Birşeyler Yapasım Var AMA NE??????


Okul merasimimiz çok şükür kolay geçti.Emin ummadığım üstün bir performans sergiledi.Bu hafta öğlene kadar gittiler.İlk gün okulda beklememi istedi bekledim.2. gün beklememi istemezsin herhalde diye kıvrak bir soruyla İSTEMEM cevabını alınca koca bir ohhhhh çektim.Eeeeee artık 5 yaş sınıfında benim küçük kediciğim.İlk sene kedicikler sınıfındaydı ve ne kadar küçükmüş.Şimdi kediciklerdeki öğrencileri görünce hiç kıyamıyorum.Öğretmenimiz Emin'in de o kadar olduğunu hatırlatınca kendime geliveriyorum bir an.

Neyse bu sene bir şeyler yapasım var.Malumunuz krizden dolayı patron işten çıkarmıştı:)))Bu sene evdeyim ve evde boş oturmak istemiyorum.Evet işin aslı oturmuyorum bol geziyorum ama bu da bir yere kadar.Neler yapasım var neler.Bir aklım fotoğrafçılık kursuna git diyor,bir diğeri halt yeme git master yap diyor,bir diğeri ise minyatür felan mı yapsam diyor.Açıkcası minyatür çok hoşuma gitti.Arkadaşım Müb. Caferağa medresesinde Minyatür kurslarına katlmış ve çok hoş çalışmalar yapmış.Ben becerebilir miyim bilmiyorum.Sabır işi ve bende sabrın S'Sİ BİLE YOK. Birde spor salonuna yazıl ısrarları var Hüs tarafından:)))Çok mu kiloluyum ne:P 8 kilo verdim yine olmadı mı acaba?

Offffffff kısacası bir maymun iştahlılık söz konusu.Master için sıkı çalışmam gerek.Ben psikoloji masterı istiyorum ama isediğim ünv'de o bölüm yok.Birde ALES denen zıkkım sınav var.Eni konu ders çalışmam lazım.Kaç sene olmuş ders çalışmayalı.Kararsızım Blog çok kararsızım:(
Birde arada gidesim var buralardan.

1 Eylül 2009 Salı

Tatil Bitti Zaman Okul Zamanı!!!


Bir yaz tatilinin daha sonuna gelmiş bulunuyoruz.Ben bile okul vaktinin geldiğine alışamamışken evladım nasıl alışsın bu soğuk fikre.Sabah Hüs hadi okul başlıyor bugün diye söyleyince bende bir panik oldum Emin'de.Sanki bu kadar yakında beklemiyordum. Daha kendimi hazırlamadım bu fikre.Diyeceksiniz sana ne oluyor kocaman kadın? Benim işim daha zor çünkü her gün Emin'in okula gitmesemleriyle uğraşmak zorunda kalıyorum. Emin zaten panik halde. Dün gece konuşuyoruz okul başlıyacak artık diye Emin başladı mızırdanmaya 'offfff anne bir gün daha tatil olsa,ben öğretmen olunca öğrencilerime okulu bir gün daha tatil yapıcam' gibi sözler söylemeye.Neyse bugün yollamadık tatil olmuş dedik bende Emin de bugün psikolojik olarak kendimizi hazırlayacağız inşallah. :))) Ne yapsın evladım 2 yaşından beri kreşte.Biraz zaman alıcak alışmak ama halledemeyeceğimiz iş yok Allah'ın izniyle.

22 Ağustos 2009 Cumartesi

Az Biraz Tatil:)))

Ey sevgili dostlar ben yine valizleri hazırladım 2 günlüğüne gidiyorum bu diyardan. Kuzuluk'daki devremülkümüzü babamın vefatından beri kullanmıyorduk.Bu sefer gitmeye karar verdik.Ama ramazan dolayısıyla yani kocişleri evde aç bırakmamak adına kocişlerde yanımızda sadece 2 günlüğüne gidiyoruz.Cümbür cemaat tepişmeye gidiyoruz desek yeri:)))))ÖFK,SNK,annem,Aştül,Apmet,Aliş,Emin,benve benim koci Hüs. Biz bayanlar grubu şimdi yola düşüyoruz. Şöfer ve yedek şöferle beraber:)))Yedek şöfer kaytaracağa benziyor yolda ama bakalım :))))Sevgiler hepinize:)))

Emin Paşa İle Ramazan Maceraları:)))

