Ziyaretçlerim

28 Mart 2009 Cumartesi

Başımız Sağolsun:(



Gerçekten ne yazacağımı bilemiyorum.Çok üzgünüm.Asıl üzüntüm ne kadar aciz oluşumuza.O İHH haber ajansından muhabirin yakarışlarına daha da üzülüyorum.Hani insan çaresiz kalınca dahada çok üzülüyor.Merhum Muhsin Yazıcıoğluna ve diğer ölenlere Rabbimden en güzel muameleyi diliyorum. Ailelerini düşündükçe daha yaralanıyorum. Bir yandan da düşünüyorum Rabbim isteseydi en güzel şekilde muhafaza ederdi.İnşallah mekanları Cennet olsun. Milletimizin başı sağolsun:(


*fotoğraf sevgili http://tuanaberra-yastuf.blogspot.com/'dan alınmıştır.

26 Mart 2009 Perşembe

Canlı Canlı Ceddin Dedemler:))))



Geçen pazar Emin ve babası Harbiyede Canlı Mehter Gösterisine gittiler.Emin delirmiş.Askeri Müzeyide gezmişler.Cd'ler,biblolar ve ıvır zıvır ne varsa alıp gelmişler:)))

Bizim ki kılıcını kuşanmışta gitmiş:)))Sanki savaşa gidiyor:))



Silahlara ve diğer savaş aletlerine aşırı ilgisi olan Emin'in yüzündeki ifade görülmeye değer:))))



Sanki ordunun Topçusu:)))



Top arabası sanki babasının malı:)))



Asker arkadaşı:)))



Padişah'ın oğlu:)))

16 Mart 2009 Pazartesi

Boynu Bükük Mor Sümbülüm...

Geçen sene sümbül,lale,nergis soğanları almıştım.Emin,ben ve babamız bir hevesle İkea'dan aldığımız saksılara dikmiştik.Bir tane de Emin'in okuluna aile katılımı faaliyetinde yollamıştık.Emin babasının yardımıyla önce tornavida ve çekiç yardımıyla saksının altına deliğini açmıştı.Sonra minik elleriyle saksıya toprakları doldurdu.Soğanlar ekildi ve başlandı sulanmaya.Bekliyoruz gelsin çiçeklerimiz diye.Geçen sene sarı bir lalemiz,mora yakın bir sümbülümüz ve topraktan çıkmayı beceremeyip soğan olarak kalan bir nergisimiz vardı.Lalemiz Emin'in gazabına uğramıştı.Sümbülümüzde bir müddet sonra ömrünü tamamlayıp çiçeklerini dökmüştü. Çiçek soğanlarının topraktan çıkarılması gerektiğini ve mevsiminde tekrardan ekilmesi gerektiğini duymuştum.Neyse çok uzatmadan bu sene bir baktım topraktan çıkarmayı unuttuğum çiçek tohumlarım dan sümbül ve lale yeşermeye başlamış:)))))Tabi hemen sulama işlemleri başladı.Nergisinde saksısını boşaltıp tekrar dikeyim diyecektim ki soğan çürümüş. Olsun yinede diktim ama maalesef çıkmadı. Lalenin de sonu nergise benzedi. Ama canım Sümbülüm hızla büyüyordu. Bende bir heyecan görmeyin.Sümbülün kokusunu duymak için sabırsızlanıyordum. Bu hafta çiçekleri çıkmaya başladı.Ama bir anormallik vardı. Sanırım genetiği bozulmuş sümbülümün:)Ve bir uzadı bir uzadı anlatam. Tabi anormallik bu ya çiçekleride geçen seneye göre daha seyrek çıktı. Bu kadar uzamaya boynuda bükülmeye başladı. Yanına bir tahta kaşık diktim, kurdeleyle bağladım ama yinede boynu hep bükük.Sanırım bir tuhaflık var.Çiçekten anlayanlardan yardım istiyorum.En azından seneye düzgün çıksın yavrucum.

