Ziyaretçlerim

30 Aralık 2008 Salı

Emin'in 2 Katlı Otobüs Macerası...




Daha önce bahsetmiştim arabamıza çarptıkları için 1 hafta kadar arabasız kaldım.İş yerinden araba takviyesi aldıysamda 2 gün arabasız dolanmak zorunda kaldık.Emin otobüsleri çok merak ediyordu. Hazır bunu fırsat bilerek bir gün okul dönüşü Emin'in en çok merak ettiği 2 katlı otobüse bindik. Mesafe çok uzun olmamasına rağmen hemen
2. kata çıktık en ön boşmuş hemen kurulduk tabi.Aman bizde bir çene bir çene sormayın millete fenalık geldi.İyiki Başakşehir-Bakırköy gitmedik.Atarlardı bizi aşağı valla.Zaten milletin iş,okul dönüşü kafası dönmüş.Emin çok mutlu oldu ama siz gelin beni görün sanki çocuğuna dünyanın en güzeel imkanını sunmuş anne edasıyla ağzım kulaklarmda.Ne varsa altı üstü otobüs.Hemen fotoğraf makinesi çıktı çantadan flaşlar patladı:))Sanki otobüs firmasının feklam filmi:)))Ben gerçekten bazen manyaklaşıyorum yaaaa:)))Neyse hayırla geldik ineceğimiz durağa da millet kurtuldu.Emin'in izlenimeri:Anne otobüse binmek çok güzel hep otobüsle gidelim:)))Tabi soğuklarda bir tarafı donmadı da keyifli geldi otobüs.Hergün bince ne diyecek merak ediyorum:))

Geçen Hafta Yurtdışından Gelen Misafirlerim:)))

Geçen hafta eşimin yurt dışından iş için gittiğinde tanıştığı bir grubu evimizde misafir ettik.Birazı vejeteryan olan gruba hazırlanırken çok zorlandım.Çünkü ben yurtdışına gittiğimde gerçekten yemek konusunda çok zorlanıyorum.Biz kendilerini çok sevdik umarım onlarda bizden memnun kalmışlardır.Emin sanırım dillerini anlamadığı için pek hoşlanmadı:)Ama öğreniyor oğlum okulda.Geçen gün 'My name is Emin' dedi

Bir kaç görüntü:





Vejeteryan olanlar menüden en çok fellah köfteyi,salataları,zeytinyağlıları beğendi.Diğerleri sanırım hepsini beğendi

29 Aralık 2008 Pazartesi

VAKKO'DA EŞARPLAR 17 YTL:))

Geçen gün rüyamda bir alışveriş merkezindeyim.Tam kapanma vaktine yakın Vakko'ya bakıyorum.Bir eşarp beğeniyorum 49 ytl ama valvar yakar zorla satın alıyorum.Ve daha sonra tekrar bakınırken birde bakıyorum harika eşarplar 17 ytl.Ay görceksiniz beni tezgahtarlara nasıl yalvarıyorum.Ne olur bir kaç tane alayım,ben çalışıyorum bir daha gelemem,çocuğuda başkasına bıraktım vs....Adamlar Nuh diyor peygamber demiyor.En sevdiğim arkadaşım Berrin'i görüyorum ve eşarp alıcam diye kızın suratına bakmıyorum.Ayyyy mal sevdası böyle mi yapar insanı?Sonuç alamadım 17 ytl'lik eşarplardan.sadece 49 ytl'lik bir eşarpla döndüm eve:)))Aç tavuk kendini darı ambarında görürmüş diye buna denir sanırım:))))Ne olacak benim bu halim.Kriz var diye tasarrufa geçtik ya alış veriş yok benim başıma vurdu sanırım:)))bir an evvel düzelsin kriz lütfen:)))

26 Aralık 2008 Cuma

Kıx şaşkın :)))

Uyuşuk muyum ,Depresyonda mıyım Neyim Ben YAAAAAA....

Şu bayramdan sonra yine bana bir haller oldu.Ay kendime sinir olmaya başladım yala.İstediklerimi, planladıklarımı yapamaz duruma geldim. Her yer her yerde ben yatakta,koltukta,orda burda.Ne oldu bana yaaaaa anlamadım.Bir halsizlik, bir bıkkınlık,bir salaklık üzerinize afiyet.Bir insan hergün yataktan yorgun,her yeri ağrıyarak mı kalkar ya?Sabah sürüne sürüne yataktan çıkıp sürüne sürüne hazırlanıp, sürüne sürüne evden çıkan birinden ne hayır gelir siz düşünün artık.Akşam da eve atıyorum kendimi apar topar Emin'i doyurup koltuğa uzanıyorum biraz uzanış o uzanış. Ev darmadağın sinirimi bozuyor.Arada bir güç toplayıp kalkıyorum biraz bişeyler toparlayıp geri atıyorum kendimi koltuğa:))ay ben salaklaştım galiba.Kırgınlık var tüm vücudum da.Ama gecede uyumak bilmiyorum.Salak salak tv'de ne varsa izliyorum.Ama kendime gelme zamanı geldi de geçiyor bile. Toparlanmalıyım.Her zaman eve girer girmez Eminle oynardık biraz vakit geçirirdik ama zavallım bu ara hep kendi başına oynuyor.Babası gelincede babasıyla sarıyor makarayı.Onunla bir güzel oynuyorlar bana dokunmadan:))Gerçekten bana bile sıkıntı geldi bu halimden.Pazar günü yattım kaça kadar.Eeee cuma ve cumartesi gezdim ya yoruldum:))Sonrada eşime söyleniyorum hiç bir yere gitmiyoruz artık diye.Adam ne yapsın be bana?En kısa zamanda toparlanacağım inşallah:))))

23 Aralık 2008 Salı

Hafta Sonu Gezmelerinden Yüreklerde Kalanlar:)))

Cuma akşamı sevgili Olsada Yesek Hansa'ya giseceğimizden bahsetmiştim. Evet Hansa yine çok güzel şeyler yapmıştı.Zaten kendi sayfasında da güzel güzel tarifleri vermiş.www.olsadayesek.blogspot.com
O kadar güzeldi ki yemekler ve muhabbet ancak gece 3 de kalkabildik.Verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz:))) .Gerçekten uzun zamandır kendi kovuğumuzda yaşamaktan sıkılmışız.Ailecek iyi geldi bu sohbetler ve yemekler :)))Ruhumuzu ve karnımızı doyurduğu için Hansa'ya,eşi E Bey'e ve biricik kızları Esmoş'a teşekkürü bir borç biliriz.
Hansa'nın sofrasından bir kaç resim.(yemeğe dalıp bazı yemekleri çekememişim:))))






Cumarteside bütün kızlar toplandık Şermin'e gittik.Gerçekten özlemişim herkesi.Müjgan,Ayşegül,Nuran,Sedef,Ben ve Şermin iyice kaynattk.Sevgili arkadaşım Şermin çok güzel mamalar hazırlamış ama çocukların hengamesinden ve kendi hengamemizden resim çekmeyi unutmuşuz.En son herkes ayrlırken ancak bir foto çekebildik.Onuda maalesef içinde bütün kızlar olduğu için yayınlayamıyorum.
Şermin'in sofrasında
*mantı
*pizza
*börek
*salata
*elma tatlısı
*tırtıl kurabiye vardı.Hepsi çok güzeldi.Öyle tarif felan verecek değilim boşuna beklemeyin:))sadece yedik.Tarif sormadık.:)))
En kısa zamanda tekrar toplanmaya karar verdik.Arayı açmadan kaynatacak çok şey biriktirmeden görüşmek lazım dimi:))))

Pazartesi de ben misafir ağırladım.:))Bunuda en kısa zamanda eklicem.Resimli hemde:)))

19 Aralık 2008 Cuma

Stand-up Gibi Minibüs:))

Geçen cumartesi gece avanağın biri park halinde duran arabamı haşat etti.Eşimde burda yoktu neyse ki annem bizdeydi de hallettik.Ben gece gece adama bişey dememişim adam salak salak bana bağırıyor.Duran iki aracın arasına dalan kendi (hatta kendi bile değil arkadaşıymış kaza yapanın),bana gece gece bağıran kendi.Diğer aracın sahibide bizim blokta oturuyormuş.Zavallım onun hiç sesi çıkmadı.Ben yine cırladım az da olsa.Neyse asıl sorun o değil servise verildi halloluyor inş.Ama ben arabasız kaldım.Dün arabanın biri eşime diğeri elemana lazım olduğu için burda bahçelievler e otobüs,minibüs gittim.Uzun zamandır hiç binmemiştim.Toplu taşıma kültürüm kaybolmuş adeta.Saf saf bakınıp duruyorum etrafa.Sanki uzaydan gelmişim:)Milletçe halimiz içler acısı bence tüm gençler oturuyor orta yaş ve üstü ayakta.Çok yaşlı bir amca ve teyze bindiler.Ben sadece birine yer verebildim tabi.Neyseki bir genç utandı da verdi kıymetli yerini.Daha sonra bir minibüse bindim.Ne kadar dedim 1,250 dedi neyse 10 ytl uzattım sonra baktım bozuk var dur amca ben bozuk vereyim dedim.Adam başladı:o kadar yorulduk,bozduk parayı gerek kalmadı falan demeye.Neyse hadi sus dedim kendi kendime.Cevap vermedim.Daha sonra arkadan biri sordu neden burası sıkışık diye.Adam başladı yine yok efendim askere gitmeden evvelde burası böyleymiş(bahçelievler çalışlar caddesi) gelmiş kaç yaşına hala böyleymiş,bir sürü lokanta v.s varmış ama hiçbirinin otoparkı yokmuş,millet yollara park ediyormuş falan filan...Tam ışıklarda adamın biri yol kenarına park etti iniyordu arabasından başladı tekrar amca görüyor musunuz bıraktı gitti bu caddede hiç araç çekilirken görmedim.Hepsini çekeceksin aslında.Adam arada şebekliklerde yapıyor tüm minibüs kahkahalarla gülüyor.Ben ağzımı açıp laf söylememek için kendimi zor tuttum.Saygı değer şoför amca siz yolun ortasında yolcu indirip bindirdiğinizde,yeşil ışık yandığında tam kalkmışken zap diye durduğunuzda,saçma saçma hareketlerle trafiği felç ettiğinizde sesimizi çıkaramıyoruz ama.Lütfen İĞNEYİ KENDİNİZE ÇUVALDIZI BAŞKASINAAAAAAAAAA......
Bu yorgunluğa akşam eve gelir gelmez bir yatmışım 2 saat uyumuşum.Allah'tan Emin'i babası oyaladı:)))Arada gelip beni dürtüklüyor.Anne suuu,anne çişşşş,anne ellerini içeri sok battaneyle(battaniye değil) örtelim üşüme:))))))Oğlum bana bakacak yaşlanınca sanırım:))))))))))