Ayyy bizim maceralardan bayağıdır bahsetmiyordum.Neyse bugün siftahı yapalım:))))Bugün iftarda ablamlar çağırdı hep beraber ordaydık.Sağolsunlar pek güzel yemekler hazırlamışlar.Gelelim asıl meseleye.Biz teravih namazaına gitmeye kalkışınca Emin paşada peşimize takıldı.Ve maalesef bayanlar bölümüne gelmek istediğini söyleyince zaten geç kaldığımız için mücadele edemedim ve koşa koşa camiye gittik.Farzına durmak üzereyken cemaat zor şer yetiştik.Herkes namazda Emin benim önümde bir tabure bulmuş kırıtıyor.Meğer yaşlı bir kadın yere oturamadığı için taburede namaz kılıyormuş.Namazın ortasında kadın oturmak isteyince iş açığa çıktı.Kadın oturmak isterken baktı tabure yok.Az sonra Emin ve kadın arasında çekişme başladı.Kadın namazını bozmuş tabureyi çekeliyor,Emin efendi boş durur mu O da bir ucundan tutmuş mızıldanıyor vermem diye.Kadın Emin'i iteliyor.En son bende namazı bozup olaya müdahele etmek durumunda kaldım.Gülsem mi ağlasam mı bilemedim.Sonra Emin vınnnnnn erkekler bölümüne kaçtı kadın kızacak diye.Namaz bitiminde kadından helallik alıp özür diledik.Ey Allah'ım namazlar fesada gitmemiştir inş.Devamı gelmez inşallah bu maceraların:)))

21 Ağustos 2009 Cuma

Sultanımız Hoşgeldin

Ah günler uzun nasıl tutucaz derken Sultanımız Ramazan geldi bile.İlk gün olmasına rağmen hiç zorlanmıyorum şahsım adına.Tabi dışarıda çalışanlarada Rabbim ayrıca güç kuvvet versin ve sevaplarını kat kat fazla yazsın inşallah.Rabbim hayırla hakkını vererek Ramazanı yaşamayı ve Bayramı hakkıyla haketmeyi nasibetsin.Özlemişiz sahuru:)))Bu gece huzurla kalkıp sahurumuzu yapınca ne uyku kaldı gözde,ne yorgunluk gönüllerde.Tek hüznüm bir bayramı daha CANIM BABAMSIZ geçirmek:((Bununla beraber tek tesellim ise Rabbim'in huzurunda,Efendimiz'in sancağı altında bir gün bayram yapacağımız gün.Rabbim bu ayın yüzü suyu hürmetine 'BABACIĞIMIN KABRİNİ CENNET BAHÇESİNDEN BİR BAHÇE YAPMANI İSTİYORUM SENDEN',ve yine Babamın kabrini nurlandırmanı diliyorum.AMİN.....
Herkese hayırlı,bereketli,sağlıklı,neşeli,tüm sevdikleriyle beraber güzel sofralarda GÜZEL BİR RAMAZAN DİLİYORUM RABBİMDEN:)))