Boynu bükük mor sümbülüm,



Mor sümbülün yanındakide Emin'in yaklaşık 1 sene evvel İkea'dan aldırdığı bambumuz ve vazosu.Bambunun da bir sıkıntısı var maalesef.Emin'in ısrarları üzerine alınan vazonun ağzı dar olduğu için bambunun kökleride bir hayli saçaklandığı için bambuyu vazodan çıkaramıyoruz.(daha doğrusu şişe :)))Sanırım vazoyu kıracağız yakında. Allah'ım biz mi çiçekten anlamıyoruz yoksa ya.Böyle hep eziyet mi çekecek evimize gelen çiçeklerimiz?



Sevgili çiçeklerimiz biz sizleri aslında çok seviyoruz.Lütfen bizi affedin.....
.

14 Mart 2009 Cumartesi

Yeni Maceralar:))

Dün doğum günümdü:)))Ne diyeyim ki yaşlandım iyice:))Ama takmkıyorum kafama.Emin ve eşim birer gül,birde pasta almışlar eve geldiler.Okuldan da sağolsun öğretmenlerimiz maket pasta yollamış:))



Bu da parmakla pasta yiyen Emin:))



Bu da maket pastam:)))






Geçen hafta arabam bozulduğu için yine Emin Paşa ile bir torba macera yaşadık.Çoğu zaman okula otobüsle gidip otobüsle döndük.Pardon sıradan otobüs değil İKİ KATLI otobüs:)))Emin'in iki katlı otobüs takıntısı olduğunu daha önceki postlarımızdan bilirsiniz:)))Aksine havalarda bayağı yağışlıydı.Ama ana oğul caymadık iki katlı otobüs sevdamızdan.Daha doğrusu Emin'i mutlu etmek için bende iki katlı otobüsü sever oldum.Görmemiş aile:)))Tabi her durağa çıkışta iki katlı otobüsümüz gelmiyor.Bekle babam bekle.İki katlı otobüsümüze ihanet etmemek için bazen 2 otobüse,bazen 3 otobüse güle güle diyip iki katlı otobüsümüze büyük bir zevkle bindik oğlumla.Daha tuhafı; iki katlıyı gören ben bağırıyorum Eminnnnn geliyorrrrr sanki UFO gördüm:))))Bu arada iki katlının şöförüylede ahbab olduk:)))Sanırım adam bunca şöförlük hayatında otobüsüne bu kadar neşeyle binen,otobüse bu kadar ilgi gösteren bir ana-oğlu görmemiştir.Ayrıca otobüs bunca senelik otobüslük hayatında bizim gibi yolcu taşımamıştır. Eğer sabahları giderken 2 katlı gelmezse ben pazarlığa tutuşuyorum Emin Paşa ile 'Emincim bak okula geç kalıcaz,bir daha ki otobüs tek katlı bile olsa binicez tamam mı?'Millet bize bakıyor tuhaf tuhaf.Ne manyak kadın demişlerdir bir çocuk için soğukta,yağmurda bekliyor:)))Cuma günü maceramız sona erdi çok şükür arabamız geldi:))
Ama anlatmadan geçemeyeceğim bir otobüs macerası var:))
Emin'i bıraktım eve dönüyorum.Ön koltuğa bir adam oturdu.Neyse diğer bir durakta otobüs yolcu alıyor.Bu adam yolun karşısında tanıdığını gördü.Otobüsün içinden adama seslencek:)))Cama vuruyor tık tık tık.Adam duymadı.Tık tıklar hızlandı.Ama adamın duymasının imkanı yok.3-4 denemeden sonra çareyi bağırmada buldu:)))Ercan Ercan diye bağırıyor:))))Ama nafile.Bu sefer başladı Şrfsz:)))) Ercan diye söylenmeye.Tam otobüs gidecekkende apar topar attı kendini aşağı:))))aldı mı beni bir gülme:))Zor tutuyorum.Manyak mı ne adam akıl var mantık var hiç ordan duyulur mu be kardeşim:)))

