Ziyaretçlerim

30 Ocak 2009 Cuma

Kızım Sen Görmemiş misin?:))

Annemler İstanbul'da demiş miydim bilmiyorum ama bu postumda sevgili anneciği
mden bahsetmek istiyorum.Çok uzatmadan konuya girmeliyim.Çünkü yarın ablama misafir gelecek ve annem kahve içene kadar izin verdi bana:)))Gelip gidip AYGÜL ÇABUK İÇ diye söyleniyor:)))Bende umursamaz şekilde postuma devam etmekteyim:))
Geçen gün resim makinemdeki fotoğraflara bakıyoruz.Hepsi bir yandan söyleniyor.Kardeşim Ömer aaaaaaaa bloğundaki resimleri sen mi çekiyordun abla?Bende başka yerden alıyorsun sanıyordum diyor.Ne güzel çekiyorsun diye de bir yandan beni överken annem başladı Kız Sen Deli misin Nesin Ne Öyle GÖRMEMİŞ GİBİ:)))) yediklerinin resmini çekiyorsun diye giri veriyor muhabbetin ortasına:)))Aldı mı bizi bir gülme:)))Neyse devamı daha sonra ben şimdi içeri gitmek zorundayım:)))annem kızmasın:))))muhaaaaaaaaaa

22 Ocak 2009 Perşembe

Felekten 1 Gün....

Çoookkkk uzun zamandır eşimle başbaşa biryerlere gitmemiştik.Nerdeyse Emin doğduğundan beri:)yani yaklaşık 3.5 senedir.Kayınpederlerimin burda olmasını fırsat bilerek pazar günü bıraktık Emin'i onlara çıktık dışarı.Ben Ortaköy'ü çok severim oldum olası.Eskiden hemen hemen her hafta sonu giderdik desem yeri.Yazın yine gidiyoruz aslında Emin'le beraber.Şimdilerde havalar çok soğuk olduğu için uzun zamandır gidemediğimiz Ortaköy'ü tercih ettik gezmek için.Ama garip olan birşeyler vardı.Arabayı park edip indiğimizde ellerim bomboş,kafam bomboş sanki elimde bir poşetim felan vardı da bir yerlerde unuttum gibi.Her zaman çekelediğim,üzerini üşümesin diye sıkı sıkı giydirmeye uğraştığım,bazen dur ! diye bağırdığım Biricik evladımız Emin yanımızda yoktu.İnanın o kadar büyük bir boşlukki anlatamam.Bu güne kadar nerdeyse hiç Emin'i bırakıp keyif için bir yere gitmemiştim.Eee benim çenem durur mu?Başladım söylenmeye eşime keşke Emin'de gelseydi hava çok güzelmiş,offff pufff v.s....Eşim başladı bu sefer sen kaşınıyorsun sanırım.Hem Emin'den sıkılırsın itiş kakış hemde şimdi yanımızda olsaydı diyorsun diye:))Evet gerçekten Onsuz hayat çok boş sanki.Rabbim kimseye evladının yokluğunu göstermesin inşallah.




Önce öğlen namazımız için Ortaköy Camine gittik.





Sonra acıkan karınlarımızı doyurmak için Kumpir mi yoksa eni konu yemek mi arasında gidip geldikten sonra Ortaköy Şazeli'de yemek yemeye karar verdik.O küçük ama sıcak ortamında yemeklerimizi yedik.Eşim Şazeli Special,bense Yoğurtlu Kebap tercih ettim salata eşliğinde.