17 Ağustos 2009 Pazartesi

8 Sene Evvel Bu Gece:(((((

8 sene evvel bu gece.....
Ağustos ayı gelince gelir bizim terelelliler. Tam 8 sene evvel , yer Çapa Tıp Fakültesi saat sabaha karşı canımın içi biricik babacığımızı Rabbim huzuruna aldı:((2001'in nisan ayında rahatsızlanan ve rahatsızlığı hızla seyreden canımın içi son 10 günü Çapa'da geçirdi.Tabi bizde O'nunla beraber,O'nun yanındaydık.Hastaneye yattığı gün doktorlar yüzümüze çarptılar acı gerçeği ama inanın insan ölümü asla yakıştıramıyor sevdiklerine.Hep bir umut içimizde dualar ediyoruz.Annem sürekli bana Aygül kendini hazırla ve sakın kendini kaybetme diye sürekli uyarıyor beni.Ablam görevinden dolayı görev yerinde ve çocuklar da O'nun yanında.Bense ilaçlar ve diğer işler için hastane civarlarında,anneciğimse hayat arkadaşının yanında son kez ellerini tuttu,son kez yanaklarından öptü.Doktorlar her geçen gün umudumuzu biraz daha kırsada ihtimal vermedik hiç bir zaman.Artık sona gelmişiz de haberimiz yok:((8 sene evvel bu gece annemin uyarısı ile ben,eniştem ve amcamın oğlu kaldık annemin yanında.nöbetleşe arabada uyuyoruz.abimler uyudu ben uyumaya gittim.Biraz uyumuşum abim beni sesliyor 'Aygül gel hadi' .Gidiyorum içeriye doktorlar babacığımın başında.Annem 'biraz daha dursun çekmeyin makineleri' diyor.Ben cevşen elimde onu okuyorum.Doktor bakıyor taşkınlık yapan yok herkes metanetli tamam kalsın biraz daha yanınızda diyor ve ekliyor beni göstererek 'işte sadece yapmanız gereken bu' diye.Bakmak istemiyorum son haline.Çünkü O'nu hep eski haliyle hatırlamak istiyorum.Hemen aklımıza çocuklar geliyor nasıl anlatacağız onlara diye. Ömer 3. sınıfa Sena ise 1. sınıfa başlıyacaktı.Bize göre çok küçüklerdi ama vardı Rabbimin bir bildiği.Sabah ablam çocukları alıp hastaneye geliyor.Herkes şokta.Ağlamalı mıyız ağlamamalımıyız bilmiyoruz.Çocukları üzmemek adına olgun davranmaya çalışıyoruz.Çapa'nın bahçesindeyiz amcamın damadı Ömer'e söylemiş.Ömer çaresiz bir bankta tek başına oturmuş sadece gözlerinden yaşlar damlıyor.O halini unutmam mümkün değil:(Sena bağıra bağıra ağlıyor ben babamı istiyorum diye.Bizde tık yok.Nasıl davranmalıyız çocuklar için bilmiyoruz:(((Tabi duyan herkes akın etti hastaneye.Memlekettekiler çoktan yollara düşmüşlerdi.Canım'ı morga kaldırdılar ve cenaze gününe kadar orda kalacak dendi.Yolda gelenler beklenecekti cenaze için.Biz eve döndük ama kocaman bir eksiklikle.Canımızın içi artık bizimle olmayacaktı ama biliyorduk ki Rabbimiz bizi buluşturacaktı.Ağlıyorum diyorum ki hazır değilim ablam ekliyor 'Efendimiz (S.A.V)'de babasız büyüdü.Kötü b ir şey olsa Rabbimiz Efendimiz'e vermezdi'. Biraz rahatlıyorum. Kendimi Efendimize yakın hissediyorum. Ama boşluk içindeyim . Gelenleri bile nerdeyse biz teselli ediyoruz sırf çocuklar üzülmesin diye. Belkide acıyı acı gibi yaşamalı insan . Sonra acısı daha kötü çıkıyor.
Önceleri acısı günden güne hafifler sanıyordum ama tam tersine acı günden güne perçinleniyormuş ve eksiklik her geçen gün artıyormuş. Şimdilerde burnumun direği sızlıyor hasretinden:(Evlendim düğünümü görseydi dedim . Şimdi Emin'in her hareketinde 'Ah canım babacığım Emin'i görse neler yapardı kimbilir' diyorum:( Yazacak çok şey var ama ifade etmekte zorlanıyorum. Az önce eşim,Emin ve ben kuran okuyup dua ettik Canım Babacığımıza.Diyorum ki inşallah O'un gibi güzel insan oluruz,O'na layık evlatlar oluruz.O gerçekten mükemmel bir insandı.Evlatlarına iyi bir baba,eşine iyi bir eş ve ailesine iyi bir evlattı.Diyorum ki RABBİM BABACIĞIMI EFENDİMİZ'E (S.A.V.) KOMŞU VE O'NUN SANCAĞI ALTINDA OLANLARDAN EYLE
AMİNNNNN binlerce kez amin.Ve bir daha dünyaya gelsem yine Anne ve babamın evladı olmak isterdim.

15 Ağustos 2009 Cumartesi

Mim'e Cevap.....

Sevgili Havvanurcum http://elifileyasamak.blogspot.com/ beni mimlemiş.Mutlu oldum unutulmadığıma ve hemen cevaplama yoluna koyuldum:)))


Hangi şehirde yaşıyorsun?
İstanbul da yaşıyorum.Aslında daha ufak ama yaşam için herşeyin olduğu bir şehirde yaşamak isterdim.(alışveriş merkezleri,gezme yerleri olmalı:)))

Mesleğin?

Aslında İngilizce Coğrafya mezunuyum.Ama mesleğimle ilgili staj dışında hiç çalışmadım.Bir ara babam vefat edince onun işlerini takip ettim.Sonra yine mesleğini yapmayan esnaflık yapan bir koca bulup birazda onla çalıştım.Bir süre sonra sıkılıp çocuk yapmaya karar verdim:)))Emin 2yaşına gelince doğru kreşe verip yine eşimle çalıştım.Bu sene tekrar istifa verip evde oturan bir üniversiteli oldum.Daha doğrusu bol gezen:PAnnem çok kızıyor ama boşuna mı okudun 5 sene diye.Bakalım bu sene bişiler düşünüyorum:))))inşallah uzun sürmez düşünmem:))

Blog yazmaya başlama kararını ne zaman aldın:?

Çok uzun zamandır okuyordum aslında blogları.Ne bileyim bir an esti kafama sonra hemen aklıma gelen ilk isimle bir blog açtım.O gündür bu gündür blogcu olmaya çalışıyorum.Becerebiliyor muyum bilmiyorum ama deniyorum en azından.

Ne kadar süredir blog yazıyorsun?

27 haziran 2008'den beri blogcuyum:))

Blogunu hangi sıklıkta ziyaret edersin?