Bu ayki günümüz Neslideydi.Yine eğlendik.Nesli Çekmeköyde oturuyor 2 çocuk, ben, Aştül,Pinto,Mene:))Güzel geçti.Pinto bana çok kızdı geçenlerde yazdıklarımla ilgili.Herkes anlıcakmış onun olduğunu:)Aman şekerim ne yapayım sende dikkatli ol hani gazateci ile blogcudan dost olmazmış:))))Yazarım valla anlattığınız herşeyi:))Sizi seviyorum gün grubum:))Ama yine de dikkatli olun:)))Sizde bir gün benim kileri yayınlamayın sonra:)))

Daha önce bahsettiğim gibi Haliçteki Yunus Merkezine gittik gitmesinede anca vakit buldum size yazmaya.Resimlerde var ama Aştül'ün makinesinde kaldı.Yolladım dedi Aştül ama hala gelmedi eeee yol uzun tabi:))Biz çok eğlendik.Mükemmel bir yer.Kesinlikle gidilmesi gereken bir yer.Pazartesi,salı hariç hafta içi saat 11:00 ve 13:00 da Hafta sonuda saatlerini hatırlamadığım cmt ve pazar 3'er gösteri oluyor.Şiddetle tavsiye edilir:))))

Emin,Aliş ve eğitmen amca:)))Bu fotoğraf parayla şekerlerim:))



Geçen pazar da ailecek görüştüğümüz arkadaşlarımız la Rahmetli Babamın tabiriyle 'İT AYAĞI YEMİŞ GİBİ' gezdik.Emin Paşa CEDDİN DEDELERİMİZİ çok sevdiği için Panorama 1453Müzesi'ne gittik önce.Nasıl bir 'ceddin dedem' (Emin'in tabiriyle) hayranlığı bilmiyorum.Benki eskiden duymaya tahammül edemediğim Mehter Marşlarını şimdilerde ezberledim nerdeyse:))))Babasına CD aldırmış Sürekli arabada o çalıyor.Babasıyla gideceksek cd alınıyor diğer arabaya:)))Eeeee bende ezberlemişim söylemek geliyor içimden,el kol hareketleri yapmak istiyorum ama YASAKKKKKK:)))))Emin Paşa'nın kesin yasak emri var:))Ceddin Dedemler söylenmek,oynanmak,hareketler yapmak için değil sadece dinlemek içinmiş öğrenin lütfeynnnnn:))))

Bugün de Küçükçekmece Belediyesi Cennet Kültür Merkezi'nde Periler Ülkesi adlı çocuk oyununa gittik.Aştüller gelemedi Aliş hasta olduğundan ama ben Emin'e dünden söz verdiğim için götürdüm.Açıkcası beğenmedim ve Emin de beğenmedi.Çok fazla Emin yaş grubunun anlayacağı cinsten bir oyun değildi.Ses düzeni felan güzel değildi.Salon çok doluydu.Konuda Periler ülkesinin başına bir cadının geçmek istemesi.Çocuk anlamadı peri ne cadı ne.Çünkü ben öyle saçma şeyler okumadım ona hiç.Boş bulundum aslında adından anlamalıydım.Neyse gittik gördük.Yarın da Küçükçekmece Belediyesi Halkalı Kültür Merkezinde başka bir çocuk oyununa gideceğiz belki.Belkide Eyüp taraflarında Mehter Gösterisi varmış ona gideriz:))))



5 Mart 2009 Perşembe

Benden Haberler:))))