Hafta Sonu Gezmeleri:)

Uzun zamandır kimselerle görüşemiyordum.Bir tembellik mi desem,vefasızlık mı desem,yoğunluk mu desem açıkcası bilmiyorum ne desem.Çok samimi olduğum arkadaşlarım la bile aylardır görüşemiyorum.Berrin dersane ve üniversite arkadaşım 6 aylık hamile düşünün en az 6 aydır görmedim hatta daha fazlaaaaaaa.İnşallah Berrin'lede haftaya görüşeceğiz.Neyse şeytanın bacağını kırıp gezmelere başlıyoruz bu hafta.Bu akşam eşimin üniversiteden arkadaşı E Beylere gidicez.Sevgili eşi Blog Eşrafından Hansa:)
www.olsadayesek.blogspot.com
Hansa'larla en son bizim evde iftar yemeğinde görüşmüştük. Ailecek görüşmekten zevk aldığım nadir ailelerden biridir:))))sevgili K.. ailesi.Neyse bakalım neler döktürecek sevgili Hansa? Resimlerle yayında olacak en kısa zamanda:)
Ve cumartesi günüde üniversiteden arkadaşlarımızla Şermin'in evinde buluşacağız kısmetse.Çoluk çocuk cümbür cemaat olcak ama idare edicez.Anneleri çok kaynaşırdı onlarda kaynaşsın artık dimi.Şermin'i ve ailesini gerçekten çok severim.Bu devirde nadide iyi insanlardan oluşan bir ailesi var Şermin'in.Sevgili Lütfi amca üniversitedeyken Şermin'e kalmaya gittiğimizde bizi çok güzel ağırlar ve yemeklere götürürdü.Hakkını gerçekten ödeyemeyiz.Bu kadar insan canlısı bir aile sanırım yoktur.Sevgili Sıdıka teyze,Lütfi amca,Şenay abla ve gelinleri Dilek hepsi gerçekten bu övgüleri hakeden insanlar.Rabbim onları hep huzur içinde yaşatsın inşallah.Benim ailemde Onları gerçekten çok sever.Yarın bakalım hamarat Şermin arkadaşımız neler yapacak.Bizzat onlarıda yakın izlemeye alıp sizlerle paylaşacağım.Ayrıca cumartesi şenliğimize Ayşegül www.istehayatboyle.blogcu.com (bebek bekliyor),Müjgan 11 aylık bebeği var,ben ve Emin,Şermin ve Melike Erva katılacak.Bol muhabbetli az ağlamalı bir gün diliyorum:)))Çocuklar duyun sesimi ve lütfen ağlayıp zırlamayın:))

18 Aralık 2008 Perşembe

Kız Reyhan Beni Delirttin Ya Helal Olsun!!!!

Ay çıldırmak üzereyim.Reyhan'a son olaydan sonra gıcık olmaya başladığımdan beri almıyordum ve pis pis oturuyordum.Neyse La Havle diyip bayram sonrası alayım artık dedim.Cuma günü işyerinde olduğum için evden ayrılırken Reyhan abla hiç bir yere dokunma, dediğim işleri bitir diye tembih ettim.Aman iyiki tembih etmişim yoksa ne olurdu bilmem.Halılar silinecek,camlar silinecek,kapılar silinecek,fırın, buzdolabı, bulaşık makinesi çekilecek, balkonlar temizlenecek,wc ve banyo güzellllceeee temizlenecek. Çünkü ben tüm bunları bir seferde yapamıyorum. Evet günlük işleri becerebiliyorum ama ayrıntı işlere vaktim olmuyor. Zaten bu yüzden Reyhan'ı alıyorum. Ben öyle dememişim sen K.. kadar banyoya sok krem rengi el halısını yıka.Sil çıkmazsa yıkamaya vericem dediğimi hatırlıyorum.Ama Reyhan laf dinler mi bildiğinden şaşmamış yine.Reyhan abla neden yıkadın o halının kenarındaki bordolar boyuyor dedim ama iş işten geçmişti.Oysaki iş yerinden 50 kere aradım ne yaptın diye. Sorarım size havalar halı yıkama havası mı?Ben o 3,5 m2 halıyı nerede kurutucam? Boyamış halıyı ben ne yapayım şimdi?
Ve yap denilen hiç bbirşey yapılmamış desem yeri.Yatak odasının yatağının altı olduğu gibi pislik ve hatta Emin'in fırlattığı bir kaç şey duruyor.Tembih ettim Emin'in dolabının altına arabaları kaçmış onlarıda al ve temizle altını diye.Maalesef sonuç yok.Emin bile akşam 'anne Reyhan teyze arabamı çıkarmamış'dedi:)
Kapılar olduğu gibi duruyor.Fırın ve bilumum beyaz eşyalar çekilmemiş.Veeeee tüm bunları yaptığını söyledi bana.Halıları ben gelince sildi yaldır şalap.İnanın odaya bir girdim Reyhan uzanmış halının üzerine resmen yatar pozisyonda halı siliyor:))))ayyyy güler misin ağlar mısın? Ve tüm halıları nasıl o hızla sildi anlamadım.Hepsi foş foş su içinde sadece ıslatmış.En sinir olduğum şey ayağımı ıslak bir yere basmak.EEEE ne oldu ayağımızla bastık ıslak ıslak sonra laminantlara bastik.Sonuç lekeli lekeli yerler.Ertesi gün Aygül sil baştan tüm yerleri yeniden sildi.EEEEEEEE ne anladım bu işten?
En sonunda balkonda duran ıslak halıya bakmaya cesaret edip baktığımda gördüğüm manzara çıldırttı adeta.Ararsın Reyhanı anlatırsın derdini.Kalbinide kırmak istemiyorum ama içimde kalırsa deliricem.Neyse çok kırıcı olmadan anlattım derdimi.Ben öderim halını diyor.Evet Halıma çok üzüldüm ki ben gerçekten malımın başına gelen hiç bir şeye üzülmem.Ama bile bile lades denir buna.En acısı benim istediğim hiç bir şey yapılmamış ve ben yine o pislik içinde oturuyorum.Gözüme batıyor yaaaaa.Göbeğim çatladı Reyhan'a laf anlatıcam diye. Bundan sonra asla Reyhan'ı evden içeri almam. Yeni bir yardımcı arayışındayım ve ne olursa olsun temizliği cumartesi gününe ayarlamalıyım.En kısa zamanda da o halıyı yıkamaya vermeliyim.Offff offffffffffffff daraldım valla.Daha da sinirim geçmedi.

12 Aralık 2008 Cuma

Hüzünlü Bayramlara Eklenenler:(

Bizim için bayramlar 7 senedir hep hüzünlü geçer.Bayrammış gibi gelmez hiç bayramlar.Bazen gelmesin isterim bayramlar.Hep bir yanımız buruk,hep bir yanımız eksik geçer.Evdekilerle bayramlaşmak bile tuhaf gelir bana.Bayram gelmeden 1 ay evvel yaşımız kaç olursa olsun bayramlıklarımız alınırdı.Babamın olduğu zaman daha neşeli geçerdi bayram sabahlarımız.Herkes erkenden kalkar,baba namaza gider,baba gelene kadar ev toparlanır, kahvaltı sofrası hazırlanır,herkesin sevdikleri yiyecekler yapılır,memleket adeti mantı pişer.Sabırsızlıkla evin babası beklenir.Baba tekbirlerle eve girer ve sabırsızlıla beklenen sofraya oturulur. Sofrada güle oynaya sohbetler edilir.Yemek faslı bitince hemen sofra toparlanır ve bayramlıklar giyilir,büyükten küçüğe sıraya geçilir(anne,abla,ben,kardeşler) babamın elini öper ve bayram harçlıklarımızı alırız.Sonra apartmandan başlayıp bayram tebriklerimizi yaparız.Şimdi ise eser yok tüm bunlardan.Ne alınan bayramlıkların tadı var,ne oturulan sofraların,ne de yapılan ziyaretlerin:(.Bazen düşünüyorum acaba ben mi fazla büyütüyorum diye.
Bu bayram bir hüzün daha eklendi hayatımıza.Bayram bayrammış gibi geçmedi hepimiz için.Kayserideydik sabah yine erken kalkıldı her zaman ki gibi sofralar kuruldu hüzünlü.Kahvaltıdan sonra kurban kesmeye gidilmeden bayramlaşma faslı yapıldı.Herkes gözü yaşlı öptü büyüklerin ellerini,küçüklerin yanaklarını.Her sene dedeciğim söylenir dururdu kurbanı keselimde bitsin diye.Tasasına düşer hastalanırdı adeta nasıl kesilecek nasıl halledilecek diye.Bu bayram söylenen kimse yoktu ama söylenen birinin olmasını ne çok isterdi kim bilir dayılarım,eniştelerim,teyzelerim ve tüm aile:( Keşke gidenler aramızda olsaydı da tek söylenseydi dedeciğim:(.
Uzun zamandır gidememiştim Kayseri'ye.Açıkcası böyle bir günde karşılaşmak istemezdim tüm yakınlarımla.Ağlaşarak kucaklaşmak değil gülüşerek kuçaklaşmakdı tüm dileğim.Ve uzun zamandır görmediğim anneannem,teyzelerim,dayılarım,eniştelerim,amcalarım hepsi çok değişmişti.Belliki hayat çok yormuştu tüm herkesi.Kuzenlerimin çoğu çoluk çocuğa karışmış,yeni aileler kurmuştu.Hep aklımda küçükken gittiğimde gördüğüm akrabalarım vardı.Onları öyle görmek beni gerçekten çok üzdü.Aslında hayatın ta kendisiydi tüm bunlar.Bizde büyüyüp yaşlanmıştık çoğuna göre:( Sokaklarda teyzelerimle, dayılarımla, kuzenlerimle,tüm mahallece gecelere kadar oynadığımız saklambaçlar,yakalamaçlar geldi aklıma bir kez daha hüzünlendim:(Anneannem bizi sırtında taşıyan o eski anneannem değildi,önümüze gelen yemeği yemek istemediğimizde bizi mutfağa çekip yumurta pişiren anneannemiz değildi.Ve en önemlisi Bizimle gıdıklama oyunları oynayan Dedem yoktu:(.Sabah kahvaltılarda yapılan kızartmaları,o hengame içinde yenen yemekleri,ekmeğe sürülen ve üzerine şeker serpilen süzme yoğurdu bulamayacaktım artık.
Oradan ayrılırken DOYAMADIM kimseye.Ama inşallah bundan sonra her yaz ziyarete gideceğim en az 1 hafta.Bu doymaya yetmeyecek ama en azından bir su serper yüreğime.
Burdan seslenmek istiyorum tüm ailemeSİZLERİ ÇOK AMA ÇOK SEVİYORUM.....

