Herkese merhaba döndük çok şükür.Giderken malum Emin ve ben tek başımıza gittik.İlk önce Emin'le nasıl giderim diye çekindim ama çok şükür Kara Kuzum üzmedi beni yolda.Bende çok korkmadan alıştım uçağa.Uçağa binerken chek-in sırasında biraz canım sıkıldı.Çünkü çok geç gitmememe rağmen Emin'i ve beni ayrı koltuklara vermişer:(Uçakta halledin dediler.Ama uçakta da kolay halledemedik.Uçak full hiç boşyer yok.Emin duyunca ağlamaya başladı.Bir yandan Emin'i sakinleştirirken bir yandan da Hüs'ün telefonlarına cevap vermeye çalışırken Uçağa girdik.Hostesler hiç yardımcı olmadılar.Ben kendim halletmeye çalıştım.Beni ortada ki dörtlü koltuğa,Emin'i de yan taraftaki üçlü koltuğa vermişler.Ben yanımdaki adamdan rica ettim ama adam kabul etmedi.Dokunsalar ağlıcam.Neyse Emin'in yanındaki adamcağıza söyledim.Adam nereli bilmiyorum ama bana acıdı sağolsun.Ben adama teşekkür ede ede bir hal oldum:)Adam kalkar kalkmaz cam kenarında oturan Zenci bir kadın hopppppp kaldırdı aradaki kolu yattı iki koltuğa boylu boyunca:)))Ay kadına söylüyorum duymuyor.Dürtüyorum bakmıyor:))Adamcağız tekrar seslendi neyse hanımefendi kalktı bir zahmet.Hayır burası sizin değil diyor:))Neyse biletimi aldı evirdi çevirdi kalktı koltuk numarasına baktı anca ikna oldu.Emin kadından korkup ortaya oturmam dedi:))Neyse ben oturdum.Dedim ister misin beni kalksın bir güzel yolsun:)Kadın yol boyu yayıldı:))Bende Emin'e doğru yapışıp beraber yol boyu oyun oynadım, film izledim.Ve yol hemencecik bitti.Babamız karşıladı bizi havaalanında:)))Emin babasını görünce çok mutlu oldu:))Otele giderken yiyecek birşeyler alıp otelde yedikten sonra hemen yattık.
Ve sabah erkenden kalkıp kahvaltımızı yapıp çıktık.Hüs'ün Bulgaristandan bir müşteriside eşi ile fuara gelmiş.İlk gün onlarla şehir turu yaptık.Burj Al Arap'ın dış kapısına kadar gittik:))İçine girmedik.Bir tane müze gezdik ki sanırım sadece bir tane müzeleri var.Şehir turundan sonra yatla gezinti yaptık ve gezinti yaparkende açık büfe akşam yemeğimizi yedik.Şehir gerçekten gidilip görülmeye değer:))Geziden sonra ve önce alışveriş merkezi gezdik.Tam benlik olan alışveriş merkezleri 1 ay gezmekle anca biter.Hele Dubai Mall bizim Galleria'nın nerdeyse 10-15katı felan:))Ayaklarımız gezmekten su topladı desem yeridir:)))Allahtan daha öncede bahsetmiştim kocacığımın hiç sesi çıkmadı alışveriş merkezi gezerken.Gitmeden önce okuduğum'beğendiğiniz şeyi alın geri dönme şansınız olmuyor' uyarısını dinlemediğime pişmanım:))))Aklınıza gelebilecek her marka var.Dubai Mall'un en alt katı tüm ünlü markaları bir araya getirmiş.O katta halı serili ve zengin Arap hanımları salına salına gezmekteler:))Normalde tüm mağazaların kapıları açıkken ünlü mağazalarıın kapıları kapalı ve kapıda güvenlik var.İsteyen girebiliyor tabi ama bir sınıf ayrımı söz konusu gibi geldi:))Hermes,dior,chanel vs... aklınıza ne gelirse mevcut:)))Bu arada festivallerinin olmasından dolayı alışveriş merkezler gece 00:00'e kadar açıktı.Carrefour ise gece 01:00 a kadar açıktı.Anlayacağınız bizim alışveriş merkezinden çıkışımız en erken 01:00'dı:)))Yatışlarımız 2-3 arası değişti:)))
İkinci gün Palm Island'ın sonunda yer alan Atlantis Palm'a gittik.Süper bir otel ve çok muhteşem bir akvaryum var.Ayrıca devasa bir havuz kompleksi mevcut.Lobisine bile otelde kalmayanlar giremiyor.Ama biz girdik:)))Yunuslarla Emin'i havuza sokmak istedik fakat biz gidene kadar yunuslara giriş bitmiş.Anlatılamayacak kadar büyük.Hüs ve Emin girdiler.Tabi içeri para vererek girilebiliyor.Bende havuza girmesemde parayı bayılıp içeriyi görme şerefine eriştim:)))Çocuklara özel kocaman bir kaydıraklı havuz yapmışlar.Metro ile gezinti yapılabiliyor.Ama bizim Atlantis'ten çıkışımız akşam olduğu için gezintiden fotoğraflar yok maalesef:(Tekrar çıkışta alışveriş merkezine:)))İt ayağı yemiş gibi gezdik valla:)))
Üçüncü gün sabah yine gözümüzün çapağı ile alışveriş merkezine ve ordan da Safari turuna.İlk önce Emin korkar mı felan diye düşündük ama binince Emin çok eğlendi.Süper bir turdu.Ve akşam çölün ortasında yemek yedik.Dansöz eşliğinde:))))Safari turunda belki 500 tane jeep vardı diyebilirim.
Dördüncü gün sabah uçağımız vardı ve erkenden havaalannda aldık soluğu.Gelirken yaşadığımız koltuk sorununu yaşamamak için.
Şehirden bir kare;

Şehrin en görkemli camisi.Bizdeki mahalle arası camile gibi aynı.Camiye pek önem vermemişler maalesef:(

Bu resim Kralın sarayının dış tarafı.Yakınına pek yaklaştırmıyorlar.

Kral'ın sarayının dış bahçesinde tavuskuşları geziyor.Kral pek severmiş:))


Yelken otelin bahçesine bile giremedik.Çay içmek için bile 15 gün evvelden rezervasyon gerekiyormuş:))





Dünyanın en yüksek binası;

NOT1:DÜZENLEME YAPMAYA ÜŞENDİĞİMDEN RESİMLER ALT ALTA YAYINLANMIŞTIR:))ZATEN ÇOK GECİKTİ.BENİ MAZUR GÖRÜN LÜTFEYNNNNNNNN:)))
NOT2: 2. BÖLÜM EN KISA ZAMANDA İNŞ.:))