Ziyaretçlerim

24 Nisan 2009 Cuma

Malkara'dan Haber Var:)))

Valla aslında geberiyorum desem yeri.Hastayım ama havadisler çok:)))Sıpaları uyuttuk anca bende güncellem yapayım dedim.Dün gece Malkara'da ilk gecemiz olması hasebiyle biraz değişiklikler yaşadık diyebilirim.Emin okulda 23 Nisan kutlamalarından dolayı uyumayınca yol boyu uyudu.Yolada geç çıktığımız için uyandığında Malkara'ya gelmiştik:))Eeeee yolda rahat ettik ama bunun geceside var diye düşünsekde yolda rahat etmeyi tercih ettik.Ben uzun bir hafta geçirmiş olmamdan dolayı yorgun olduğum içim sevgili ablam güvenip bana arabayı veremedi.Biraz da korktu denebilir yani:)))Hızlı kullanıyormuşum:)))Neyse Malkara'ya gelince yemek faslı felan derken uyku vakti geldi ve geçti.Aliş zaten tikli uyumaz başka yerde.Sese uyanır zırta uyanır vs...Gece 2 olmuş anneanne almış eline 2 tane haşlanmış yumurta savaşa gelmiş:))Emin'in tabiriyle.Emin ve Ali yumurta kırma savaşı yapacak.Ben zıbarmaya meyilli boğazım ağrıyor,kemiklerim sızlıyor.Başladı yumurta savaşı.Tokuşturdular yumurtayı kırılınca yumurtalar bitti savaş:))Gecenin 2si dedim ya bir baktım Aliş haşlanmış yumurta yiyor.Aldımı bizi bir gülme:))Hepimiz kıkır kıkır:))Ömer her zaman ki gibi pcye yapışık:)) diğer odada.Bu arada saat ilerliyor:)Üst kattakileri düşünüp sessiz olmaya çalışsakta beceremeyip tekrar gülme krizlerine yakalandık.Bu sefer çocuklar uyusun diye aşağıdakilerin sese geleceklerini söyledik:))Ömer de yan odadan kadın sesi çıkararak 'susun be yeter artık aaaaa' demesin mi?Emin başladı ağlamaya,Aliş korktu bu sefer onlara bunun Ömer olduğunu anlatmaya çalışmakla geçti vaktimiz.Anneanne oklava getirdi içerden kadın gelirse kafasına indirilecek:))))Görev ise Ömer'e verildi evin tek erkeğine:)))Odanın kapısında nöbete atandı Emin tarafından:))))Dayı sakın uyuma tamam mı diye tembih edildi.Ama Ömer en önce uyuyanlardandı:))))




Ben ve Emin uyumuşuz sonra.Aliş,Aştül ve Sena sabah 6 ya kadar oturmuş.Emin sabah uyandı zorla geri uyuttum Aliş'i uyandırmasın diye.Neyse saat 11e geliyordu herkes kalktı.Kalktığımızda tören beklerken yağıştan dolayı törenlerin iptalini anons ettiler.Biz bağ bozumu:)))Sırf tören için kalkıp geldik buralara:))Donanımımızla. Asker kıyafetlerimiz,bayraklarımız.Tabi birde bayrak krizi yaşandı Emin ve Aliş arasında.Emin sinirlenip kendininkini yırttı.Sonra daha çok ağlamaya başladı.Hemen hızır acil anneanne yetişti ve kirtasiyeden(Emin kırtasiye demez:))Bayraklar alındı.Bu arada ben gerçekten hastayım:))

Sena Keşan'a gitmek istiyordu sürüne sürüne gittik.Tabi gezerken biraz iyileştim:))Sonra baktım çok kötüleşiyorum Keşan Devlet Hastanesine gittim.Burası ayrı komedi:))Sıpalar arabada anneanne ve Aştül'le, ben ve Sena girdik hastaneye.Acil kalabalık bir yer bulup beklememi söyledi hemşire.Doktor bey geldi sağolsun varolsun.Bir doktor görseniz perişan halde.Üstüne başına baksanız acır para verirsiniz.Ayakkabıları görseniz sanki mezbahanede çalışıyorda boş vaktindede doktorluk yapıyor gibi kötü.Neyse bana ne şikayetiniz var diye lütfetti de sordu.Boğazlarım diyebildim sadece ve sadece:))Boğaz çubuğunu bile kullanmadı iktisatlı Türk doktoru.Tamam dedi hemşireye 3 tane ilaç ismi saydı ve iğne oldum.Tam hemşire iğneyi yaptı gitti ben ağlamaklı bir vaziyette doktor perdenin arkasından cee yaparak beklememi birazdan tekrar bakacağını söyledi ama bende ağlamaktan eser kalmadı.Aldımı Senay'la beni bir gülme:)))Resmen şovmen :))))Az sonra lütfetti gelin dedi ve reçetemi yazdı sağolsun doktor bey:)))Keşanda güzel yerler var ama hava soğuktu pekde gezemedik dışarılarda.Sadece alışveriş yerlerini dolanabildik.Akşam üzeride ilaçlarımı aldım doğru eve:)))