5 Aralık 2008 Cuma

Acı Kaybımız:( ve Acı Bayram:(

Dün akşam üstü Biricik DEDE'mizi kaybettik.Malkaradan kardeşlerimi bekliyoruz.Yarın sabah Kayseri'ye yola çıkıcaz.Dedem için dualarınızı bekliyorum.

3 Aralık 2008 Çarşamba

Susunnnnnn Yeterrrrrrr!!!!!!

İstanbulda yaşayan yada İstanbul'dan yolu geçmiş herkes bilir Aziz İstanbul'umuzun meşhur Otobüs Terminalini.Eskiden Topkapı'da bulunan ama ortam olarak müsait olmadığı için yeri değiştirilen,sözde güzelleştirilen meşhur otobüs terminalimiz maalesef hala o eski halinden sıyrılabilmiş değil.Annem Malkara'ya taşındığından beri sık sık yolum düşer oldu Otogar'a.Çocukken sık sık memlekete giderken Topkapının o keşmekeşinin içine girmekten hiç hoşlanmazdım.Yeni yerine taşındığında hatırladığım herkesin daha düzenli olacağını konuştuklarıydı.Maalesef amacına ulaştığını söyleyemeyeceğim.Ama gelin görün ki şu son zamanlardaki sık tekrarlanan Otogar ziyaretlerimde gerçekten kafayı yiyecek duruma geldiğim oldu diyebilirim.Her firmanın kapısında neden kimi koca göbekli,kimi pis bıyıklı ve çoğu sviri burunlu ayakkabılı ADAMlar avazları çıktığı kadar bağırıyorlar hala anlamış değilim.Firma kapılarında yığılmış başı boş bir sürü adam sadece maaş almak için mi görevlendirilmiş bilmiyorum. İnsanlara bağırsınlar diye maaş mı veriliyor? Be adamlar siz bağırınca ben fikrimi değiştirip Diyarbakır'a, Kars'a,Ardahan'a, Kayseri'ye mi gidicem? Oraya her giden gideceği yere karar vermeden mi gelmiş gibi görünüyor acaba?Aaaa pardon kardeş sen güzel bağırdın Muş'a bilet kaça acaba mı diyor insanlar?Bu ne yaaaa... Bunalıma giriyor insan.Bir gün tutup biri kolumuzdan atacak bir otobüse gidecez bir meçhule.Avazım çıktığı kadar bağırıp SUSUNNNNNNNNNN demek istiyorum.Bu reklam anlayışımı acaba?Yoksa başka birşy mi?Anlayan biri varsa lütfen bana anlatsın.Birde Şu Otogar'a girişte alınan otopark ücretine sinir olutyorum.Kardeşim yolcu bırakıp çıkıcaz.Yatıya kalmıcaz,yada o Kapı önü süslerini ziyarete gelmedik dimi.Kolay mı kazanıyoruz 5 dk için verdiğimiz 5 Ytl'yi.Valla birileri çözüm bulsun lütfen....

28 Kasım 2008 Cuma

Hamarat Abla:))))

Bloğumun en altında gördüğünüz pyzamı sevgili CADI KARDEŞİM yapmış ve bende bloğuma ekledim.Eklerken bir yandanda tiplere bakıp bakıp güldüm.Cadı Kardeşimiz KARA ailesini tanımlamaya çalışmış.Yani bizim evlenmeden önceki soyadımızı taşıyan aile.Kendini CADI diye adlandırmış :)))) çok güldüm.Bir sıfat bir insana bu kadar mı yakışır?Evet Cadı kardeş bizim ailenin en küçüğü ve en cadısı.Hepimiz az çok ondan tırsarız ve pek polemiğe girmemeye çalışırız.Girsekte o yine yağğğğğ gibi üste çıkar ve haklı durumuna geçtiğini zanneder.CADI olmadığı zamanlarda da bir iyidir bir iyidir sormayın.Gerçekten bir melek edasında davranışlar sergiler.Bu sene Malkaraya taşındıkları için çok görüşemiyoruz ve kavga edemiyoruz:P.İnanın O'nun kavgalarını bile özlüyorum.Bu sene dersleri çok güzel.Tebdil-i mekanda ferahlık vardır.CADIMIZ içinde iyi oldu inşallah.Ama biz O'nu her haliyle çok seviyoruz.Ve O'na gelecek en ufak bir zarar bizi çok ama çok üzer.Rabbim O'nu en hayırlı insanlarla karşılaştırsın.O'ndan çok güzel bir lise bekliyoruz.
Cadımız Aştül ablamıza PRATİK ABLA banada HAMARAT ABLA demiş.Gerçekten böylemiyim bilmiyorum ama sanırım elim çabuk.Aslında Aştül de çok hamarattır.Ama gerçekten Aştül pratiktir.Mesela Cadı kardeşin Pijaması olmasın (küçükken) onda yatıya kalmış olsun hemen kendi pijamalarından keser ona pijama yapar,ortaokuldayken önlüğünün eteği sökülür dikmeyi bilmediği için ve anneme söylemeyi unuttuğu için UHU ile yapıştırır,aldığı bluzun kolları sıksa makasla keser:))))Valla beni gebertcek.(Bu arada Aştülde blog açtı duyurulur).
Yanlış Pyzam da ilgimi çeken Ömer Faruk sıfatsız:)))))
Aslında annemede çok güzel sıfatlar bulabilirdi ama sanırım tırstı bizim CADI KARDEŞ:)))
Canım babacığım ise gerçekten Melek ötesi bir insandı:((((O'nun yokluğunu hiçbirşey dolduramaz:((.

25 Kasım 2008 Salı

Emin'den Seçmeler:))

Bizim Emin'i az çok tanıdınız bloğumuzdan.Nasıl laf ebesi nasıl laf ebesi anlatamam.
Geçenlerde babamız yurt dışındayken eşim Emin'le konuşmak için telefona istedi.
Emin'in sorusu: Anne HANGİ BABAM ARIYOR?

Yine dün eşim önde biz arkada yürüyoruz.
Emin eşimi göstererek soruyor:Anne BU BENİM BABAM MI?
Ay aldı beni bir gülme bu çocuk eşimle aramı bozacak valla.Neyseki eşim pimpirikli biri değilde gülüp geçiyor.

Pazar günü baba,Emin,ben muhabbetteyiz.Okuldan konuşuyoruz.Öğretmenlerinin onu çok sevdiğinden bahsediyoruz.
Emin'in bizi kırıp geçiren tespiti: Anne ŞERİFE'DE ÇOK KİLO ALDI.(Şerife hanım Emin'in öğretmeni.Görseniz bir deri bir kemik)

20 Kasım 2008 Perşembe

1.5 ytl İle Gelen Mutluluk:))



Ben hala çocuk muyum neyim.Nerde ıvır zıvır,boya kalemi,değişik silgiler vs. alıp druyorum.İşyerimiz İstoç da olduğu için tam ıvır zıvırın içindeyim yani.Dün uzun zamandır gördüğüm ve içimde kalan toplardan aldım.Tanesi 1.5 ytl.Bir Ali Esad'a yeşil, bir tane de Emin'e mor.Ama ben daha çok mutlu oldum:))))Keşke toptan alsaydım 17 tane diye geçirdim içimden.:))Akşam Aştül ablam ve ben çocukları alıp İkea'ya gittik.Bir güzel gezdik yemek yedik.Biraz alışveriş yaptık.Çıkışta Ikea'nın otoparkında top oynadık:))Evet yanlış okumadınız oynadık.Biz manyak kardeşler:)))Aslında ben gerçekten çok küçük bir şeyle mutlu olabiliyorum.Durup durup mor topu seviyorum:))))



Emin'in mor topu



Aliş'in yeşil topu ve Aliş:))

19 Kasım 2008 Çarşamba

Tam Gaz Devam VIN VIN VINNNNNN...