Bazen müsait olsamda hiç bakmadığım zamanlar olur.Bilgisayarın kapağını açmam.Bazende iki ara bir dere her fırsatta girer bakarım.Sanırım biraz istikrarsızlık gösteriyorum bazen:)))Ruh halime göre desem yeridir.

Pc açıldığında blogunu açmak kaçıncı sıradaki iştir?

Hemen tabiki:))

Başka bir blog sayfasında görüp aldığın birşey ya da gittiğin yer oldu mu?

Oldu.Ama ne derseniz çok ta hatırlayamayacağım.Hemen her blogdan az yada çok fikir alırım.Yenilikleri denemek isterim.

Bloğunda hangi konulardan bahsetmek seni mutlu eder?

Aslında hep mutluluklardan bahsetmek istiyorum.Hatta mutsuzsam,huzursuzsam yazmak gelmez içimden.Çokda kategorisi belli değil sanırım bloğumun.Hayatımızdan kesitler denebilir.Ama kesinlikle günlük tarzında değil:)))Çünkü düzenli yazamıyorum:)

Bloglarda gördüğün diğer blog arkadaşlarını eklemekte seni cezbeden ne olur?

Yazılarında ki sıcaklık herhalde:))


Blog aracılığıyla para kazanma fikrine nasıl bakıyorsun?

Çok hırsları olan bir insan değilim galiba.Hep birşeyler var aklımda aslında ama sanırım cesarette edemiyorum.Blogları aracılığıyla bir şeyler üretip bundan para kazananlara imreniyorum tabi.Aslında eşim beni hep destekler böyle şeylerde.Benim çok güzel becerebileceğimi,değişik fikirlerim olduğunu söyler.Acaba düşünsem mi?

Blog arkadaşlarınla bir araya gelme, buluşma fikrine ne dersin

Hiç yapmadım:)))güzel olabilir.


Herkes mimlendi:PPP Tembel işi oldu sanırım:))

14 Ağustos 2009 Cuma

Sonunda Dünya İle İrtibata Karar Verdim :P

Sanırım 5 haftadır yazasım gelemedi bir türlü.Şimdi ise bir geldi pir geldi:)Nerden başlasam bilmiyorum ama en Son Makedonya civarlarına gidicem yazarım demişim:P Onun üzerine 1 kez daha Makedonya,Bulgaristan,Yunanistan yaptım geldim.Birinci gidişi anlatamadan ikinciyi anlatacağım inşallah.Temmuz 26 da Makedonya da bir düğüne katılmak için düştük yollara.Bu arada bizden evvel Alamanya'dan eşimin kardeşi,eşi ve daha annesinin karnında olan sevgili Arda gelmek için yollara düşmüştü çoktan:)Neyse Onlarla Makedonya'da buluşmaya karar verdik.Yaklaşık aynı saatlerde otelde buluştuk.Cumartesi ve pazar düğün saatine kadar eşimin müşterileri bizimle ilgilendiler sağolsunlar.Otele gidip giyinip süslendik doğru düğüne:)Metin Makedon, Rina ise Arnavut.Güzel bir arnavut düğününe katılmış olduk.Geçen senede başka bir arkadaşın düğününe katılmıştık.O daha değişikti çünkü gelin Makedon, damat ise İran'lıydı.Çok değişik iki kültür birleşip yeni bir hayat oldu:)))




Bir önceki Yunanistan,Bulgaristan,Makedonya gezimizden'de bir kaç foto aşağıda:)

Selanik Yolunda;



Selanik'te bir Türk:)




Üsküp'e giderken;



Selanik'te kurt gibi acıkıp,Üsküp'e gelir gelmez kendimizi Osmanlı Çarşısındaki Destan Köftecisine atma yolundayız:)))Emin Paşa babasının tepesinde adam hem kmlerce yol tepti birde beyfendiyi tepesinde taşıyor:))



Makedonya'ya ait Shopska salata:))Ben çok seviyorum.Aslında çok da bir ayrıcalığı yok.Domates,salatalık,peynir:))Basit ama beni mutlu ediyor.Ne kadar ufak şeylerle mutlu oluyorum dimi ama:P Bunu eşime sormak lazım sanırım:))



Çakma MADO!!!



Çakma MADO'dan erimiş bir top kakaolu dondurma yiyen muhteşem Türk;



Mustafa Paşa Camisi.Uzun zamandır restorasyon yapılmakta.



Küçük Hezarfen Üsküp'te:)))



Daha anlatacak çok şeyler var.Çat kapı gelen misafirlerimiz,Çeşme maceralarımız, Denizli'de katıldğımız düğün ve Emin'in 14 günlükken geçirdiği kalp rahatsızlığının bizi korkutan tarafları kısa bir süre sonra ayrıntılarıyla burada.