Bu resim Keşan'a giderken.Gözlük kavgasından sonra Aliş gözlükle uyudu:))))Gözlüksüz uyumam abiiiiiiiiiii:)))




Bakalım sabahta Saros'a doğru gideceğiz.Yarınıda anlatırım uzun uzun:)))

22 Nisan 2009 Çarşamba

YoĞuM yOĞUNSUn YoğUN!!!

Özledim herkesi ve postlarınızı.Bu ara çok yoğunum.Bugün Malkara'ya 23 Nisan kutlamalarına gidiyoruz:)))Dönüştede görümcemler gelecek Denizliden.Dün babamız yurtdışına gitti.Cumartesiden beri Emin hasta.2 gündür okula göndermemiştim.Bugün kostümlerle 23 Nisan partisi yapacaklar diye yolladım oğluşumu.Dedesi Denizliden asker kıyafeti yolladıEmin'den de başka ne beklenirdi bilmem ama bu kıyafeti çok beğendi.Bahar temizliği,babamızın valizi,bizim valizler derken bayağı bir koşturmaca yaşadık.Bu arada da uzun zamandır tavan yapmış ütü sepetimi boşaltmaya azmettim ve başardım.Sonuç:Sepet dün yine yarısına kadar doldu:))Bu ne yaaaa offf ....Neyse Malkara da anneanne,teyze ve belkide dayı bizi merakla bekliyor.Siparişler verildi.Anneanneye mantı,teyzeye fısfıs şeker,spiderman sikikırı(sticer) :)),dayıya sipariş yok çünkü dayı pek ilgilenmiyor:)))Ummalı bir hazırlık yapılmış ve biz bekleniyoruz.Aldık hediyelerimizi dayıya ve teyzeye bizde.
Bu arada Emin'den küçük bir diyalog:))
Bilirsiniz biz kuruyemiş toptancısıyız.Ama eve pek kuruyemiş girmez nedense:))misafire bile ikram edilecek kuruyemiş olmaz:))
Sena teyzemiz antep fıstığını çok sever diye ona antep fıstığı ayarlamıştık.Yatağın üzerinede hazırla hazırladım unutmayayım diye.Bir yandan yandan hazırlanıyoruz bir yandan temizlik.Emin bulmuş antep fıstığı torbasını eline.Bende ciyaklıyorum bırak onu dökücen yerlere diye:)))Bilirim ki bizim ki yemez öyle şeyler.
Emin:Anne bu nereye gidecek?
Ben: Oğlum Sena'ya götürcez.
Emin:Anne bende çok severim.Okulda yiyoruz.
Ben:Tamam oğlum Sena ile yersin Malkarada.
Emin:Anne ne olur lütfen bir tane yiyim bari dayanamıcam Malkaraya kadar.Çok canım çekti.:)))))Evede getirsenize anne diyor bir yandan da.
Nasıl yalvarıyor.Bense vicdan azabı çekiyorum.Oğlum severmişte biz yedirmez mişiz ona:))Hemen dükkan arandı ve eve antep fıstığı istendi.Akşama antepfıstığımız gelmişti:)))
Bir kerede sokakta birinden soslu cips fıstık istemişti:))))
Nedenir 'Terzi Kendi Söküğünü Dikemezmiş':))))))))))))))
Sevgiyle kalın.Beni özleyin:))))))

15 Nisan 2009 Çarşamba

Geçen Haftanın Geçmiş Özeti:)))