Bugün 3. gün ve tam gaz devam ediyorum SAĞLIKLI BESLENMEME.Dün yine akşam iki ara bir dere çıktım yürüyüşe.Berna yoktu tek başıma gittim.Çok soğuk olduğu için kimse yoktu Sular Vadisinde.Ama azmin elinden hiç birşey kaçmaz dimi?Hafta sonuna kadar eşim yurtdışında Emin'e Berna'nın eşi bakarsa her akşam çıkarız yine.Canım çok tatlı istiyorrrrrr....Ama ölmek var dönmek yok.Rüyamda bir yere gitmişim yemekler yemişim tatlılar yemişim sonra aklıma geldi ben sağlıklı besleniyordum diye çok üzüldüm. Sonra bir uyandım neyseki rüyaymış:)))Rüyamda bile üzüldüğüme göre iyi durumdayım sanırım.Buna ne derler AÇ TAVUK KENDİNİ DARI AMBARINDA GÖRÜRMÜŞ:))))

17 Kasım 2008 Pazartesi

Tam Tamına 74.6 !!!!

Diyeceksiniz ki bu da ne böyle.Yazıyı okudukça anlayacaksınız:).74.6 yaklaşık 2.5-3 senedir benimle yaşayan ama benimle yaşamasından hiç memnun olmadığım kilolarımın toplamı.Sanırım bazı depresif hallerimin sebeblerinin önde gideni bu kilolarım.Hamileyken bile toplam 10 kilo alan ben nasıl bu hale geldim anlamadım.Doğuma gittiğim kilom 74 dü.Doğumdan 1 hafta sonra gittiğim kontrolde sadece 2 kg fazlalığım vardı hamile kaldığım kiloma.Evet zaten biraz kilolu hamile kalmıştım ama çokda değildim diye avutsam da kendimi olanlar oldu bir kere.Ve bunun çaresine bakmanın zamanı geldi sanırım.Giydiğim hiçbirşeyi yakıştıramaz oldum kendime.Emin 14 günlükken hastalanınca ben hamile kaldığım kilonunda çok çok altına düştüm.Ama gelin görün ki aman sütüm kaçtı diyip ha versin yedim.Sonuç 74.6
Artık bu duruma dur demek gerektiğini bilsemde bir türlü beceremedim.Adını Aştül ablamın tabiriyle Sağlıklı Beslenme koyarak pazar günü başlamaya karar verdim.Ama pazar akşamı deliler gibi yedim.Bol ekmekli yemek yedim,tadına vara vara kolamı içtim,çekirdeğimle beraber bol şekerli çayımı içtim,bol şerbetli kabak tatlımıda yedim.Ve pazartesi sabah bir hızla başladım.Heee pazar günü marketten sağlıklı ürünler almayı unutmadım.Sebze,meyva,peynir,süt vs...Nefsimi yenip KOLA almadım:)
Evdeki tüm zararlı ürünleri kaldrıdım.Tabi eminin çikolatalarını kaldıramadım:)sürekli gözümün önünde duruyorlar.
Daha önce gittiğim diyetisyenin 15 gün uygula gel dediği listeme geri döndüm.O zaman taşınma ve eminin ayağının kırılmasına denk gelen ve yarım kalan Sağlıklı Beslenme denememe başladım.2 hafta sonra diyetisyene gidicem.Bu arada Sular Vadisinde yürüyüşe başladım.Dün akşam Bernacımla beraber yürüyüşr çıktık.Bu arada eşelr evde çocuklara baktı:)) İnşallah üztesinden geleceğiz.Eşimide başlattım bu arada.
Bu arada eşimin bana sözü var tüm gardırobumu yenileyecek:))))Ha gayret bana dimi?

13 Kasım 2008 Perşembe

Kötüyüm:(

Biricik dedeciğim çok hasta.Aklım onlarda.Aslında uzun zamandır sıkıntılı ama bu ara daha ağır.Annem Kayseride.Sağlığında gidip uzun zamandır göremediğim için kendimi kötü hissediyorum.Diyecek çok fazlada birşey bulamıyorum.Sadece Allah imandan ayırmasın diye dua ediyorum.

11 Kasım 2008 Salı

Ay Ben Manyak Oldum Galiba!!!!

Geçen yazımda bahsetmiştim kayınvalidemler burda diye.Bu arada annemde geldi hafta sonu.Hazır firsatı değerlendirip uzun zamandır gidemediğimiz hasta komşumuz Fisün teyzeye ziyarete gidelim dedik.Toplandık sülalecek gittik.Başka tanıdıklarlada sözleşmiş annem orda buluştuk.Evin kızı Mervecim çok güzel ikramlar hazırlamış.Neyse herkes yedi içti kakara kikiri özlem giderildi.Sıra evlere dağılmaya gelince Ayşe teyze Onuda bırakmamızı rica etti.Ayşe teyzeye annem çocukları hazırlayp aşağıya inene kadar ben seni bırakıp geliyim dedim.Kayınvalidemde benimle geliyordu.Ben önden hızlı hızlı indim Ayşe teyzede geldi.Bindim arabaya vınnnnn.Ayşe teyzeyle sohbet muhabbet gittik.Ayşe teyzeyi bırakıpta dönüşe geçince kendime geldim.Arka koltuğa bir baktım kayınvalidem yok.Anaaaa ben ne yaptım.Birde baktım kayınvalidem Fisun teyzelerin kapısında ağaç olmuş.Aldı mı beni bir gülme:)))
Sanırım ben kafayı yedim dostlar:))

7 Kasım 2008 Cuma

Ne Desem ki Ben Bana?

Yaklaşık bir haftadır misafirlerim var.Eşimin anne ve babası geldiler.Normal günlerimizden daha yoğun günler geçirdik.Sabah kahvaltıdan sonra erkekler önden işyerine gittiler.Ben Emin'i okula bırakıp kayınvalidemle işyerine geçtim.İş bu hafta ödemeler konusunda sıkıntılı geçti.Gerçekten piyasa berbat.Hele dün tam anlamıyla kafayı yiyecektim.Paralar gelmedi ne yurtdışından ne yurtiçinden.Yüklü bir miktar çekimizi ödemek için resmen dilendik.Kendi paranı dilenerek,yeminler ederek,yalvararak tahsil ediyorsun.1 milyar sen ver bari abi,biraz açık var 2400 sen ver abi ne olur.Ayyyy valla bunaldım.Avazım çıktığı kadar bağırmak istedim.Sanki boğazıma bastılar.Bu ne yaaaa?Resmen dilendik.Eeeee iş yerinde stres olunca eve derman mı kalır?Neyseki Biricik oğlum Emin'im dün çok anlayışlıydı ve beni hiç üzmedi.Birde kreş için yapılcak aile katılımı dersimiz vardı.Hadi birde ona kafa patlattım.Eee akşam oldu birde yemek lazım dimi?Hadi sıvadık kolları girdik mutfağa.Allah ne verdiyse yaptım.Birde Emin'in gönlünü yapalım diye motor sürmeye çıktık yemekten sonra.Akşamın kaçına kadar arap atı gibi koşturup kendimi zor yatağa attım.Ertesi günün bana yapacağı sürprizden habersiz zor olsada kalktık yataktan.

2 gündür benzin ışığı yanan sevgili arabam Emin'i okula bırakmaya giderken teklemeye başladı.Dualar ede ede işyerinin altına kadar gelsemde yokuşa tırmanamayan sevgili arabam yolun ortasında tık diye duru verdi.Hah dedim aldın mı benzini ha bugün ha yarın.Neyse ki iş yerine çok yakındım.Hemen eşimi aradım ama iş yerinde olmadığını söyleyince,elemanı aradım.Sağolsun hemen geldi elinde 1 şişe benzinle beraber.Tabi o gelene kadar yine 20 dk felan geçti.Bu arada salak salak korna basanlar mı istersiniz,minübüsünün kapısını açmış yarı beline kadar sarkmış minübüs şöförü arkadaşlar mı istersiniz,aptal aptal sollama hareketleri yapan mı istersiniz vs...
ya sabır dedim ama yinede güne zıplamış bir sinirle başladım.Benzin gelincede araba tıkır tıkır gitmedi tabi.Yokuş yukarı durduğu için benzin gitmemiş elemanımız tanıdığını çağırdı kayışla çektiler siteye kadar.Neyse sonra araba düzeldi.Hemen benzinciye gidip depoyu doldurdum.Nederler Akılsız başın cezasını ayaklar çeker miş.Bu sefer ayaklar değil ama ben tüm bedenimle çektim cezayı.Kendiem diyecek söz bulamıyorummmmmm......
Bir ümit güzel bir hafta sonu bekliyorum.

4 Kasım 2008 Salı

Üvay Çocuk İster misin ANNE?

Dün gece uykuya geçene kadar bizim çenebazla muhabbetteyiz her zaman ki gibi.Nelerden bahsediyor bir bilseniz.Tatlı tatlı bir çene sormayın.Okulda öğrendikleri şarkılar,oyunlar vs...Bir yandan uyusunda bende uyuyayım diyorum diğer yandan aman hep anlatsın tatlı tatlı diyip gülüyorum.
Geçenlerde aramızda üvey anneyle ilgili bir konuşma geçmişti.
Gece bana anlatıyor:
Anne kötü çocuklar üvay anne isterler.
Ben: Ne demek oğlum o şimdi?
Emin: Anne sen üvay çocuk ister misin?(üvey değil ama :))))
Ben: İstemem oğlum benim tatlı bir oğlum var zaten.Ne yapayım üvey çocuğu ben?
Emin: Anne aaaaa aklıma bişi geldi çok güzel bir Üvay Baba vardı hatırladın mı?
Ben: Oğlum üvey babanın güzelide nasılmış?
Emin: Anne hani EVİMİZİN HERŞEYİ İKEA da görmüştük ya.
Ben: Annecim İkea da üvey baba ne arasın?
Emin :Anne hatırlasana hani göbeği kocamandı,sakalı vardı çok güzel bir ÜVAY BABAYDI.
Ben : Sonun da anlıyorum ki ÜVAY BABA meğer NOEL BABAYMIŞ:)))))))))))))))))))))))))
Sonra başladı Noel Babanın karısıda var mı?Çocuğuda var mı?