Öncelikle beni merak eden herkese teşekkürler.Hansa'nın dediği gibi internetsiz kaldım ÇİNGENE GİBİ:)))).Bu aralar işyerine gitmiyorum.Emekli oldum:))))Artık uyuşuk ve bir ev hanımı edalarındayım.Pc de bozuk olunca tuzu biberi oldu.Bir miskinlik bir tembellik sormayın.Aslında eşim çoğu zaman akşamları kendi pc sini eve getiriyor ama dedim ya miskinlik bu ya elim gitmiyor bir türlü.Hepinizi ve bloglarınızı çok özledim. İnşallah sık sık yazıp haber edeceğim sizlere.Aslında hayatımız tam gaz gırgır şamata devam ediyor.Emin'in maceraları yine bir araba dolusu. Bu hafta Emin'de hastaydı göndermedim okula. Yarın kısmetse 'İstanbul Dolphinarium’ a gideceğiz. Havadislerden sizinde payınıza düşeni ayıracağım.Sağlıcakla kalın.Özleyiniz lütfeynnnn beni:)

15 Şubat 2009 Pazar

Aynen Çingene Gibi Yemeksiz Kalırız Anneeee!!!!

Bugün bulaşıkları temizleyip bulaşık makinesine dizerken Emin geldi yanıma.Başladı yine bay bilmiş duyduklarını bana anlatmaya.
Emin:
Anne onları orda yıkama.Ben tvden duydum ÇAMAŞIR MAKİNESİN'de yıka (bulaşık makinesi değil ama:)))Onun(makinenin) sahibi öyle dedi.Makinede yıkayın yoksa çok para gider.Sonrada ne suyunuz kalır ne de yemeğiniz dedi anneeeeeeee....Aynı ÇİNGENE GİBİ YEMEKSİZ KALIRIZ anneeeeee..
Ama o elleri felan görmeniz lazım.Gülmekten yerlere yattım:)))Nedersiniz ilerde Enerji Bakanı felan olur mu bu çocuk?

Durdurun Dünyayı İnecek Varrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr:))

Ay kızlar yaaa(erkeklerden okuyan olduğunu varsaymıyorum.Ahmet,Hüseyin,Ömer hariç) inanın elim gitmiyor güncelleme yapmaya.Bu ara dinlenmedeyim diyebiliriz.Belkide uyuşukluk dönemide diyebiliriz.Neyse aslında günlük yaşantımda bir çok şeyi aaaa bunu bloğa kesin yazmalıyım dediğim belki onlarca şey yaşıyorum ama çoğunuda unutuyorum.İnşallah bir gün aklıma gelenleri kayda geçirmeyi öğrenirim de hepsini size aktarabilirim.
Bugün üniversiteden benim ve ablamın işyerinden ortak arkadaşlarımızla yaptığımız ayda bir 100 tl günümüz vardı.Gün Aştül ablamdaydı.Yani bu gece zengin.Şimdi adresi veriyorum 'lütfen bi tarafınıza not alın':)))(ünvden istatistik hocamızın meşhur lafı)Aman şaka şaka şimdi Aştül'ü uyku tutmaz valla.Delidir ne yapsa yeridir der vereceğimi zanneder:))))Neyse sevgili Çin Dili Pinto,Nesli,ben ve ablam heeee birde Ali ve Emin:))Aslında grup kalabalık ama millet sadece para döndürmek istediği için biz kendi aramızda maksat muhabbet olsun yapacağız.Kocamdan da gizli kaç kişi olduğu:)))))Finansmanın ama olsun gelecek para benim:)))Sevgili Mene gelemedi bu hafta ama bir daha ki toplantıya bekliyoruz sevgili Mene'mizi.Seviyorum gırgır şamata insanları.Muhabbetlerden bahsetmek isterdim ama kızarlar bana şimdi bizim kızlar yaaaa:))
Neyse bahsetmek istediğim Pinto ile ilgili.Bugün birşey anlattı yerlere yattık gülmekten.Olay bizzat sevgili Pinto'un başından geçen haftalarda geçmiştir:))olay gerçektir:))
Geçen haftalarda Pinto ve bir grup arkadaşı yaklaşık 40 kişi kadar:))) bir yere ziyarete gitmek üzere İstanbul'un meşhur caddelerinden birinde buluşmak üzere sözleşirler.Herkes muhtelif yerdeki otobüs durağında buluşur.Bizim Pinto başlar herkesi sırayla öperek hoşgeldin demeye.Durakta duran,oturan herkesi öper sırayla.Bu arada bir kadınıda öper:))Kadın 'ben sizin arkadaşlarınızdan değilim' der:))))Pınar olsun sizde gelin bizimle diyip ayrılır kadının yanından öpüşme faslının devamını getirmek için.Neyse servisler gelir.Pinto ilk gelen servisin en ön koltuğuna oturarak gidecekleri yere gider:)))Asıl komedi bundan sonra:))))
Gittikleri yerde bir programa katılırlar.Bir arkadaşı Pinto'ya arka sırayı işaret eder:)))Pinto bir döner ki durakta otobüs bekleyen kadın da orada:)))Safti Pinto gider kadının yanına sorar:
'siz neden geldiniz?'
Kadın:Eeee sen çağırdın ya!!!!
Pinto:Neye güvenerek geldiniz felan diye sormaya başlar:)))
Kadın:Eeeee ne bileyim kalabalıktınız bişi olmaz dedim gibi laflar eder:))))