Eskiden pc bozuk diye güncelleme yapmadığımı bahane olarak gösterirken şimdi ne bahane bulucam bilmiyorum:)Sanırım tembellik:)))
Geçen hafta Emin'e yüz boyası aldık.Aldık almasına ama başımıza da iş açtık.Kendi başına yapmak istemeler,bizide boyamak istemeler,uygunsuz vakitlerde yüz boyamak için tutturmalar bizi oldukça yordu.Yine benim işimin olduğu bir zamanda baba devreye girerek Emin'in isteği yerine getirildi:)Ben zaten boyama özürlüyüm güç bela bir şeyler çıkıyor ortaya.Babamızda bu aralar askerlere kafayı takan Emin'e komando boyaması yaptı:))))Tabi sonrada Emin babayı boyadı:)O resmi eklemicem tabikiiii:))



Cumartesi günümüz vardı yine:))Öğlen çocukları yine tiyatroya götürdükten sonra güne geçtik.Oyunun adı Heidi.Pinto pek formunda olmadığı için pek malzeme çıkmadı:)))Bu hafta Pintodaydık.Güzel ikramlar vardı ama ben evden götürdüğüm çorbamı,karalahana kavurmamı yedim:))Günümüze ek olarak oturduğumuz odada çocukların kilitle oynaması sonucu kilitli kaldık:)))Pinto bizden panik.Tabi biz çocukluyuz ya bu konuda tecrübemiz var:))En azından benim tecrübem var.2 sefer Emin'le kilitli oda maceramız var.Neyse odada buluna bıçak,çatal gibi bilimum aletlerle kapıyı açtık.

Tiyatrodan bir sahne.



Pazar günü havanın soğuk olmasına aldırmadan Emirgan'a kahvaltıya gittik.3 aile beraberdik.Zerzevatlarımızı evden götürdük.Sabah erken gitmeyi planlıyorduk ama eşlerin işlerinin olmasından dolayı kahvaltımız öğlen saatini buldu.

Poz vermeyi pek sevmesede 'Emin internete koyucam 'diyince hemen poz veriyor:)))Kanında var bu çocuğun.Reklamda oynamayı sevmemişti ama sanırım bundan sonra sevecek:))



Babasının çiftliği sanki:))



Dört dönüm bostan yan gel Osman:)))



Nasıl poz vereceğini bilemezken:)



Ne desem ki artık:))Yorumsuzzzzz...



Ve dün akşam en nihayetinde gözlerimizi şaşı olmaktan kurtardık:))Kuaförden bir görüntü:))



Bu resimde son halimiz:))

9 Nisan 2009 Perşembe

Bay Bilmişin Bilmişlikleri:)))


Akşam yemeği için Emin'in çok sevdiği top köftelerden yaptım.Birde Türk bayraklı kürdanlardan taktım.Yanına mısırda istedi.Olur dedim.
Emin'e soruyorum Emin içecek ayran vereyim mi?
Emin:İstemem anne.
Ben:Eeee o zaman portakal sıkayım.
Emin:istemiyorum anneeee.
Ben:Oğlum kuru kuru nasıl yiyeceksin?(ben yiyemem ya kuru kuru:)))
Emin:Anne merak etme bişey olmaz.Ağzımızda TÜKÜRÜK BEZLERİ VAR ONLAR YEMEKLERİ ISLATIR:))))))

Köfteler sıcak oluncada yiyemedi.Diyor ki anne yemeğe üflememliyiz.Çünkü ağzımızdaki mikroplar içine kaçar.Kaşıkla soğutmalıyız:))))))

Offfff oğlum yaaaa biz sana ne diyelim.Akıllısın vesselam:))

Sabah Konuşması....

Emin'le kapıdayız okula çıkıyoruz.Eğilmiş ayakkabısını giydiriyorum.
Emin soruyor:Anne neden senin kafanda çok iğne var?(topu topu 2 tane)
Ben: Başörtüm kaymasın diye oğlum.
Emin:Kayarsa ne olur anne?
Ben:Bozulur ve kötü görünür annecim.
Emin:Birde başkaları saçını ÖPER dimi anne:)))))
Ben:Hıkkkk başladım gülmeye:)))
Nerden buluyor böyle şeyleri bo çocuk yaaaaa:)))Daha çok şeyler söylüyor ama aklımda kalmıyor.

8 Nisan 2009 Çarşamba

Saf Nedir?