3 Kasım 2008 Pazartesi

Marifet Emin'le Zor Olanı Başarmak:))

Emin gerçekten kararlı,hırslı ve zor bir çocuk.Bu doğduğundan beri böyle.Hatta teyzesi Aştül'ün tabiriyle hastanede yattığı dönemler bu hırsı ve azmiyle hayata tutundu.Sürekli ikna edilmesi gereken,sürekli konuşularak ve dikkati dağıtılarak bir şeyler yaptırılan(giyinmek,yemek,soyunmak,evden çıkmak,eve girmek vs.....)bir çocuk.Hiç aralıksız beni dener ve çoğu zaman bıktırıp taviz vermemi sağlar.İstemediği bir şey yapıldığında yada istediği şey yapılmadığında ağlama krizlerine tutulur.Tabi annesinin o günkü sabır sınırına göre elde eder veya edemez:)Neyse Emin'le bir şeyleri yoluna koymak istediğimde önce uzun bir süre kendimle uğraşıyorum.Adeta güç topluyorum.Öncesinde kararlı ve sabırlı olacağıma dair kendi kendime seanslar düzenliyorum.Başara bilirim diyorum.Mesela anne sütünü bırakırken çok uğraştım.Uzun süre beni denedi.Herkes 2 haftada unutur desede Emin'in unutması aylar aldı.Sonra sıra emzik brakmaya geldi.Neyseki o okadar uzun sürmedi.1-2 haftada halettik.Geçen sene kreşe alışma süresi okul kapanmasına 2 ay kalana kadar devam etti.Zaten ayağı kırıldığı için son 2 ay gitmedi:)Yani gitseydi okul kapanana kadar alışmamış olacaktı.Neyseki bu sene 1-2 haftadan sonra 'ben okula gitmicem'bile demiyor. Ya öğretmenini sevdi yada BÜYÜDÜ:). Sorunsuz havuza giriyor, güzel şeyler öğrenip evde hepsini anlatıyor.
Diyeceksiniz ki neden bunları anlattıyor bu kadın.
Yine hayatımızda dönüm noktası olusturacak bir işe başladık.Emin'i yatağında tek başına uyumaya alıştırıyorum.Emin'in odasını 8 aylıken ayırmama rağmen kendi başına uyuyan bir çocuk yetiştiremedim.Kabul ediyorum benim suçum.Sürekli ya ayağımda, ya elimizde salladık.Küçükken yatağıma hiç almadım.Ama gelin görün ki eşimin sürekli olan yurtdışı seyahatleri sırasında Emin benle yatmaya alıştı.Bu iş canımı fazlasyla sıkmaya başladı.Çünkü kendi başına yatamadığı için benle yatmak istiyor.Misafir oluyor,başka yerde oluyorsun,işin oluyor ama önemli değil Emin Paşayla yatağa beraber gitmek zorundasın.Bu sefer misafiri bırakıp yatamayınca çocuk uykusuz ve huysuz oluyor sabah okula kalkamıyor.Eeee hal böyleyken misafirde işkenceye dönüşüyor,sabah okula ve işe gitmekte.Birde onunla yatağa girince ben ondan önce e bütün işler uyuyorum ve bütün işlerim kalıyor.O'nun uyuduğu vakitte işlerimi halletmem gereken işleri yapamayıncada sabah uyandığımda ben huysuz oluyorum.Neyse bu işe dur demem gerektiğine Ramazanda yoğun misafirlerle haşır neşir olunca karar verdim.Ama ancak geçtiğimiz cuma başlaya bildim.Çok kararlı ve sabırlı olmalıydım:)))Çok şükür 3 gecedir iyi gidiyor.Uyumadan odasında biraz oyunlar oynanıyor,pijamalar giyiliyor,tuvalete gidilip yatağa geçiliyor.Bir tane uyku arkadaşı seçiliyor.İlk gece kaplumbağa,ilinci gece tır:) üçüncü geceyse bebeğimiz Hakan.Sıra hikaye seçimine geliyor.Masal kitabı Emin Paşaya veriliyor ve bir hikaye seçmesi isteniyor.Genelde aynı hikayeler seçiliyor.Ama sadece 1 hikaye okuyoruz.Çünkü eğer taviz verilirse uyumamak için tüm kitap bitirilmek istenir:)).Hikaye bitince odasına taşıdığım tekli koltukta uyuyana kadar beklyorum.Ama 1 hafta sonra beklemeyide düşünmüyorum.Ksdeme kademe atlatacağız inş.Çok şükür bende üzerime düşen SABIR kısmını iyi beceriyorum sanırım.Sadece bu gece tuvalete uyandı ve tekrar yatağına koymama birşey demedi.Bizim yatağa gitmek için her gece beni denedi.Ama baktıki cadaloz annesi gayet sakin ve kararlı,babadan da taviz yok çaresiz yatağın yolunu tuttu 3 gecedir.Benim oğlum çok akıllı ya aslında.İnşallah çok kolay atlatacağız.Öğretmenine müjde şeklinde sabah anlattı.Ve uyku arkadaşı Hakan'ı götürlü okula.Biraz hırçınlıkları var ama idare edicez.Bakalım bundan sonra nelerle uğraşacağım.Emin'im SENİ ÇOK SEVİYORUM BİRİCİĞİM:))))

30 Ekim 2008 Perşembe

Oğlu Bilmiyor Babası Hiç Bilmiyor:))))

Emin'in okulunda fotoğraf çekimi yapıldı.
Emin anlatıyor:
Anne fotoğraf çeken abi saçımı taradı OJE(JÖLE) sürdü.
Baba :Oğlum ojeyi kadınlar DUDAKLARINA [:)] sürer.
E be kocacım hadi oğlun bilmiyor küçük diyoruz teselli buluyoruz.Sen koca adamsın nerden teselli bulcaz bılmem.Kullanmıyoruz diye bilmemeniz mi lazım.Neyse bol bol güldük sayenizde:)Canlarım benim.Biraz çalştırmak lazım sizi

29 Ekim 2008 Çarşamba

Herkes Öpse Bile Geçmez:)

Emin'in okulu için tahliller yaptırmamız gerekiyordu.İdrar,boğaz kültürü,parazit, havuz için hepatit A ve hepatit B.Neyse ancak dün hakkından gelebildik tüm bu tahlillerin.Kan aldırmakta zorluk çıkaran Emin'in kanını ancak 3 kişinin tutmasından ve 2 hemşire değişiminden sonra alabildiler.Kan işini hallettik.Sıra geldi idrara.Elimize tutuşturulan kırmızı kapaklı bir kutuya Emin'in idrarını almamızı istediler.Hadi bakalım dedim koyuldum işe.Bu işide üst baş çiş olmadan pis hastane wcsinde hallettikten sonra sırada parazit için k.. sını almak vardı. Emin Bey o kadar kolay pes eder mi hiç? Ehh eve gidelim evde yapsın ondan sonra tabakhaneye yetiştiririm son gaz dedim.Bekle Allah bekle bir kıymete bindirdi sormayın.Yap oğlum yapmaz.Hadi oğlum bak Aştüllere götürcem yap yine yapmaz.Nihayetinde kırmızı kapaklı başka bir kaba biraz numune alabildim.Sonunda hastanenin kapanmasına 1 saat kala bastık gaza gittik hastaneye.

Hastane çıkışı pratik zekalı Biricik Oğlumla aramızda geçen bir komedi daha:
Emin :Ağlayarak anne çok acıyor kolum.
Ben :Gel öpeyim de geçsin annecim.
Emin: Ama anne doktor bana dediki herkes öpse bile geçmez.

Bu çocuk anında nasıl laf üretebiliyor hala anlamış değilim.Lütfen sizlerde çocuklarınızın bir yeri acıdığında öpmeyin çünkü Herkes Öpse Bile Geçmez.40 yıllık doktordan daha mı iyi bilicez ama dimi:)))))))))))))

27 Ekim 2008 Pazartesi

Amaninnnnn Neler Olmuş Ben Yokkennn?

Eşimden duymuştum bloggerların kapatıldığınıda yok daha neeler demiştim.Amaninn birde baktım gerçekmiş.Haberlerde de duyunca kesinleşti.Neden böyle birşey yapıldığını merak etmiştim sonunda onuda öğrendim.Gerçekte neler olduğunu bilmiyorum ama bildiğim tek şey BLOGUMU GERİ İSTİYORUMMMMM.Yetti gari verin blog dünyamızı geriiiii.......

20 Ekim 2008 Pazartesi

Bir Hafta Özlemle Beklenen Pazarın Hazin Sonu:(

Bir hafta iple çekilen ama sonunda boş boş geçirilen,planlananların hiç biri yapılamayan,ziyan edilmiş bir pazar günü geçirdim.Eşim yurtdışından sabah gelirim dedi ama gelişi 12 yi buldu.Kahvaltının ardından Emin Paşaya gelen motoru denemeye Sular Vadisine gidildi.Emin Paşa önde gaza bastıkça arkasından koşan iki saf insan olmaktan kaçamadık.Baba yoldan geldiği için eve gelindi.Ve saçma bir uykuya yatıldı.Onlar yatınca bende uyudum.Ben neden uyudum keşke uyumasaydım diye söyleniyorum kendi kendime hala.Offfff ne evdeki işler tam bitti, nede gitmek istediğim yerlere gidebildim.Yine pazartesi geldi.Neyse planlar ve hevesler bidaha ki Pazara inşallah.Herkese iyi haftalar.Bol kazançlar.