Yoğurtlu Kebap;


Şazeli Special;


Tatlıyı orda yemektense benim çok sevdiğim waffle yemek için ayrıldık Şazeli'den.Tam çıktığımızda eşimin bir arkadaşına rastladık.Onlarla beraber bir yerde oturup çay içip muhabbet etttik.Eşimin arkadaşının eşinden pek hoşlanmasamda oturduk işte:)ne bileyim ben hoşlanmadım işte kadından.Sonra ikindi namazlarımızıda camide kılıp Mado'da waffle yemeye gittik.Yanlız Ortaköy'de Mado 2 tane var daha önce gittiğimiz denize yakın kısımdaki Madoya gittik önce ve hemen geri çıktık.Çünkü bir sürü asma katlar yapmışlar ve itiş kakış,bunaltıcı,daracık.Sonra az daha içerde ki Mado'ya gittik.Ferah alanı ve huzurlu koltuklarıyla gililebilecek bir mekan.Ve asıl terası var dı ki görmeniz lazım manzarayı.Ama soğuk olduğu için çıkmadık.Kurulduk rahat koltuklara Waffle'larımızı sipariş verdik.Çok mükemmeldi tatları:)))Hala canım çekiyor.Sonra birde arkasından keyif cappucinosu.Değmeyin keyfimize:)))



Öyle hemen burda bitmedi tabi günümüz.Akşam namazımızıda Levent'te bir camide kıldıktan sonra uzun zamandır Metrocity'ye gitmek isteyen ben ve benim herşeyime peki diyen bir kocayla birlikte gittik Metrocity'e.Emin için mothercare'den aldığım eldiveni değiştirmek için hemde indirime giren ve diğer mağazalardan topaladıklarımla yetinemediğim ve aklımda kalan 012 benettona uğramak için gittiğim alışveriş maceram hüsranla sonuçlandı.Çünkü sadece atkı,eldiven ve kulağını korusun diye bant,birde Ali'ye tişört aldım.Ve hala aklımda kalan ürünler var bulamadığım.Her ne kadar Emin için deli gibi gelecek kış ve bu mevsim için alışveriş yapmış olsamda yetmedi:))))).Neyse sonra çıktık mecburen.İkea'ya gidip Emin için ihtiyacımız olan masa sandalye yi aldık.
Uzun zamandır uğramak istediğim ama bir türlü fırsat bulamadığım tüp bebek tedavisinin ardından bebek bekleyen ailecek görüştüğümüz bir arkadaşımıza uğradık hazır Emin yokken.Kadın yatıyor Emin kudurmasın diye Eminsiz gitmeyi tercih ettik.Sonrada başka bir alıoşveriş merkezine uğrayıp kurutemizleme ve ayakkabı tamircisine uğrayıp akşam 22:30 gibi evin yolunu bulduk.Aslında sinemayada gidecektik.Ama ertesi gün Emin'in okulu olduğu için geçte olsa döndük:))
Burdan eşime teşekkür ediyorum bu güzel gün için:))))Ve tekrarını diliyorum:))))

16 Ocak 2009 Cuma

Misafirlerim var...

Misafirlerim olduğu için pek ilgilenemiyorum.Emin'in babannesi ve dedei geldi.Hep beraber işe gelip haldır haldır eve gidioruz en kısa zamanda yeni postlarla burdayım şekerler:)))

12 Ocak 2009 Pazartesi

Ben Bir Küçük Kara Balığım....

Emin'in okulunun yolladığı tiyatro listesinde bulunan ve daha sonra bir kaç blog da da tavsiye edilen 'Küçük Kara Balık' adlı çocuk oyununa gittik.Oyun İran'lı Samed Behrengi'nin 'Küçük Kara Balık' adlı öyküsünden yorumlamış.Biz sülalecek çok beğendik.Oyunun kostümleri,müzikleri çok eğlenceliydi.Emin ve Ali Esad çok keyif aldı.Oyun Küçük Kara Balığın macera dolu öyküsünü anlatıyor.Hayatta yılmamak gerektiğini ve zor olanı başarmanın en değerli şey olduğunu vurgulayan oyun görülmeye değer.Oyun Prpfilo Alışveriş Merkezinde cumartesi ve pazar 11:15 de başlayıp 12:15 de son buluyor.Biletler ücretsiz.Sadece gitmeden evvel rezervasyon yaptırmanız gerekmekte.Cumartesi dolu diye bize pazar randevu verdiler ama salon oldukça boştu.Yani pat diye de gidile bilir diye düşünüyorum:)gidecek olan herkes eşimdiden iyi eğlenceler.
Şimdi sırada Devlet tiyatrolarında ki çocuk oyunları var.Bunlar hakkında da en kısa zamanda bilgi burada yayınlanacaktır:))
Birde Emin için Tübitak yayınlarından çok güzel kitaplar aldık.Baskı kalitesi,içeriği,ve uygun fiyatlarıyla herkese tavsiye ederim.Fiyatları 3,5-4-5 tl arası değişiyor.Aynı kitapların ciltli olanları da var fiyatı 10 tl.Ama bence hiç gerek yok.Kalite aynı.Herkese tavsiye ediyorum.Ayrıca Meraklı Minik adlı 3-6 yaşa yönelik bir dergisi de var.En kısa zamanda abone olucaz.Fakat sitesindeki haberlere göre dergiyi şu an e-dergi aboneliği şeklinde yada bayilerden temin edebilirmişiz.
http://www.tubitak.gov.tr/merakliminik/
Aldığımız kitaplardan bir kaçının resmini Tübitağın sayfasından ekledim sizler için,