Sena Nur,Emin ve Ömer Faruk birgün konuşuyorlar.Birisi birisine SAF diyor.Sonra Emin'e soruyorlar Emin SAF ne demektir? Emin'in cevabı 'Kafasının Dönmesidir':)))))
Bir şeyede bilmem demez hiç.İlla bir cevabı vardır benim oğluşumun.

Bu aralar babamız eve çok geç geliyor.Eeee doğal olarak Emin Paşa babayla vakit geçiremeyince mutsuz.Dün okuldan babası aldı ve yemek yediler beraber.Sonra baba işe tekrar dönmek zorunda kalınca Emin yıktı ortalığı.Bende biraz dolaşalım diye bir alışveriş merkezine götürdüm Onu.Ordan bir oyuncak aldık.Tabi bu yetmedi beyfendiye.İlla alınan oyuncakla babayla beraber oynanacak.Babada yıne geç gelince Emin babasını görmeden uyudu.Tabi ağlaya zırlaya:(Gece 2 uyandı su istedi,wc ye gittik.Naz yapmaya başladı kulağım ağrıyo felan dedi.Biraz nazlattım yatırdım.Yine olmadı.Hadi gel yanımızda uyu dedim.İlla babayla ikimizin arasında ikimize sarılacak:))Neyse bu arada dön sağa dön sola uyuyamadı beyfendi.Ben biliyorum derdini.Yeni alınan oyuncak babaya gösterilmedi ve beraber oynanmadı:)))Sonuç:Baba uyandırldı,gece biraz oynandı,anne sen git yat istersen dendi(ben hadi uyuyalım diyorum ya).Muradına erdi ve uzun bir aradan sonra uyumaya yatağa gelindi.Bu sefer uykusu kaçtığı için tekrar dönmeye başladı.Olmadı ayağına masaj yapıldı,sırtı kaşındı,öpüldü,koklandı,seni seviyorumlar söylendi:))))En son ben uyumuşum tekrar beni uyandırıyo 'anne ben yatağıma gidiyorum çünkü babam HORLUYOR:))))İyi oğlum hadi yat diyince geri yanıma geldi yattı.Bende iki yastık sallama hareketiyle babayı susturdum:))))Sabah zor kalkan bir ev halkı yinede okula ve işe gitmesi gerekenler gitti:))))

7 Nisan 2009 Salı

Emin'den Hediye:)))



Kutlu Doğum Ayına özel hediye yolluyor benim oğluşum:))))

Smart Blogger Ödülü:))

Daha çok yeni tanıştığım sevgili Yeliz beni bu ödüle layık görmüş. www.canims.blogspot.com
Dünyalar tatlısı oğlu İlyas'ı görmeniz lazım:))
Gerçekten çok memnun oldum.Övgüler için tekrardan çok teşekkür ederim Yelizcim:))



1.Ödülü veren kişinin linkini yayınlamak


2-Ödülü verdiğin kişilere haber vermek.

3-Bu ödüle layık gördüğün blogger arkadaşlarının linkini vermek

Sevgili Ayşe http://ardaverda.blogspot.com/
Sevgili http://www.hafiftarif.com
Sevgili Şeymacım http://seymamirzahan.blogspot.com/
Svgili Tinişim http://tini-mini.blogspot.com/
Sevgili Havvacım http://elifileyasamak.blogspot.com/
Sevgili http://semaver1.blogspot.com/

6 Nisan 2009 Pazartesi

Jokey Emin :)

Hafta sonu gezdik bol bol.Cuma günü okul çıkışı Emin'in sınıf arkadaşları ikizler Dua,Enes ve anneleri bize geldiler.Akşam geç vakte kadar oturduk.Çocuklar oynadı doya doya:))

Cumartesi ise daha önce gidip bilet bulamayıp bağ bozumu olarak geri döndüğümüz Halkalı Kültür merkezine çocuk oyununa gittik.Maalesef oyun biletleri önceden satılmıyor ve rezervasyon yapılamıyor.Sanki hakkında ayet var.Satın şu biletleri önceden.Sabah 9 da çoluk çoçuk gidilecek bilet alınacak ya oyun saati saat 12:00'a kadar çoluk çocuk sokaklarda telef olunacak,ya da eve tekrar dönülecek oyun saati gelince tekrar giyinip kuşanıp gidilecek.Ne saçma bir uygulama anlamadım ama ilgili yerlere şikayetimi bildireceğim.Neyse bu cumartesi baba görevlendirildi ve sabah erkenden biletler alındı çok şükür:))))Aliş,Emin,Aştül ve ben gittik oyuna.Oyunun adı 'Petman Pet Şişeler Prensi'.Çevreyi korumaya yönelik fena olmayan bir oyundu.Cümbür cemaat eğlendik.