19 Ekim 2008 Pazar

Hırsızlara ve Düşmanlara Özel Mikroplar:)))

Pazar sabahı yine Emincikle beraberiz.Babamız geliyor inşallah 1 saate kadar. Babamızın Emine sürprizi var. Aklü bir motor almış. Heyecanla bekliyoruz babamızı.Tabi Eminin haberi yok motordan.Eğer haberi olsa tutturur hadi göster diye. Sürpriz den anlamaz ki sabırsız böcek:)

Pazarınızı neşelendirecek komik bir diyalog ;

Emin hapşırdı ardından da

Emin: Anne ben sana mikroplarımı hiç yollamam.
Ben: Anlamadım oğlum ne mikropları.
Emin: Anne hiç kimseye yollamam arkadaşlarımada.
Ben :EEEE ne yapıyorsun yollamamak için peki?
Emin: Ağzımı kapatıyorum anne. Mikropları sadece HIRSIZLARA ve DÜŞMANLARA yollarım ben.:))))))

Lütfen vatanı korumak için herkes mikroplarını saklasın:)Ne gerek var ki öyle silaha felan.

Hazır olun hırsızlar vede düşmanlar Emin'in mikropları geliyorrrrrrrrrrr........

17 Ekim 2008 Cuma

ANTİRGOT:)

A-til-la:)))))

Emin'le okul çıkışı markete uğradık.Ben peynir almaya çalışırken Emin beni çekeliyor.

Emin:Anne bana bundan alır mısın?
Ben:Ne oğlum o?
Emin: ATİLLA.
Ben: Ne oğlum sölesene.
Emin:ATİLLA anne.

Sonunda istediği reyona ulaşınca sevgili ATİLLA ile tanışmış oldum.

Emin :Anne ATİLLA bu işte
Birde bakarım ki bizim kırk yıllık ALPELLA PUDİNG olmuş ATİLLA :)))
Birde bana ıspatlama çabasıyla heceleyerek vurgulaya vurgulaya söylüyor :
A-TİL-LA anneeeeee.....

Sen insanı çatlatırsın gülmekten be oğlumm :))))

KIZ REYHAN SEN ADAMI DELİRTİRSİN!!!!

Dün evde temizlik vardı. Bizim Reyhan abla sabahtan geldi. Reyhan ablanın evi değiştirme, ortalıktakileri oraya buraya sokuşturma huyu olduğunu bildiğim için ütüleri ve bayramdan kalan valizleri yatağımın üzerine topladım , Emin'in eşyalarınıda onun yatağına topaldım. Niyetim yavaş yavaş yazlıkları kaldırmak dolapları yerleştirmek,bir yandanda ütüleri bitirmek. Birde tembih ettim Reyhan abla sakın ütülere ve ortalıktakilere elleme, camları sil, evi süpür sil, tozları al,oturma odasının halısını sil sana zahmet dedim ve iş yerine geldim. Tembih ettim ya içim rahat. Ama birde eve giderim ki daha kapıda başladı Reyhan kıkır kıkır gülmeye Aygül bak bakalım beğencen mi evi? Benim sigortalar attı evi görünce.Salonda berjerlerle koltuğun yerini,zigonla yan sehpanın yerini, sehpalardaki ıvır zıvırı, yatak odasında ki tuvalet aynası ile komodinlerin yerini değiş, yatağın üzerindekiler oturma odasına taşı, Emin'in dolabının üzerinde duran valizleri yatak odasının dolabının üzerine taşı. En vahimi ve beni delirten kısmı ise Emin'in odası. Sen Emin kolay alsın diye şifonyerinin çekmecelerine yerleştirdiğim oyuncak, kitap , puzzel, ırtı pırtı hepsini gardolabına TIK. Şifonyere yatağındaki yazlık kışlık tüm kıyafetleri TIK. Birde bana demesin mi 'Aygül sen buraya koysana kıyafetlerini bak ne güzel oldu'. Yuhhhh sana be Reyhan abla,sanane be Reyhan abla. Neyse Reyhan değişti mobilyaların yerini. Bende Emin'in odasını döktüm yere ayırdım hepsini düzenledim. Be kadın madem çok vaktin var yapsana bana ordan 2 tane ütü.

SONUÇ:Silinmemiş ve üzerinde çikolata ve çikolatalı süt lekeleri olan krem rengi bir halı,silinmemiş oda kapıları, saat 20:30 da evine giden ÇATLAK REYHAN ablamız.Tamam bende fazla dağınıktım ama böylede yapılmaz ki ama....HADİ ÖPTÜM BEN SENİ(Reyhanın meşhur lafı)

16 Ekim 2008 Perşembe

Padişah'ın Oğluna 40 Gün 40 Gece Doğum Günü :))))))))))



Bu hafta Emin Paşa'ya okulda doğum günü yaptık.Telaşlı bir hazırlık faslından sonra nihai sona erdik ve Emin Paşa'nın gözlerinde mutluluk ışığını gördük.Ve bizde çok mutlu olduk.Pastanın nasıl olacağına bir türlü karar veremedik.Uçan balon sürprizi yapmak isterken bizim uçan baloncunun Helyum tüpünün bittiği öğrenildi.Ve kısa bir panik halleri yaşandı.Neyse sonra akla tahtakaledeki dükkanda uçan balon yapıldığı geldi ve hemen süsler alınmak üzere tahtakaleye gidildi.Tahtakaledeki dükkanla konuşuldu ve ertesi güne sözleşildi.Benim işim olduğu için şirketin elemanı işinden alıkoyuldu ve tahtakaleye balonlar alınmya gönderildi:)Aştül ablamızda sevgili Işıl Sözer'le buluşup pastayı teslim alıp doğru Başakşehir yoluna koyuldu.Baba sabah yurtdışına uğurlanmıştı.Bende işyerinden eve gelip ikramları hazırlamaya başladım ki Aştül abla imdadıma yetişti.Lolipop börek,cam kurabiye ve mayalı poğaça yaptık.Giyindik süslendik gittik yuvamıza.Sınıfı sevgili Şerife öğretmenimiz ve Esra öğretmenimiz çok gzel hazırlamışlardı.Sınıfa girerken ağlamamak için kendimi zor tuttum.Benim miniğim kocaman adam olmuştu. Sınıfta çok eğlendik. Çocuklar mükemmel.Yine bir kaç resimle paylaşmak istiyorum.Diğer çocukların olduğu resimleri yayınlamayacağım.





Mutluluktan ağzı kulaklarına varan Emin



İkramlara bayılmış Emin:)



Uçan balonlara Aştül ve ben daha çok bayıldık :)





Hediyelerini alınca çok sevindi oğluşum.



Hediyeyi alıp kaçmaya çalışan ALİŞŞŞŞŞ.Alişşşşş durrrrr Emin geliyorrrrrrr...



Çılgın Aliş:) Aliş bir cozuttu anlatamam size.Meydanı bulduya sınıfın altını üstüne getirdi.Bu resimde kendini yerlere attığının resmidir:))))



Lolipop böreklerimiz



Cam kurabiyelerimiz (ortaları küçük cam şekerlerden)




Okulun çıkış saatinde çocuklar koridorda dolaplarının önünde eşyalarını topluyorlar.Alişte yere koydukları eşyaları karıştırma peşinde düşünüyor nasıl alsamda kaçsam diye :)Hiç polemiğe girmez sessizce alırrrrr kaçarrr...Yer teyzesi O'nu



Canımın içi, biriciğim,minik tavşanım,pembiş burunlum nice hayırlı,sağlıklı yıllara.Hayırlı evlat olmanı dilerim.Yüzündeki gülücük hiç eksilmesin.O günün en güzel sözünü oğluşum yastığa başımızı koyduğumuzda söyledi 'anne doğumgünüm çok güzeldi teşekkür ederim.Yine yapalım' Bundan güzel bir söz olamazdı sanırım.Seni seviyorum pembiş burunlum.Babamızda olsaydı çok güzel olurdu :(

Malkara Dönüş Maceraları



Malkara dönüşümüzde gidişimiz gibi eğlenceli oldu.Benzin almak için Tekirdağ-İstanbul dönüş yolu üzerindeki Akçakaya PO tesislerine uğradık. Çok güzel deniz manzaralı çay bahçesinde birer kahve içelim derken hayvanat bahçesi olduğunu gördük. Eeee dururmuyuz hiç? Kahve bahane hayvanat bahçesi şahane dedik ve unuttuk kahveleri daldık hayvanları seyre. Çocuklar deli oldu, biz divane:) Resimlerle tam ifade edilmez o mutluluk ama denemekte fayda var:)

Uğur böceklerine bayıldım ve beni çocukluğuma götürdü.'Uç uç böceğim annem babam sana terlik pabuç alacak' :)



Uğur böceği bizim UĞUR BÖCEKLERİNİN üzerinde.








İki kafadar maymunlara muz veriyor:)



Bizim maymuncuk da bir yandan kendini besliyor:)


Aliş neden manalı manalı bakıyor sanıyorsunuz? Maymunlara verilen Aliş'in muzuydu :)



Malkara maceralarımız şimdilik bu kadar olsada anneanne Malkara'da olduğu sürece devamı gelecektir :)



14 Ekim 2008 Salı

Malkara Maceraları Devamı...