Anne Evimize O Çocuklardan Alalım mı?:(

Aslında günlerdir Gazze ile ilgili yazmak istiyorum ama bir türlü elim gitmiyor. Nasıl başlayacağımı, neler yazacağımı ve hislerimi nasıl toparlayacağımı bilemediğimden başına geçemedim.Şimdi biliyor musun nasıl ve neler yazcağını derseniz inanın yine bilmiyorum.Ama bizim evde konuşulan konuların başında Filistin olduğu için bir kısmını aktarmak istedim.O beyaz kefene sarılmış minik bedenleri görmeye yürek dayanmıyor.Gazeteler ve televizyonlar boy boy O minik ama cansız bedenleri gösterdiğinde her yanıma ağrılar giriyor.Bakmaya bile kıyılmayan evlatlar dona kalmış babaların kucaklarında defnedilecekleri yere götürülüyorlar.İnanın buna yürek dayanmıyor.Analar,babalar,eşler,çocuklar çaresiz..Biz sürekli haberlere kulak kesilip bir yandan da göz yaşlarımızı tutamazken ister istemez Emin de bu konulara dahil oldu.Emin'in bu konuda ki olgunluğuna hayran kaldım diyebilirim.Emin normalde bomba,silah,mermi meselelerine bayılırken ve öyle filmleri izlemeye hevesliyken,hatta eskaza bir polisiye filmi izlerken gözlerinin içi parlar ve polislere,askerlere hayran kalır.Ama beni ve eşimi şaşırtan haberlerde bombaları izlerken yüzünde gayet ciddi ve üzgün bir ifade belirdi.Ve normalde bir filmde izlemek istediği ve zevk aldığı bomba,silah,mermi karelerin bu defa gerçekten üzüntü içinde ve hayretle izledi.Ve üzüntüsünü dile getirdi.Arabada veya evde haber açıksa 'anne değiştirme ben haber dinleyeceğim' diyor.Ve başlıyor 'anne yine israil mi? saldırı mı dedi anne? çocuklar ölmüş anne dimi? pür dikkat izliyor ve dinliyor. Ve 'anne ordaki çocuklardan bizde evimize alalım diyor'
Bu esnada eşim ve ben hemen başlıyoruz 'annecim bizim herşeyimiz var çok şükretmemiz lazım,dua etmemiz lazım. Emin ekliyor anneciğim düşmanlar şükretmez dimi Allah'a.Ve arkasından başlıyoruz. Emin minik ellerini kaldırıyor göğe Allah'ım Filistinli kardeşlerimizin yardımcısı ol.İsrail'in planlarını kendi başına çevir.Oradaki müslüman çocukları da koru Allah'ım:(((hep beraber DUA ediiyoruz ve AMİNNNNNNNN diyoruz.Evet verdiğmiz üç beş kuruştan ziyade gerçekten dua etmek çok önemli.Çocuklarımızdaki bu merhamet duygusunu muhafaza etmek için elimizden geleni yapmalıyız diye düşünüyorum.Peki Emin 3 yaşında ve bu kadar çok şeyi düşünüp dile getirebiliyor da Tüm Dünya neden düşünemiyor ve göremiyor bu vahşeti?Gerçekten ister müslüman ,ister hıristiyan,ister hindu,ister başka din olsun bu vahşete razı geline bilir mi?Ben şahsım adına masum hiç kimsenin başına böyle birşey geldiğinde OHHHH olsun diyemem:((Dua ile......