Pazar ise evde kahvaltımızı yapıp dışarı attık kendimizi.Rumeli Hisarına gitmeye karar verdik Emin merak ediyordu.Trafik çok gibi gelince Anadolu yakasına geçmeye karar verdik.Dönerken İstinyede Binicilik Tesislerinde Emin'i ata bindirmek istedik.Aslında uzun zamandır istediğim bir şeydi ama kış geldi felan ihmal ettik.Emin çok eğlendi ve çok memnun oldu.Binmez mi diye düşünüyordum aslında ama Oğluşum beni yanılttı:))Karşya geçince Anadolu Hisarına gitttik.Orasıda yazın açılıyormuş kalenin tepesine çıkamadık.Benim yemek saatim gelince Beykoz Belediye Tesislerinde yemek yedik.Biliyorsunuz uzun zamandır diyete alışma sancıları çekiyordum.Diyetisyene başladım yaklaşık 2 aydır.Tam olarak alışmam 1 ayı geçti.Neyseki artık nefsimi kontrol edebiliyorum:)))Bugün diyetisyendeydim sonuç başarılı:))))Neyse gelelim gezinin devamına.Yemekten sonra ailecek görüştüğümüz arkadaşlarla buluştuk.Modaya gittik.Biraz sahilde oturup çay içtik.Akşam yemeği saati gelince ben yine homurdanmaya başladım tabi her zaman ki gibi.Çünkü saatlerim değerli:)))Akşam yemeğinide hep beraber yedik ve akşam çok geç döndük eve.

Zayıflıyorum ya havalardayım :)))Aklımca kendimden daha kilolu birini seçip eşime soruyorum:)))'Canım ya ben bu kadından şişman mıyım?'
Eşim: Yok canım sen zayıfsın diyor.
Bende şımarıyorum:))
Sonra eşim benden daha zayıf birini gösterip 'Hayatım neden böyle biriyle kıyaslamıyorsun diye dalga geçiyor benle:))))Bende hık mık diyip gülüşüyoruz:))Kim uyanık anlamadım ama sanırım ben değilim:)))

Sanki kırk yıllık binici:))



Nasılda şımarıyor:)))





Beykoz Belediye Tesisleri'in Bahçesinde poz veren aşkım:))



Öğle yemeği yerken Emin:))





Canım oğlum Rabbim iyiki seni bana vermiş.Ve hastalığından sonra iyiki tekrar seni bana bağışlamış.Seni çok seviyorum:))

4 Nisan 2009 Cumartesi

Aliş 2 Yaşında:)))

Geçen hafta cumartesi Aliş'imin doğumgünüydü.Yaklaşık 2 sene 7 ay evvel teyze olacağımı duyduğumda çok heyecanlanmıştım.Hele doğduğu anda neler hissettim bilemzsiniz:)Canımın içi biriciğim sayesinde 'TEYZE' sıfatına nail oldum.O'nu gerçekten çok seviyorum ve görmediğimde özlüyorum.Anneannne,çıtır teyze ve Agamız da (dayımız) burdaydılar.Güzel bir doğum günü oldu.Biriciğim Nice Hayırlı Güzel Bir Ömür Yaşarsın İnşallah Tüm Ailenle ve tabiki Bizimle Beraber:))))

Papyonda pek yakışmış Minişime:))



Burda da Emin'le beraber pastayı paylaşamıyorlar.Pasta siparişi sırasında annesi gösteriyordu bak bunu yaptırcam sana diye.Aliş'de 'ben ittemiyommm Emin'in olsun diyordu:))Şimdiyse Emin'e elletmek bile istemedi:))



Canım oğluşum Emin:))) kara kara düşünüyor nasıl pastayı halletsem diye:)))Bir ara Igglepiggle'ın kolunun birini yürütmüş:)))



Agamız Ömer Faruk,Aliş,Emin ve gecenın onur konuğu Palyaçomuz:)))






2 yaşın anlam ve önemine binaen '2 Kurabiyeler'



Balık tartoletlerimiz:)))



Gecenin sonunda yorgun Aliş ve minik teyzemiz Sena:))