Malkara'dan döndük evdeki pc de sorun olduğu için resimleri ve yazıları yükleyemedim.Ama resimsiz ve komik anlarımızdan bir tanesini yazmadan geçemeyeceğim.Dönüş yolunun yarısında direksiyona ben geçince Emin ve Aliş'le ilgilenmek Aştül ablaya kaldı.Emin ve Aştül abla konuşuyorlar Emin her lafa rahmetli Aziz dedesini de eklemekten vazgeçmeyince Aştül ablayla aralarında dede muhabbetleri başladı.Ve en sonunda ki diyalogları şöyleydi:

Aştül abla:Emin herkesin 2 dedesi olur.
Emin :Hayır benim Çok dedem var.
Aştül abla: Emincim herkesin 2 dedesi olur.
Emin : Hayır benim 4 dedem var.
Aştül abla: Eeeee say o zaman isimlerini.
Emin'in bizi kırıp geçiren cevabı ise 'CEDDİN DEDEMLER' :)))

11 Ekim 2008 Cumartesi

Malkara Yolcusu Kalmasın:)

Bugün annemlerin yanına Malkara'ya geldik.Emin'i okuldan erken aldım uyku saatini yolda geçirsin bizde sülalecek rahat yolculuk edelim diye.Çünkü bizim Emin araba koltuğuna değil muavin koltuğuna oturmayı tercih eder.Eeee şöför ben ve Aştül abla olunca Aliş ve Emin'le nasıl başa çıkacağımızı bilemiyoruz.Nede olsa uzun yol sayılır.Neyse aldık nevalelerimizi çıktık yola.Yanımıza aldıklarımız kesmedi daha yola çıkar çıkmaz acıktık diye söylenmeye başladık Aştül abla ve ben.Neyse önce Avcılar Güllüoğlundan ekler ve tartolet aldık ,sonra Silivri Ayso'ya uğradık (tadilat nedeniyle marta kadar kaplıymış:)).Ama nafile karnımız acıktı diye diye vardık Malkara'ya.Heee bu arada ben Aştül ablanın başının etini yedim bitirdim Bim'e yeni ürünler gelcekti hadi yolda görünce uğrayalım diye.Aştül abla kıvrak hareketler yapamadığı için son anda görünce yol boyu Bimleri uğramadan beni getirdi Malkara'ya.Neyse anneciğim benim Bim kıvranmalarımı duymuş olacak ki tam Malkara girişinde bize Bimden yoğurt siparişi verdi :).O kadar kıvranmaya ve vıdı vıdıya bişi almadım.Ama içimde kalmadı hiç değilse.Anneciğim bize Kayseri mantısı,biber dolması ve köfte hazırlamış.Elleri dert görmesin hepsi çok güzeldi.Damatlarının kulakları çınlasın.Üzülmesinler onlarada yapar:).Malkara maceralarımızın devamı ilerki günlerde inşallah.Bu arada Tarhanacı Mihriban'ı aradaım yarın gidip bolca kış için tarhanalarımı alıcam kısmetse.Malkara'ya 5-6 km uzaklıkta bir köydeymiş.Sevgili Arkadaşım Hansa'yı da unutmayacağım tabii.

6 Ekim 2008 Pazartesi

Okula Gitmemek İçin Süper Bahaneler:)

Emin: Anne ben okula gidemicem yarın.
Ben: Neden oğlum?
Emin: Çünkü kafama poşet çarptı.(çarpanda market poşeti)
Ben: Hıı!!!!!

Allah'ım Allah'ım ben bu küçük adamla nasıl başa çıkacağım?

4 Ekim 2008 Cumartesi

Utanma Şekerim Yaz İçinden Gelen Yorumlarını :))))

yazısız:)

Bayram Bitti Eve Dönüş Varrrrrrrr!!!

Bayram tatilimiz hızla geldi geçti.Yarın sabah kısmetse yola çıkacağız.Tekrar hızlı bir tempo bizi bekliyor.Emin'in okulu,benim işe başlayışım,ev derleme toplama derken kendimizi yoğun bir hayatın içinde bulacağız.Bayram biraz durgun geçti.Perşembe günü köyden eşimin Denizli'deki akrabalarını ziyarete gittik.Halalarını,amcasını,liseden arkadaşlarını dolaştık.Akşam mangal keyfi için Yusuf amcasındaydık.Kalabalık bir sofra ve Süpperr bir akşam yemeği. Ertesi sabah amcasının kızı Meral'e kahvaltıya gittik. Eeeee sonrada ver elini Denizli çarşıları. Eşler çocuklara baktı bizse ayaklarımıza karasular inene kadar dolandık. Görümcem, kızı, Meral, Meral'in tatlı kızı Dilruba güzel bir gün geçirdik.Akşam tekrar köye döndük.Yarınsa İstanbul'a dönüyoruz inşallah.Emin dönmeyi hiç istemiyor çünkü okulun açılmasını istemiyor.Aslında okulda gününü çok sorunsuz geçiriyor.Beni özlüyor tabii bende onu çok özlüyorum.Bizi misafir eden herkese burdan teşekkürler.

1 Ekim 2008 Çarşamba

Kara Böcekten Sarı Çiçeğe Dönüş!


Bu yazımda biricik yiğenim Ali Esad'tan bahsetmek istiyorum.Yazının başlığı ilk etapta itici gelebilir.Belki annesi Aştül abla bana kızacak benim oğlum Kara böcekmiydi diye ama hayatımda gördüğüm en güzel ve ilk öpüp kokladığım Tek Kara Böcek.O benim canım ve bana 'TEYZE' sıfatını kazandıran TEK yiğenim. Bu yazı da nerden çıktı derseniz açıklamasını yapmak istiyorum. Alişimin resimlerine bakarken ilk doğduğu günlerden bu güne ne kadar değiştiğini farkettim. Alişin doğduğu zaman oğlum Emin'in ilk doğduğu zamandan daha güzel olduğunu savunuyordum. Ki öyleydi gerçekten. Ama birde baktım ki Alişim büyüdükçe daha da güzelleşmiş.Gerçi her zaman bana Güzel ve Tek geliyor.Resimlere bakarsanız sanırım ne demek istediğimi anlayacaksınız.Seni Çok Seviyorum Biricik yiğenim .Ömrün uzun,hayırlı,bereketli,annen ve babanla birlikte geçsin.Hayırlı evlat ol inşallah.

30 Eylül 2008 Salı

Biricik Teyzemizin (Büyük Teyzemiz-Alişimin annesi) Sürprizi


22Eylül Emin'in doğum günüydü ama ramazan olması ve anneannemizin şehir dışında olmasından dolayı doğum günümüzü kutlamamıştık . Ben Emin'e bayram dönüşü okulda bir organizasyon yapmayı düşünüyordum.Denizli'ye gelmeden bir gün önce anneannemiz, daymız , çıtır teyzemiz ve büyük teyzemiz AŞTÜL ABLA bizde toplanmaya karar verdik.Emin'in büyük teyzesi AŞTÜL ABLASI Eminciğime kocaman bir sürpriz yapmış ve usta olmak isteyen oğluma üzerinde alet edevat olan bir pasta yaptırmış.Tabi Emin çıldırdı.Ben Eminin bu kadar önemseyeceğini düşünmemiştim.Ve hem sevindim hemde üzüldüm keşke bir pastayla kutlasaydık diye.Ama sağolsun Aştül Ablası (yani teyzesi) ve finans bölümünü sağlayan eniştesi Emini çok mutlu ettiler.Rabbimde onları iki cihanda mutlu etsin.Neyse annanesi ,dayısı,teyzeleri ve kuzeni Ali Esad'ın gelişine çok sevinen emin pastayı görünce deliye döndü.Sağolsun iftarımızı yaptırmadı:) . Alt yazıda gördüğünüz kurabiye demetide Emin'in okulu için aile katılımı projemiz.Konumuz 'EL' bizde ailecek hatta sülalecek -anneanne,Aştül abla,Emin,Sena ve ben -yaptık.Pasta için ayrıca sevgili Işıl Hanım'a da ayrıca teşekkürlerimi iletmek isterim.Ellerinize sağlık.(http://www.hanimis.com/)

Şeker Tadında Nice Bayramlara




Herkese mutlu, huzurlu, sağlıklı, bol ziyaretli bayram diliyorum.Herşeyden önce yüce Rabbime şükürler olsun ki bizi bu bayramada erdirdi.Geriye kalan tek dileğim bu bayramı haketmiş olmak.Ramazanın başında herkesten duyduğum 'bu sene günler uzun nasıl tutacağız' dedikleri ramazan 'bir an' hızında geçip gitti hayatımızdan.İnşallah hakkını verebilmişimdir diye söylenip duruyorum içten içe.Bir yandan bu bayramı sıcacık evimizde ve ailemizle geçirebildiğimiz için şükrediyorum Rabbime.Milyonlarca insan dert içinde geçirirken bizler çok şükür rahat geçiriyoruz. 25 eylül akşamı eşime gelen bir mesaj gerçekten beni derinden üzdü.Eşimin arkadaşının kızının trafik kazası geçirdiğinden bahseden mesajla adeta kanımız dondu.Bir an aklımdan çıkmıyor ve fiziken yanlarında olamasakta dualarımızla yanlarında olmaya çalışıyoruz.Burdan O tertemiz 17 yaşında ki geç kızımıza Rabbimden hayırlı şifalar diliyorum.Ve herkesinde dua etmesini rica ediyorum.Ramazanı hastanede geçirmenin ne denli kötü olduğunu yaşayan biri olarak çok iyi anlıyorum.Ve dünyanın dört bir yanında, her kim olursa olsun tüm dertlilere deva, hastalara şifa diliyorum.

27 Eylül 2008 Cumartesi

Bayram Tatili Başlıyorrr...

Yoğun bir ramazanın ardından bayrama 3 gün kala tatil başladı.Önce evi derleyip toplamalar, sonra valizleri hazırlamalar ve feribot saatimizin 20:00 olması sebebiyle iftarlık bişeyler hazırlamalar.Bu hengameden sonra kendimizi feribota atış ve Emin efendinin peşinden koşuş.Eeee düşünün benim halimi.Neyse 22:30 gibi Bursaya geldik.Eşimin yiğenini aldık ve verelini Denizli.Tabi geç oldu diye gaza basan bir koca ve mola vermicez mi diye hayıflanan bir kadın (yani ben :)).En sonunda açıktım ben diye mızmızlanınca koca acıdı bana ve arabada yemem için birşeyler aldı tabiki bizi indirmeden.İndirirse toplayamayacağından o kadar emin ki.Yok wc, yok içecek bişiler,yok az şurayı dolaşayım diyen bir kadın.Neyse bunada şükür diyip mızmızlanmayı kestim azıklarımı yemeye başladım.Kibar bir bayan gibi teşekkür edip iyi geldiğini söyledim.Eşim sevindi tabiki çenesi kapanacakya hanımının:)O kadar yoruldum ki uyumaya bile halim yoktu desem yeri.Sonunda biraz uyuyup biraz kalkıp Yavaşşşş diye bağırdım.Sonunda gece 03:00 sularında köye ulaştık.Görümcemlerde sahur yapıp mışl mışıl uyuduk.Bayram maceralarımız daha sonra yayında olacak inş.