Yanlız ilginç olan Pinto'dan öte bence kadın.Be kadın senin neyine sabah sabah 40 kişinin peşine takılıp da taaaaaa Kadıköye kadar gittin?Birrrr neyinegüvendin gerçekten?İkiiiiiiiiii sen her sende gel diyenle gider misin?:))Aman ne bileyim işte valla yerlere yattım gülmekten.Kim saf anlamış değilim.

Birde kızlarla bu zamana kadar evlenmek için görüşülen hanzolardan bahsettik ve yerlere yatşımızın ikinci kısmını yaşadık.En komiği yine Pinto'nun başına gelmiş:)))
Bir arkadaşı aracı oluyor ve bir çocuğa Pinto'nun telini veriyor.Pinto o zaman öğretmenlik yapıyor.Tamda okulda olduğu bir vakit çocuk arıyor yarın cumartesi görüşebilir miyiz diye.Pinto da olur .... yerde ki Mado'da buluşalım diyor.Çocuk ta ben karşı Anadolu yakasındayım Taksimde buluşalım diyor.Pinto da taaaa oraya gitmek istemediği için ben pek bilmem o tarafı diyor.Sanırım başka bir yer söylüyor Pinto.Çocuğun cevabı 'İYİ ÖYLEYSE KALSIN' diyip telefonu kapatıyor :))))))))))))) Pinto öylece kalakalıyor:))))Manyak mı bu adamlar yaaaaa:))))))Valla bunu da anlamış değilim:)))))

Unutmadan sevgili arkadaşım Şeyma (http://seymamirzahan.blogspot.com/) ve Havvanur (http://elifileyasamak.blogspot.com/) beni bu ödüle layık görmüşler.Bende buradan çok teşekkür ediyorum ve bu ödülü başımın tacı yapıyorum.:))



Bende;
http://yapyegezyaz.blogspot.com/
http://herzamankiben.blogspot.com/
http://pastayapiyorum.blogspot.com/
http://biolog77.blogcu.com/
http://primarima.blogspot.com/
http://tini-mini.blogspot.com/
http://uyuzcadi.blogspot.com/
http://pelincelezzetler.blogspot.com/ ve
http://www.lacheen.org/ 'u bu ödüle layık buldum.Kabul etmelerini rica ediyorum.:))

7 Şubat 2009 Cumartesi

Yağmura Rağmen Gezmek:))