7 Ocak 2009 Çarşamba

Hiç Bekleme Şermin Göremeyeceksin Kurabiyeyi:((

Dün akşam uzun zamandır istediğim ve sevgili ŞEKER PASTA'dan aldğım royal icing ve kurabiye tarifini denedim.Sonuç HÜSRAN:((
Çok moralim bozuk yaaa:((Kurabiyelerin bazı tarafları daha fazla kızardı,oklavam kayıp olduğu için kalınlıklar eşit olmadı.Royal icing hazırladım.Kurabiyelerin üzerinden aktı gitti.Biraz daha pudra şekeri ekledim yine de beceremedim.Aldığım uçlar sanırım büyük geldi.Kısacası olmadı:( Sanırım en acilinden Şeker Pasta BANU'ya uğramam gerek.Banucum başarısız öğrenciden sevgiler.
Akşam tam ben bir yandan Emin'le cebelleşip bir yandan oklava yerine streç folyonun rulosuyla hamur açmaya çalışırken(ablam A oklavamı dolabın arkasına düşürmüştü sağolsun) Şermin aradı.Ve benim gerçekten çok maharetli olduğumu zannedip 'oooooooooo sen işi ilerletmişsin' dedi.Bloğumdan bakacağını söyledin Şermincim ama üzgün ve de süzgünüm:))Şeker pastadan bir resim mi yürütsem acaba:))))

5 Ocak 2009 Pazartesi

Küçüklere Küçük Sorular:)))))

2 Hafta önce cuma günü Emin'in okulunda toplantı, bir nevi veli tanışması vardı.Hemen hemen bütün çocukların velisi oradaydı.Gerçekten Emin'in sınıfı çok hoş çocuklardan oluşan bir sınıf.Ve bir o kadar velilerde hoş,e bende tabiii:)).Tüm veliler popüler Emin'in annesini tanımak istediler.Herkes soruyor Emin'in annesi kim:))))İyimi kötümü bilmem ama en azından yaramazlık yapmadığı için şanslıyım.Ya deselerdi Çocuğumun kafasına vuran Emin,kolunu ıssıran Emin kim diye:)))Allahtan sınıfta çok uyumluda şirinliklerini gördükleri için soruyorlardı.
Neyse tanışma faslından sonra sıra okul pedegoğunun ve sınıf öğretmeninin çocuklara sordukları ve neticesinde aldıkları cevapların bize aktarılmasına geldi.Ve hepsi çok şeker cevaplar vermişler.İnanın hepimiz yerlere yattık gülmekten.Aklımda kalan bazıları;

P:Issız bir adaya giderken yanına ne almak istersin?
Emin: YILAN!!!!Herkes korksun diye:)))
Bakşa bir çocuk:POŞET!!!!! Çünkü poşete sandalye koyarım,giderim giderim sonrada yorulunca postten çıkarıp otururum.:)))))

P:Annen ne iş yapar?(Ki çoğunluğu çalışan ve kariyer sahibi hanımlar)
Emin: FINDIK satar:)))hehe tam isabetci bizim evlat:)))
Başka bir çocuk: YEMEK:))))(ÇOĞUNLUK YEMEK VE TEMİZLİK DEMİŞ.:)))))
Bir diğeri: HİÇBİRŞEY:)))(BU EN ACISIYDI BİR ANNE İÇİN:))
Öğretmen sormuş:İsimlerimiz olmasaydı ne olurdu?
Emin:Eeeeee..Gel.Şişştt derdik.Baba gel,anne gel derdik.

Aslında daha çok sorular ve komik cevaplar vardı ama aklıma gelmiyor.