25 Eylül 2008 Perşembe

Allah'ım bu nasıl bir çocuk?

Emin gerçekten çok değişik özellikleri olan bir çocuk.Bazen bizi katılana kadar güldürüyor. Küçük bey şimdilerde okula gitmemenin yollarını arıyor.Her akşam bir çözüm buluyor kendine.Dedemi özledim onlara gidelim,onlar bize gelsin diye tutturmalar.En son bulduğu çözüm ise şöyle;


Emin : Anne ben artık okula gitmicem.
Ben: Neden oğlum?
Emin: Anne artık bir yer bulup çalışmalıyım.Tamirci olcam.
Ben: Hıı!

Bir an gerçekten onu bir tamircinin yanına verip biraz burnu sürtsün istedim.:) Belki okulun kıymetini anlar diye düşündüm.Valla bu çocuk benide bir tuhaf yaptı.

22 Eylül 2008 Pazartesi

HAPPY BİRTHDAY TO YOU......

CANIMIN İÇİ BİRİCİĞİM 3 YAŞINDA (22 Eylül 2008)
Evimizin neşesi,bedenimizin nefesi büyüyor.Daha dün gibi doğuşu,hastanede yatışı,bizleri korkutuşu hiç aklımdan çıkmıyor.Annelik zor zanaatmiş, çok meşakkatliymiş.Bazen hayıflansamda hayatımdan Rabbim aratmasın bu günlerimizi.Bebeğim demekte yakışmıyor artık koca adama.Evet o artık koskoca bir adam.Dünden bugüne nasıl geldiğimizi aklım almıyor bazen.Çok yaramaz da olsa,bazen sabrımı zorlasada ben Emin'imi canımdan çok seviyorum.Rabbim O'nun acısını göstermesin.Yavrumun doğum günü hep ramazana denk geldi.İnşallah seneye okulda güzel bir doğumgünü kutlaması yaparız.
Ramazan'a öyle hızlı bir giriş yaptık ki anlatamam.Annemler Tekirdağ Malkaraya taşındı.Bir tarafımız yarımken diğer tarafımızda yarım kalmış oldu.Aslında hiç kimse memnun değil bu gidişten ama kısmet böyleymiş demekten başka birşey demek düşmüyor bize.
Ramazanla beraber Emin de okula başladı.Önceleri iyi gibiyse de yine geçen seneki gibi okul sendromları ortalıkta gezmekte ve ben bu durumdan fazlasıyla gerilmekteyim.Aslında canım yavrumda bir gergin sormayın.Gece uyanınca bile 'anne okul var mı' diyor yavrum yaaa.Aklım onda kalmıyor değil ama bir taraftan da ağlama işinin okulda devam etmemesi beni rahatlatıyor.Kameradan izliyorum gayet uyumlu.Benden ayrılmak zor geliyor.Yapışığız ya birbirimize ayrılamıyoruz :).
Sevgili patronum biricik eşim de bayram dönüşüne kadar izin verdi sağolsun varolsun.Zannetmeyin ki yan gelip yatıyorum yok öyle izin.İftarlar var diye izinliyim.Olsun yinede ücretsiz izin tadında denebilir.

22 Ağustos 2008 Cuma

Toplandık gittik,gezdik geldik

Tatilimiz bitmiş bulunuyor.Bir yandan üzücü olsada insanın evi gibisi yok demeden geçemicem. Gerçekten giderken gitmek istemesemde iyiki de gitmişiz diyorum.Çekirdek ailemiz için çok iyi bir yenilenme oldu.Her ne kadar küçük beyimiz denizden ve havuzdan hoşlanmasa da onun içinde iyi geldiğine inanıyorum.Sanırım en çok ben keyfini çıkardım.Eşim çoğunluk küçük beyle ilgilendi bazende internetten işlerle ilgilendi.Çok güzel arkadaşlar edindim.Hoş in sanlarla tanıştım ve çok eğlendim.inşallah seneye tekrar gitmek isterim ve aynı insanlarla karşılaşmak isterim.Bize bu güzellikleri yaşatan Rabbime çok şükür demeyi unutmamak lazım sanırım.

12 Ağustos 2008 Salı

özlemmmm....

Yaklaşık bir haftadır evimden ve şehrimden uzaktayım.Hatta annemden nerdeyse 20 gündür uzaktayım.Duyguluyum ve her daim ağlamaklıyım.Her sene ağustos ayında olduğu gibi.Çünkü 17 ağustos babacığımın ölüm yıldönümü.Gün geçtikçe alışılır zannederken yanıldığımı anladım.İlk zamanlara göre yokluğunu ve yokluğuyla gelen sevgi eksikliğini,hayatımızdaki boşluğunu daha çok hissediyorum.Gerçekten yokluğu hiç bir şekilde dolmayan ayrı bir eksiklik bence.İnsan evlensede çocuğu olsada baba çok ayrı bir şeymiş.Bazen dedesini hiç görmeyen oğlum bile anne Aziz dedemi özledim diye ağlamaya başlıyor.Rabbim kimseyi anne babasız bırakmasın.Çoğu aileye göre düzenli ve huzurlu bir aile yapımız olmuş olmasına rağmen yinede keşke babamın gönlünü hiç kırmasaydım(istemeden bile olsa),kolunun altından bir an bile ayrılmasaydım diye geçiriyorum içimden.Bir zorlukla karşılaştığımda babam olsaydı diyorum içimden.Hele hastanedeki son halleri hiç gözümün önünden gitmiyor.O haldeyken üzüntümden bakamadığım yüzüne daha çok bakabilseydim diyorum.Şimdilerde korkum ise annemi kaybetmek.Hele anne olunca anneciğimin kıymetini daha çok anlamaya başladım.Bazen annemi üzen birileri olduğunda bende çok üzülüyorum ve gerçekten onları hayatımızdan çıkarmak istiyorum. İnşallah evlatlık görevimi yerine getirebiliyorumdur..Babamında rızasını kazanmış olmayı ümitediyorum.Ve kalan ömrümde de annemin rızasını ve duasını almayı çok istiyorum.Rabbim başmızdan eksik etmesin ve bizede rızalarını kazanmayı nasibetsin.Dualarmız seninle CANIM BABAM.

6 Ağustos 2008 Çarşamba

Bunalım Günlerden Depresif Hallerden Çıkmalıyımmmm

Yazmayalı nerdeyse bir ay olmuş.Offf galiba bana zor geliyor bu iş.Neyse elimden geldiğince yazm ak istiyorum anlayacağınız.

Üzerinize afiyet bir miskinlik bir tembellik içerisindeyim.Artık bu sıkıntılı havadan kurtulmak istiyorum.Gece geç yatan sabah haliyle geç kalkan bir aile olarak şöyle iyi bir sirkelenmeye ihtiyacımız var.Her gece eşimle sabah erken kalkalım akşam erken yemek yiyelim ve erken kalkalım lafları muhabbetlerimiz arasında olsada pek başaramadığımız bir hayal.Hayal diyorum çünkü gerçekten hayatımıza geçiremedik.Düşünüyorum ve gerçekten nefsimizin ne kadar zayf olduğunu görüyorum ve bir kez daha kendi kendime söylenip duruyorum.'Bir nefsine bile söz geçiremeyen aciz insan ' diyorum ve sinirlerim bozuluyor.
Üç aylar geldi geçiyor nerdeyse ve ben aklımdan geçenleri yapamadım.Ayyyyy gerçekten bağırasım geliyor kendi kendime.
Şimdi eşimin memleketi Denizlideyiz tatilde.Daha sonra Çeşmeye tatile gideceğiz.Ve bir ümit dönüşte bomba gibi olacağız.Hayatımızı düzene koyup başarılı işler yapacağız inş.
Şimdilik benden bu kadar.Dua ile ....

8 Temmuz 2008 Salı

Ne desem ki?

Blogum olmadan önce blog güncellemeyen herkese kızıyor,bir hevesle girdiğim blogların güncellenmemiş olmasına bozuluyordum.Kendime bir blog açtıktan sonra blog okumanın yazmaktan daha kolay olduğunu anladım.Gerçekten vakit ve bol düşünme gerektiren bir işmiş.Ama başarabileceğimi zannediyorum.

30 Haziran 2008 Pazartesi

USTA'LARIN USTASI:)


Oğlum kendini gerçekten USTA zannediyor.Babası çırak kendisi USTAymış :) Bir sürü alet edevatları ,alet masası var.Ve bu küçük adam gerçekten bir USTA gibi davranıyor.

Bana;

E:Ustaların annesi olurmu anne?
B:Olur oğlum .
E:Olmaz anne sen git ben babamla kalayım.
diyor.
Babasına ne iş yaptığı sorulunca küçük bey hemen lafa atlayıp 'bende tamirciyim' diyor.akşam olunca dükkanını kapatıyor.Ama asla parası yok:)
Onu çok seviyorummmmm.....

Canımızın İçi...

Canımızın içi biricik kardeşim ÖFK 1 haftadır İngilterede.Eğitim için gitti ama her adı geçtiğinde ağlayan bir annemiz var .Onu çok özledik.Anadolu lisesi 2. sınıfa geçti.Şehir dışında okumasına rağmen bu sefer gidişi bizi daha çok üzdü.Tüm bunlar onun güzel eğitim alması için ama yinede üzülüyoruz uzaklarda olduğu için.İleride çok büyük faydaları olacağını ÖFK da biliyor.Onu çokkkkk ama çoookkkk özledik.

27 Haziran 2008 Cuma

tatlı oğlum...sanırım gözlerinden belli :)


bloguum da ilk yazımm

merhaba uzun zamandır bir blog kurmak istesemde bilgisayardan pek anlamadığım için hep gözümde büyümüştü.bu sayfada neler anlatacağımı bilmesemde bir başlangıç yapmak istedim.inşallah hayrlı olur.