Bugün erkenden annem,Aştül abla,Ali,Emin ve ben tahtakaleye gittik.Dünkü havaya aldanıp yola çıktık ama yağmur bizi alıkoyamadı gezmemizden.Hemen Fermo'nun önünde ki parka bıraktık arabayı.İlk olarak Fermo'dan başladık.Ayyyy çok güzel pasta malzemeleri var yaaaa.Becerebilsem hemen hepsinden alıcam:)))Sonra arka sokağındaki bebek süsleri satan mağazaları ve diğer pasta malzemeleri satan mağazaları gezdik.Ben Hülya'nın doğacak kızı için kapı süsü,sepet,çikolatalar vs... baktım.Valla doğurasım geldi beeaaaa:)))Ama sadece geldi ve gitti iki çocukla gezerken tekrar aklım başıma geldi:))Sonra biraz yağmur altında biraz pasaj girişlerinde gezimizi sürdürdük.Kürkçü Han'a gittik,havluculara gittik.Tabi bu gidişler biraz itiş biraz kakış:))) ama bolllll eğlenceli.

Bunlar da anneannelerine birer tabanca aldırdıktan sonra keyif yapan kuzularımız:)))



Bu yazıda Kürkçü Handa bir dükkanda kasa üzerine asılmıştı:)



Gezi sonuna doğru uyuya kalan yorgun savaşçılar:





Daha önce bir postumda resmini koyduğum 'ANTİRGOT' yazısı düzeltilmiş:))))Belkide ben yayınladıktan sonra dükkan sahibi farketti ne dersiniz:))))



Tahtakale gezimizin ardından annem bizi arkadaşının kızlarının 4.Levent'te açtığı Neşem Mantı Sofrası'na yemeğe götürdü:))Normalde de Nurdan Hanımdan aldığımız ev mantısını bu sefer yerinde yedik.Nuriye Hanım'ın yaptığı içli köftenin tadına doyamadık.Küçük ama bir o kadar da sıcak ve temiz olan Neşem Mantı Sofrası gerçekten gidilmeye değer.Ayrıca evlerede servisleri var.Biz Kayseri'li olmamıza rağmen her zaman Nurdan Hanım'dan alıyoruz mantmızı.Ve her yiyen bayılıyor:))





Adres:4. Levent Emniyet Evleri Oğuzhan sk. no:10/A
Tel:0212 278 78 04

Eeee Levent'e gidilirde Metro City'e uğrnmaz mı?Tabiki her zorluğa ve engele rağmen uğramadan olmaz.Benetton'dan Emin'e bişeyler aldım.Sonra tam çıkarken Bir çanta gördüm kendime.Neyse almaya karar verdim.Kasada benle birlikte bir bayan vardı.Ben nezaketen izin verirseniz ben önce işlem yapabilir miyim? dedim.Hanımefendi ise sıra siz de mi dedi.Bende hayır diyince 'bekleyin o zaman' demez mi.Zaten aynı anda gittik.Hemen aklıma sevgili UYUZCADI geldi.Ben olsam kesinlikle ve kesinlikle verirdim izin.Ve bu zamana kadar markette,orda burda hep izin isteyenlere verdim.Öküz müyüm de sıranızı bekleyin diyeyim insanlara.Bir aciliyetleri olmasa istemezler herhalde.Çocuklar durmuyor diye rica etmiştim.Ama bir ÖKÜZ'E denk geldim.Çok sinirim bozuldu.Ama yinede çantayı almaktan vazgeçmedim.Tata tatam:)))


Fiyatı:26.90

Bu arada geçen pazar Almanya'da olan Kociş yarın akşam geliyor.Annemler de yarın akşam gidiyor.

6 Şubat 2009 Cuma

Özlenen Gezi:))

Sabah annem,ablam,Aliş,Emin ve ben Tahtakale,Mısır Çarşısı Eminönü turu yapacağız.Annemin talimatıyla erken gideceğiz.Ayyy çok heyecanlıyım.Keşke çok param olsaydı da çok alışveriş yapsam:)Kendim için Pasta malzemelericcaciye,ıvır zıvırcılar,doğum yapacak bir arkadaşım için bebek şekerleri,bebek sepetleri satan dükkanlara uğramak istiyorum.Tabi Emin-Ali ikilisiyle nasıl olacak bilmemekteyim.Ama inşallah becerebiliriz.Birde Kocamustafapaşa'daki Tünaydın Züccaciyeye uğramak istiyorum.Herkese Tünaydın'ı tavsiye ederim.Hem güzel şeyler var hemde uygun fiyatlı.
Ben bayılıyorum Tünaydın'a:)))Daha ayrıntılar yarın:))Resim çekebilirsem resimli:))Ben gittim.Erken kalkıp evden çıkmalıyım:))))Uzun zamandır çok istediğim bir gezi olacak:)))He birde Altın Büfede tost yemek istiyorum.Ama diyetteyim yaaaa:(Bu arada diyetisyene başladım.Dua edin bana:))

Hehehe 2.Mim:)))

Aman efendim pek bir şımardım ve de şaşırdım.Bu seferde sevgili Havva Nur (http://elifileyasamak.blogspot.com)beni Mimlemiş,ebelemiş,sobelemiş:))Bu 2 gündür pek bi mimlendim canımmmmm:)Neyse efendim elimden geldiğince cevap vermeye çalışayım.Öheöhö

Yaptığım 4 iş:

1.Annelik

2.İş yerinde herşey(mesela bazen hesap makinesi getir götür:)))

3.Evde uşaklık(market,çocuk,yemek,temizlik,ütü,Emin'in berberi,vs....)

4.Hamallık

İzlediğim 4 film:)

Çokkk uzun zamandır sinemaya gitmedim desem:)Ayrıca uzun süre oturup film izlemekten pek hoşlanmam:)Ama Issız Adam'a gitmek istiyorum.Gösterimden kalkmadan yetişebilirsem:))))

Yaşadığım 4 Yer:

İstanbul dışında bir yerde yaşamadım.Küçük ama yaşanılası bir yerde yaşamak istiyorum.

İzlediğim 4 tv programları :

1.Yumurcak TV (Sabah kalkar kalkmaz Emin'i okula götürene kadar ve Emin'i alıp işten geldiğimde de yumurcak.Tabi sabah 15 dk felan ve akşamda 1 saat kadar toplam)

Fırsat buldukça
2.Yaprak Dökümü

3.Küçük Kadınlar

4.Beyaz show

Tatil İçin Gittiğim 4 Yer:

1.Kıbrıs (doğum günüm için)

2.Gezme denemez ama Arabistan Umre için(Dini Nikahta Mihir istemiştim eşimden)

3.Arabayla Yunanistan,Makedonya,Bulgaristan,Kosova Turu (makedon bir müşterimizin düğünü için)

4.İzmir Çeşme

Sevdigim 4 Yemek :

1.Çorbaları severim

2.Zeytin yağlı sarma

3.Börek çörek bilimum hamurişi:)diyeteyim :(

4.Mantar

Olmak İstedigim 4 Yer :

1.Sessiz,huzurlu,aile huzurumu kimsenin bozamayacağı bir yerde olmak istiyorum.

2.Urfa'yı merak ediyorum.

3.Teyzelerim,dayılarım kısacası akrabalarımın yakınında olmak istiyorum.

4.Kötülerin ve kötülüklerin olmadığı bir dünyada.

Bir Yağmur Damlası Olsaydım Düşmek İstediğim 4 Yer :

1.Babamın Kabri:(

2.Bir damla suya hasret olan çöllere

3.Barajlara

4.Bir şekilde sudan çıkmış ve can çekişen bir balığın üzerine.Belki yaşamasına vesile olurum diye.


Bende sevgili Yasemin'e(http://kuzucumkuzucum.blogspot.com/)
sevgili Özlem'e (http://yapyegezyaz.blogspot.com/) elim sende diyorum:)